Başında fa olan 6 harfli 43 kelime var. Fa ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde fa olan kelimeler listesine ya da sonu fa ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında fa bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A F Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AF, FA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FAYRAP
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Bir istim kazanının, istim oluşturacak biçimdeki yanar durumu
-
Herhangi bir şeyi veya işi hızlandırma
- "Beleş rakıyı bulunca fayrap etti."
-
Kapı, pencere, giysi vb.ni açma, çıkarma
- "Pencereleri fayrap etti. Gömleği fayrap etti."
-
[ünlem]
Gemilerde ateşçiye ateşi harlandırmak için verilen komut
- "Makine dairesinin zırıltısı yükseldi. Bunun ne demek olduğunu anladık. Fayrap! Kazanlara fazla islim gerekir, bittabi ocaklara da fazla ateş ve kömür." (Halikarnas Balıkçısı)
-
[isim]
Bir istim kazanının, istim oluşturacak biçimdeki yanar durumu
- FANFAR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bakır üflemeli çalgılardan oluşan orkestra
-
Bu orkestranın çaldığı tartımlı ve canlı parça
-
[isim]
Bakır üflemeli çalgılardan oluşan orkestra
- FANİLA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Genellikle ince pamuk ipliğinden dokunmuş, ten üzerine giyilen iç çamaşırı
- "Nihat'ı birkaç fanila ile sımsıkı giydirerek bitişik odada, karyolaya oturttu." (Peyami Safa)
-
[sıfat]
Yumuşak yünden örülmüş veya dokunmuş, hafif ve gevşek (kumaş)
- "Fanila örtü."
-
[isim]
Genellikle ince pamuk ipliğinden dokunmuş, ten üzerine giyilen iç çamaşırı
- FAİZCİ
-
-
[isim]
Tefeci
-
[isim]
Tefeci
- FARKLI
-
-
[sıfat]
Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı
- "Vücut ve yüz hatları, giyiniş ve yürüme tarzı çok mu farklı?" (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı
- FANFİN
-
-
[isim]
"Anlaşılmayan bir dille konuşmak" anlamında kullanılan fanfin etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
-
[isim]
"Anlaşılmayan bir dille konuşmak" anlamında kullanılan fanfin etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
- FACTOR
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Bakınız alacaklandırıcı
-
[isim]
Bakınız alacaklandırıcı
- FAÇUNA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Halatın örselenecek yerine tel veya sicimle yapılan sargı
-
[isim]
Halatın örselenecek yerine tel veya sicimle yapılan sargı
- FAKTÖR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Etken, etmen
- "Bütün hastalıklarda böyle ruh faktörleri bulunabilir." (Peyami Safa)
-
[isim]
Etken, etmen
- FASILA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Aralık, ara, kesinti
- "Kısa bir fasıladan sonra kadının sesi tekrar işitildi." (Reşat Nuri Güntekin)
- "Birer kart göndererek baş ağrılarından dolayı bu kabullere fasıla verdiğini bildirmişti." (Peyami Safa)
-
[isim]
Aralık, ara, kesinti
- FAZILA
- ...
- FAÇETA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Elmasın yontulmuş yüzlerinden her biri
-
[isim]
Elmasın yontulmuş yüzlerinden her biri
- FAĞFUR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Çin imparatorlarına verilen unvan
-
Çin'de yapılmış kâse, tabak, vazo vb. porselen eşya
-
[isim]
Çin imparatorlarına verilen unvan
- FAİZLİ
-
-
[sıfat]
Faizi olan, faizle işlem gören (para)
-
[sıfat]
Faizi olan, faizle işlem gören (para)
- FAŞİZM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İtalya'da 1922-1943 yılları arasında etkinliğini sürdüren, meslek kuruluşlarına dayanan, devlet sınırlarını genişletmeyi amaçlayan, yetkinin, tek partinin elinde toplandığı düzen
-
Demokratik düzenin yerine aşırı bir ulusçuluk ve baskı düzeni kurmayı amaçlayan öğreti
-
[isim]
İtalya'da 1922-1943 yılları arasında etkinliğini sürdüren, meslek kuruluşlarına dayanan, devlet sınırlarını genişletmeyi amaçlayan, yetkinin, tek partinin elinde toplandığı düzen
- FARİKA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir şeyi benzerlerinden ayırt etmeye yarayan durum veya öge, ayırmaç
-
[isim]
Bir şeyi benzerlerinden ayırt etmeye yarayan durum veya öge, ayırmaç
- FARAZA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Diyelim ki, sayalım ki, tutalım ki, varsayalım ki
- "Faraza bendeniz beyefendi, ne ticaret yapabilirim ne memuriyet." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[zarf]
Diyelim ki, sayalım ki, tutalım ki, varsayalım ki
- FARAZİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Varsayımsal
-
[sıfat]
Varsayımsal
- FAHİŞE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Orospu
-
[isim]
Orospu
- FANFAN
-
-
[sıfat]
Konuşması çok iyi anlaşılmayan (kimse)
-
[sıfat]
Konuşması çok iyi anlaşılmayan (kimse)