Başında fe olan 5 harfli 30 kelime var. Fe ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde fe olan kelimeler listesine ya da sonu fe ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında fe bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FETÜS
-
-
[isim, biyoloji]
Bakınız cenin
-
[isim, biyoloji]
Bakınız cenin
- FENCİ
-
-
[isim]
Fenle uğraşan kimse
-
Fen konularında ders veren öğretmen
-
[isim]
Fenle uğraşan kimse
- FENNİ
-
Kelime Kökeni: Arapça fennī
-
[sıfat]
Fenle ilgili
- "Bu fennî ihmal yüzünden Hacer'in çocuğu ziyan oldu."
-
Bilimsel yöntemlere, tekniğe uygun biçimde yapılan
-
Bilimsel yöntemlere, tekniğe uygun biçimde iş gören
- "Fennî sünnetçi."
-
[sıfat]
Fenle ilgili
- FETVA
-
Kelime Kökeni: Arapça fetvā
-
[isim, din bilimi]
Bir sorunun dinî hukuk kurallarına göre çözümünü açıklamak amacıyla müftü veya şeyhülislam tarafından ilgili kişinin adı söylenmeden yapılan açıklama, hüküm veya cevap
-
[mecaz]
Yapılan veya yapılacak bir şeyi onaylama
-
[isim, din bilimi]
Bir sorunun dinî hukuk kurallarına göre çözümünü açıklamak amacıyla müftü veya şeyhülislam tarafından ilgili kişinin adı söylenmeden yapılan açıklama, hüküm veya cevap
- FETİŞ
-
Kelime Kökeni: Fransızca fétiche
-
[isim, toplum bilimi]
Bakınız put (I)
-
Uğurlu sayılan şey
-
[mecaz]
Tapınırcasına sevilen şey veya kimse
-
[mecaz]
Saplantılı bir biçimde cinsel coşku uyandıran, karşı cinse ait elbise, ayakkabı vb. eşya
-
[isim, toplum bilimi]
Bakınız put (I)
- FENOL
-
Kelime Kökeni: Fransızca phénol
-
[isim, kimya]
Boyacılıkla, plastik maddelerin ve bazı ilaçların yapımında kullanılan, çoğunlukla maden kömürünün katranından çıkarılan benzinin oksijenli türevi; asit fenik
-
[isim, kimya]
Boyacılıkla, plastik maddelerin ve bazı ilaçların yapımında kullanılan, çoğunlukla maden kömürünün katranından çıkarılan benzinin oksijenli türevi; asit fenik
- FERİK
-
Kelime Kökeni: Arapça ferīḳ
-
[isim, eskimiş, askerlik]
Bakınız korgeneral
-
[isim, eskimiş, askerlik]
Bakınız korgeneral
- FERİH
-
Kelime Kökeni: Arapça ferīḥ
-
[sıfat, eskimiş]
Çok sevinçli, neşeli olan
-
[sıfat, eskimiş]
Çok sevinçli, neşeli olan
- FETİH
-
Kelime Kökeni: Arapça fetḥ
-
[isim]
Bir şehir veya ülkeyi savaşarak alma
- "1683'te Viyana ricati ile imparatorluk, Avrupa fetihlerini kaybetmeye başlayacaktır."
-
[isim]
Bir şehir veya ülkeyi savaşarak alma
- FERAH
-
Kelime Kökeni: Farsça ferāḫ
-
[sıfat]
Bol, geniş olan
- "Ferah bir ev."
-
Havadar, aydınlık, iç açıcı olan (yer); ferahlı
- "Bu kahvenin ferah ve sevimli bir taraçası vardı."
-
[sıfat]
Bol, geniş olan
- FENER
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Saydam bir maddeden yapılmış veya böyle bir madde ile donatılmış, içinde ışık kaynağı bulunan aydınlatma aracı
- "Fenerin ışığı ikide bir rüzgârla kısılıyor, sönecek gibi oluyor; ihtiyar bostancı ceketinin eteğini kaldırmış, lambanın sönmemesine dikkat ediyordu."
-
Bakınız deniz feneri
- "Deniz, bu Japon fenerinden dökülen ışıklar altında ıslak parıltılarla yanıp sönüyor."
-
Bakınız askı
-
[mimarlık]
Bina çatılarına, hamam, cami ve medrese kubbelerine, içeriye aydınlık girmesini ve havalandırmayı sağlamak üzere yapılan kule biçimindeki camlı çıkıntı
-
[isim]
Saydam bir maddeden yapılmış veya böyle bir madde ile donatılmış, içinde ışık kaynağı bulunan aydınlatma aracı
- FENİK
-
Kelime Kökeni: Almanca Pfennig
-
[isim]
Alman markının yüzde biri
- "Ömrü boyunca fenik bahşiş almamış postacı, adamın aklını oynatmış olmasından korktu."
-
[mecaz]
Çok az para
-
[isim]
Alman markının yüzde biri
- FERMA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca ferma
-
[isim]
Av köpeğinin gizlendiği yerden avı gözetlemesi
-
[isim]
Av köpeğinin gizlendiği yerden avı gözetlemesi
- FETHA
-
Kelime Kökeni: Arapça fetḥa
-
[isim, eskimiş, dil bilgisi]
Bakınız üstün (II)
-
[isim, eskimiş, dil bilgisi]
Bakınız üstün (II)
- FERDA
-
Kelime Kökeni: Farsça ferdā
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yarın
-
Gelecek günler, zamanlar
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yarın
- FEYİZ
-
Kelime Kökeni: Arapça feyż
-
[isim]
Bakınız bereket
-
Artma, çoğalma
-
Kültürel ilerleme, gelişme, olgunluk
- "Bu hayırlı teşebbüsün doğu vilayetlerimiz gençliğine bahşedeceği feyiz, Cumhuriyet hükûmeti için ne mutlu eser olacaktır."
-
Manevi haz, mutluluk, iç huzuru
-
[isim]
Bakınız bereket
- FELEK
-
Kelime Kökeni: Arapça felek
- FERAĞ
-
Kelime Kökeni: Arapça ferāġ
-
[isim, eskimiş]
Bir işten vazgeçme, çekilme, el çekme, terk etme
-
[hukuk]
Bir mülkü başkasına bırakma, başkasının üstüne geçirme
- "Fabrikanın ferağ ve intikal muamelesinin ikmal edildiği günün akşamı nikâhımız kıyıldı."
-
[isim, eskimiş]
Bir işten vazgeçme, çekilme, el çekme, terk etme
- FELAH
-
Kelime Kökeni: Arapça felāḥ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kurtuluş
- "Şu bizim halkı uyandırmadadır varsa felah."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kurtuluş
- FEHİM
-
Kelime Kökeni: Arapça fehm
-
[isim, eskimiş]
Bakınız anlama
-
[isim, eskimiş]
Bakınız anlama