Başında fe olan 9 harfli 35 kelime var. Fe ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde fe olan kelimeler listesine ya da sonu fe ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında fe bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FESHETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça fesḫ + Türkçe etmek
-
[-i]
Verilmiş bir yargıyı kaldırmak, bozmak
-
Kapatmak, dağıtmak; lağvetmek
-
[-i]
Verilmiş bir yargıyı kaldırmak, bozmak
- FERMENELİ
-
-
[sıfat]
Fermenesi olan
- "Bu şehrin gençleri de çakşırlı, fermeneli; bıçak ve tüfek oyunu oynar, türkü söyler."
-
[sıfat]
Fermenesi olan
- FELAKETLİ
-
-
[sıfat]
Felaket getiren
-
[sıfat]
Felaket getiren
- FENALAŞMA
-
-
[isim]
Fenalaşmak işi
- "Mebrure, Hatice'nin böyle birdenbire fenalaşmasından ürkerek ayağa kalktı."
-
[isim]
Fenalaşmak işi
- FELÇLİLİK
-
-
[isim]
Felçli olma durumu
-
[isim]
Felçli olma durumu
- FEDERATİF
-
Kelime Kökeni: Fransızca fédératif
-
[sıfat]
Federalizme bağlı veya uygun olan
-
[sıfat]
Federalizme bağlı veya uygun olan
- FERSAHLIK
-
-
[sıfat]
Arası ... fersah olan
- "30 fersahlık yol."
-
[sıfat]
Arası ... fersah olan
- FERACESİZ
-
-
[sıfat]
Ferace giymemiş olan
-
[sıfat]
Ferace giymemiş olan
- FERMENECİ
-
-
[isim]
Fermene yapan veya satan kimse
-
[isim]
Fermene yapan veya satan kimse
- FERAHLAMA
-
-
[isim]
Ferahlamak işi veya durumu; ferahlanma
-
[isim]
Ferahlamak işi veya durumu; ferahlanma
- FERAHFEZA
-
Kelime Kökeni: Arapça feraḥ + Farsça -fezā
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde, yegâh perdesinde karar kılan makamlardan biri
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde, yegâh perdesinde karar kılan makamlardan biri
- FERAHNÜMA
-
Kelime Kökeni: Arapça feraḥ + Farsça -numā
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde bir makam
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde bir makam
- FETİHNAME
-
Kelime Kökeni: Arapça fetḥ + Farsça nāme
-
[isim, tarih]
Bir yerin alındığını müjdelemek için hükümdarların yabancı devlet adamları, şehzadeler, valiler vb.ne yazdıkları resmî mektup
-
[isim, tarih]
Bir yerin alındığını müjdelemek için hükümdarların yabancı devlet adamları, şehzadeler, valiler vb.ne yazdıkları resmî mektup
- FERASETLİ
-
-
[sıfat]
Bakınız anlayışlı
- "Çok ferasetli valimiz de buna benzer öğütlerde bulunmuştur."
-
[sıfat]
Bakınız anlayışlı
- FELSEFECİ
-
-
[isim]
Bakınız filozof
-
Felsefe öğretmeni
-
[isim]
Bakınız filozof
- FEVKALADE
-
Kelime Kökeni: Arapça fevḳ + ʿāde
-
[sıfat]
Alışılmış olandan ayrı
- "Eserin aslına fevkalade sadakat gösterilmiş olması da ayrıca kayda şayandır."
-
Aşırı, çok fazla olan
- "Yalnız tansiyon fevkalade. Katiyen et yememesi lazım."
-
[zarf]
Bakınız olağanüstü
-
[zarf]
Aşırı bir biçimde
- "Babası çocuğun bu hayallerinden dolayı fevkalade müteessir oluyor, ona hiçbir sanat da öğretemiyordu."
-
[ünlem]
"Çok iyi, çok üstün, çok güzel" anlamlarında beğeni ifade eden bir söz
- "Yemek nasıldı?- Fevkalade!"
-
[sıfat]
Alışılmış olandan ayrı
- FENOLOJİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca phénologique
-
[sıfat]
Bakınız belirti bilimsel
-
[sıfat]
Bakınız belirti bilimsel
- FETHETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça fetḥ + Türkçe etmek
-
[-i]
Bir yeri veya ülkeyi savaşarak almak, ülke açmak
- "Mekânı fethetmek bir marifettir fakat mekânla beraber zamanı da fethetmek yüz misli değerindedir."
-
[mecaz]
Herkesin takdirini, övgüsünü kazanıp kendine hayran bırakmak
- "Fettan bir kızcağız, İstanbul'u fethetmişti."
-
[-i]
Bir yeri veya ülkeyi savaşarak almak, ülke açmak
- FEODALİZM
-
Kelime Kökeni: Fransızca féodalisme
-
[isim]
Derebeylik sistemi
-
[isim]
Derebeylik sistemi
- FESHOLMAK
-
Kelime Kökeni: Arapça fesḫ + Türkçe olmak
-
[nesnesiz]
Verilmiş bir yargı kaldırılmak, bozulmak
-
Kapatılmak, dağıtılmak; lağvolmak
-
[nesnesiz]
Verilmiş bir yargı kaldırılmak, bozulmak