Başında f olan 4 harfli 70 kelime var. F harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde f harfi olan kelimeler listesine ya da sonu f harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında f bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FİDE
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, bitki bilimi]
Tohumdan yetiştirilip başka yerlere dikilmek için hazırlanan sebze veya körpe çiçek
- "Ektiği fideler kurumuş, kurumayanları da danaburnu kesmişti."
-
[isim, bitki bilimi]
Tohumdan yetiştirilip başka yerlere dikilmek için hazırlanan sebze veya körpe çiçek
- FEKE
-
-
[isim]
Adana iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Adana iline bağlı ilçelerden biri
- FİİL
-
Kelime Kökeni: Arapça fiʿl
-
[isim]
Bakınız eylem
-
[dil bilgisi]
Bir kılışı, bir oluşu veya bir durumu anlatan, zaman ve kiplerle çekimlenebilen, -ma- ekiyle olumsuz biçimi yapılabilen kelime türü; eylem
-
[isim]
Bakınız eylem
- FÖTR
-
Kelime Kökeni: Fransızca feutre
-
[isim]
Şapka, çanta, çiçek ve başka süs eşyası yapmak için kullanılan ince ve yumuşak keçe
-
[sıfat]
Bu keçeden yapılmış (şapka)
- "Üstünde bej pardösüsü, başında çok iyi bildiğim kahverengi fötr şapkası vardı."
-
[isim]
Şapka, çanta, çiçek ve başka süs eşyası yapmak için kullanılan ince ve yumuşak keçe
- FEDA
-
Kelime Kökeni: Arapça fidāʾ
-
[isim]
Bir amaç uğrunda bir değer veya varlıktan vazgeçme, uğruna verme
-
[isim]
Bir amaç uğrunda bir değer veya varlıktan vazgeçme, uğruna verme
- FLOK
-
Kelime Kökeni: İtalyanca floco
-
[isim, denizcilik]
Geminin cıvadrasına çekilen üçgen yelken
-
[isim, denizcilik]
Geminin cıvadrasına çekilen üçgen yelken
- FİRE
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, ticaret]
Bakınız ağırlık yitimi
-
Bir iş yapılırken çıkan artık parça
-
[sıfat]
Eksik, noksan olan
-
[isim, ticaret]
Bakınız ağırlık yitimi
- FÜZE
-
Kelime Kökeni: Fransızca fusée
-
[isim]
Bir yanıcı ve bir yakıcı maddenin sürekli olarak yanmasından doğan itiş gücü ile hareket eden düzenek
-
[isim]
Bir yanıcı ve bir yakıcı maddenin sürekli olarak yanmasından doğan itiş gücü ile hareket eden düzenek
- FAİK
-
Kelime Kökeni: Arapça fāʾiḳ
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız üstün (I)
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız üstün (I)
- FABL
-
Kelime Kökeni: Fransızca fable
-
[isim, edebiyat]
Kahramanları çoklukla hayvanlardan seçilen, sonunda ders verme amacı güden, genellikle manzum hikâye; öykünce
-
[isim, edebiyat]
Kahramanları çoklukla hayvanlardan seçilen, sonunda ders verme amacı güden, genellikle manzum hikâye; öykünce
- FAİL
-
Kelime Kökeni: Arapça fāʿil
-
[sıfat]
Eden, yapan, işleyen
- "Vilayetin bir yerinde faili yakalanamayan bir irtica vakası çıkar."
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız özne
-
[isim, hukuk]
Hukuki sonuç doğuracak bir suç işleyen kimse
-
[sıfat]
Eden, yapan, işleyen
- FİNO
-
Kelime Kökeni: İtalyanca fino
-
[isim, hayvan bilimi]
Küçük boylu, çok tüylü, yuvarlak başlı, kısa burunlu bir ev köpeği türü
- "İri köpeklerin üzerlerine geldiğini gören finolar çenileyerek sağa sola kaçıştılar."
-
[argo]
Bakınız esrar (II)
-
[isim, hayvan bilimi]
Küçük boylu, çok tüylü, yuvarlak başlı, kısa burunlu bir ev köpeği türü
- FAAL
-
Kelime Kökeni: Arapça faʿāl
-
[sıfat]
Bakınız etkin
- "Medeni milletler arasında faal bir unsur olabileceğimizi ispat etmemiz lazımdır."
-
[sıfat]
Bakınız etkin
- FİNK
-
-
[isim, teklifsiz konuşmada]
"Hiçbir şeye aldırmadan gönlünce gezip eğlenmek" anlamına gelen fink atmak deyiminde geçen bir söz
- "Senin derdin İstanbullarda fink atmak, ben buna aracı olamam."
-
[isim, teklifsiz konuşmada]
"Hiçbir şeye aldırmadan gönlünce gezip eğlenmek" anlamına gelen fink atmak deyiminde geçen bir söz
- FAİZ
-
Kelime Kökeni: Arapça fāʾiż
-
[isim, ekonomi]
İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr; ürem, nema
-
Kapitalist ekonomide, artık değerin değişikliğe uğramış biçimi olarak paranın fiyatı, kiralanan paranın kira bedeli
-
[isim, ekonomi]
İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr; ürem, nema
- FAÇA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca faccia
-
[isim, argo]
İskambil destesinin en altındaki kâğıt
-
Bakınız yüz (II)
-
Kişinin genel görünümü, kılık kıyafeti
-
[denizcilik]
Yüklü geminin bordasındaki su düzeyi ile boş geminin bordasındaki su düzeyi arasında kalan bölüm
-
Yüzdeki bıçak yarası
-
Gazinoda sahneye en yakın olan masa
-
Yelkenlinin geriye doğru gitmesini sağlayan bir manevra
-
[isim, argo]
İskambil destesinin en altındaki kâğıt
- FÜME
-
Kelime Kökeni: Fransızca fumé
-
[isim]
Bakınız duman rengi
-
[sıfat]
Bu renkte olan
- "Füme çorap."
-
[sıfat]
Tütsü ile kurutulmuş (balık, et)
-
[isim]
Bakınız duman rengi
- FECİ
-
Kelime Kökeni: Arapça fecīʿ
-
[sıfat]
Çok acıklı
- "Hâllerinde öyle bir kahırlı, kederli eda vardır, bütün bugünün feci hikâyesini söyler."
-
[sıfat]
Çok acıklı
- FİLO
-
Kelime Kökeni: İtalyanca filo
-
[isim, askerlik]
Bir arada ve bir komuta altında bulunan savaş gemilerinin veya uçaklarının bütünü
-
Toplu olarak aynı hizmeti yapan ve bir merkezden yönetilen kara, deniz ve hava taşıtlarına verilen ad
- "Ticaret filosu."
-
[argo]
Yan yana duran bit dizisi
-
[isim, askerlik]
Bir arada ve bir komuta altında bulunan savaş gemilerinin veya uçaklarının bütünü
- FİLM
-
Kelime Kökeni: Fransızca film
-
[isim]
Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit
-
Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak
-
[sinema]
Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü
-
[sinema]
Sinemalarda gösterilen eser
-
[isim]
Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit