Başında fas olan 5 harfli 8 kelime var. Fas ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde fas olan kelimeler listesine ya da sonu fas ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında fas bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Fas Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A F S

3 Harfli Kelimeler

FAS, SAF

2 Harfli Kelimeler

AF, AS, FA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FASON

Kelime Kökeni: Fransızca façon

  1. [isim] Bakınız kesim
  2. [ticaret] Malzemesi marka sahibi tarafından karşılanarak başka bir firmaya yaptırılan mal; fason mal
  3. [ağızlardan] Kaçak olarak yapılan taklit ürün
FASLI

  1. [isim] Fas’ta yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
FASIK

Kelime Kökeni: Arapça fāsiḳ

  1. [sıfat, eskimiş] Allah'ın emirlerini tanımayan, sapkın, günah işleyen
  2. Kötülük eden
FASIL

Kelime Kökeni: Arapça faṣl

  1. [isim] Bakınız bölüm
    • "Kitabı kapadı, biraz durdu, sonra tekrar açarak o faslı sonuna kadar bir hamlede okudu." (Peyami Safa)
  2. Bakınız devre (I)
    • "Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç / Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç" (Yahya Kemal Beyatlı)
  3. Belli bir sürede yapılan iş, karşılaşılan durum veya olay
    • "Fazla olarak arada bir patronu çekiştirmek, dedikodu yapmak faslı da kapanacak." (Halide Edip Adıvar)
  4. [ekonomi] Bütçede ayrı ayrı gösterilen bölümler
  5. [müzik] Aynı makamdan eserlerin belli bir sıraya göre icra edildiği, eserlerin arasında saz taksimlerinin yer aldığı konser
    • "Radyo ince sazdan sultaniyegâh faslına başlamış." (Attilâ İlhan)
  6. [tiyatro] Orta oyununa başlamadan önce saz takımının çaldığı köçek havası ve curcuna
  7. [eskimiş, tiyatro] Osmanlı ve Arap tiyatrosunda oyunun perde bölümü
FASİH

Kelime Kökeni: Arapça faṣīḥ

  1. [sıfat, eskimiş] Açık ve düzgün (anlatış)
  2. Açık ve düzgün konuşma yeteneği olan
  3. [zarf] Açık ve düzgün bir biçimde
    • "Sözleri daha fasih çıkarmak için hafif şapırtılarla oynayan kırmızı dudaklarına takılıyordu." (Peyami Safa)
FASET

Kelime Kökeni: Fransızca facette

  1. [isim] Baskı işlerinde harf ve satırları formada tutmak ve sıkmak için kullanılan kama
  2. Dişin ön yüzüne estetik amaçla yapılan kaplama
FASİT

Kelime Kökeni: Arapça fāsid

  1. [sıfat, eskimiş] Kötü, işe yaramaz olan
    • "Fasit fikir."
  2. Bakınız arabozan
    • "Fasit adam."
FASKA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Kundak çocuklarının beline, zıbının üzerinden sarılan geniş sargı
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü