Başında fe olan 9 harfli 35 kelime var. Fe ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde fe olan kelimeler listesine ya da sonu fe ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında fe bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FESHETMEK

Kelime Kökeni: Arapça fesḫ + Türkçe etmek

  1. [-i] Verilmiş bir yargıyı kaldırmak, bozmak
  2. Kapatmak, dağıtmak; lağvetmek
FERMENELİ

  1. [sıfat] Fermenesi olan
    • "Bu şehrin gençleri de çakşırlı, fermeneli; bıçak ve tüfek oyunu oynar, türkü söyler." (Yahya Kemal Beyatlı)
FELAKETLİ

  1. [sıfat] Felaket getiren
FENALAŞMA

  1. [isim] Fenalaşmak işi
    • "Mebrure, Hatice'nin böyle birdenbire fenalaşmasından ürkerek ayağa kalktı." (Peyami Safa)
FELÇLİLİK

  1. [isim] Felçli olma durumu
FEDERATİF

Kelime Kökeni: Fransızca fédératif

  1. [sıfat] Federalizme bağlı veya uygun olan
FERSAHLIK

  1. [sıfat] Arası ... fersah olan
    • "30 fersahlık yol."
FERACESİZ

  1. [sıfat] Ferace giymemiş olan
FERMENECİ

  1. [isim] Fermene yapan veya satan kimse
FERAHLAMA

  1. [isim] Ferahlamak işi veya durumu; ferahlanma
FERAHFEZA

Kelime Kökeni: Arapça feraḥ + Farsça -fezā

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde, yegâh perdesinde karar kılan makamlardan biri
FERAHNÜMA

Kelime Kökeni: Arapça feraḥ + Farsça -numā

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde bir makam
FETİHNAME

Kelime Kökeni: Arapça fetḥ + Farsça nāme

  1. [isim, tarih] Bir yerin alındığını müjdelemek için hükümdarların yabancı devlet adamları, şehzadeler, valiler vb.ne yazdıkları resmî mektup
FERASETLİ

  1. [sıfat] Bakınız anlayışlı
    • "Çok ferasetli valimiz de buna benzer öğütlerde bulunmuştur." (Kemal Bilbaşar)
FELSEFECİ

  1. [isim] Bakınız filozof
  2. Felsefe öğretmeni
FEVKALADE

Kelime Kökeni: Arapça fevḳ + ʿāde

  1. [sıfat] Alışılmış olandan ayrı
    • "Eserin aslına fevkalade sadakat gösterilmiş olması da ayrıca kayda şayandır." (Asaf Halet Çelebi)
  2. Aşırı, çok fazla olan
    • "Yalnız tansiyon fevkalade. Katiyen et yememesi lazım." (Nâzım Hikmet)
  3. [zarf] Bakınız olağanüstü
  4. [zarf] Aşırı bir biçimde
    • "Babası çocuğun bu hayallerinden dolayı fevkalade müteessir oluyor, ona hiçbir sanat da öğretemiyordu." (Asaf Halet Çelebi)
  5. [ünlem] "Çok iyi, çok üstün, çok güzel" anlamlarında beğeni ifade eden bir söz
    • "Yemek nasıldı?- Fevkalade!"
FENOLOJİK

Kelime Kökeni: Fransızca phénologique

  1. [sıfat] Bakınız belirti bilimsel
FETHETMEK

Kelime Kökeni: Arapça fetḥ + Türkçe etmek

  1. [-i] Bir yeri veya ülkeyi savaşarak almak, ülke açmak
    • "Mekânı fethetmek bir marifettir fakat mekânla beraber zamanı da fethetmek yüz misli değerindedir." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. [mecaz] Herkesin takdirini, övgüsünü kazanıp kendine hayran bırakmak
    • "Fettan bir kızcağız, İstanbul'u fethetmişti." (Ercüment Ekrem Talu)
FEODALİZM

Kelime Kökeni: Fransızca féodalisme

  1. [isim] Derebeylik sistemi
FESHOLMAK

Kelime Kökeni: Arapça fesḫ + Türkçe olmak

  1. [nesnesiz] Verilmiş bir yargı kaldırılmak, bozulmak
  2. Kapatılmak, dağıtılmak; lağvolmak
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü