Başında f olan 4 harfli 70 kelime var. F harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde f harfi olan kelimeler listesine ya da sonu f harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında f bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FİDE

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, bitki bilimi] Tohumdan yetiştirilip başka yerlere dikilmek için hazırlanan sebze veya körpe çiçek
    • "Ektiği fideler kurumuş, kurumayanları da danaburnu kesmişti." (Aziz Nesin)
FEKE

  1. [isim] Adana iline bağlı ilçelerden biri
FİİL

Kelime Kökeni: Arapça fiʿl

  1. [isim] Bakınız eylem
  2. [dil bilgisi] Bir kılışı, bir oluşu veya bir durumu anlatan, zaman ve kiplerle çekimlenebilen, -ma- ekiyle olumsuz biçimi yapılabilen kelime türü; eylem
FÖTR

Kelime Kökeni: Fransızca feutre

  1. [isim] Şapka, çanta, çiçek ve başka süs eşyası yapmak için kullanılan ince ve yumuşak keçe
  2. [sıfat] Bu keçeden yapılmış (şapka)
    • "Üstünde bej pardösüsü, başında çok iyi bildiğim kahverengi fötr şapkası vardı." (Nazlı Eray)
FEDA

Kelime Kökeni: Arapça fidāʾ

  1. [isim] Bir amaç uğrunda bir değer veya varlıktan vazgeçme, uğruna verme
FLOK

Kelime Kökeni: İtalyanca floco

  1. [isim, denizcilik] Geminin cıvadrasına çekilen üçgen yelken
FİRE

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, ticaret] Bakınız ağırlık yitimi
  2. Bir iş yapılırken çıkan artık parça
  3. [sıfat] Eksik, noksan olan
FÜZE

Kelime Kökeni: Fransızca fusée

  1. [isim] Bir yanıcı ve bir yakıcı maddenin sürekli olarak yanmasından doğan itiş gücü ile hareket eden düzenek
FAİK

Kelime Kökeni: Arapça fāʾiḳ

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız üstün (I)
FABL

Kelime Kökeni: Fransızca fable

  1. [isim, edebiyat] Kahramanları çoklukla hayvanlardan seçilen, sonunda ders verme amacı güden, genellikle manzum hikâye; öykünce
FAİL

Kelime Kökeni: Arapça fāʿil

  1. [sıfat] Eden, yapan, işleyen
    • "Vilayetin bir yerinde faili yakalanamayan bir irtica vakası çıkar." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [isim, dil bilgisi] Bakınız özne
  3. [isim, hukuk] Hukuki sonuç doğuracak bir suç işleyen kimse
FİNO

Kelime Kökeni: İtalyanca fino

  1. [isim, hayvan bilimi] Küçük boylu, çok tüylü, yuvarlak başlı, kısa burunlu bir ev köpeği türü
    • "İri köpeklerin üzerlerine geldiğini gören finolar çenileyerek sağa sola kaçıştılar." (Abbas Sayar)
  2. [argo] Bakınız esrar (II)
FAAL

Kelime Kökeni: Arapça faʿāl

  1. [sıfat] Bakınız etkin
    • "Medeni milletler arasında faal bir unsur olabileceğimizi ispat etmemiz lazımdır." (Falih Rıfkı Atay)
FİNK

  1. [isim, teklifsiz konuşmada] "Hiçbir şeye aldırmadan gönlünce gezip eğlenmek" anlamına gelen fink atmak deyiminde geçen bir söz
    • "Senin derdin İstanbullarda fink atmak, ben buna aracı olamam." (Adalet Ağaoğlu)
FAİZ

Kelime Kökeni: Arapça fāʾiż

  1. [isim, ekonomi] İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr; ürem, nema
  2. Kapitalist ekonomide, artık değerin değişikliğe uğramış biçimi olarak paranın fiyatı, kiralanan paranın kira bedeli
FAÇA

Kelime Kökeni: İtalyanca faccia

  1. [isim, argo] İskambil destesinin en altındaki kâğıt
  2. Bakınız yüz (II)
  3. Kişinin genel görünümü, kılık kıyafeti
  4. [denizcilik] Yüklü geminin bordasındaki su düzeyi ile boş geminin bordasındaki su düzeyi arasında kalan bölüm
  5. Yüzdeki bıçak yarası
  6. Gazinoda sahneye en yakın olan masa
  7. Yelkenlinin geriye doğru gitmesini sağlayan bir manevra
FÜME

Kelime Kökeni: Fransızca fumé

  1. [isim] Bakınız duman rengi
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Füme çorap."
  3. [sıfat] Tütsü ile kurutulmuş (balık, et)
FECİ

Kelime Kökeni: Arapça fecīʿ

  1. [sıfat] Çok acıklı
    • "Hâllerinde öyle bir kahırlı, kederli eda vardır, bütün bugünün feci hikâyesini söyler." (Halit Ziya Uşaklıgil)
FİLO

Kelime Kökeni: İtalyanca filo

  1. [isim, askerlik] Bir arada ve bir komuta altında bulunan savaş gemilerinin veya uçaklarının bütünü
  2. Toplu olarak aynı hizmeti yapan ve bir merkezden yönetilen kara, deniz ve hava taşıtlarına verilen ad
    • "Ticaret filosu."
  3. [argo] Yan yana duran bit dizisi
FİLM

Kelime Kökeni: Fransızca film

  1. [isim] Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit
  2. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak
  3. [sinema] Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü
  4. [sinema] Sinemalarda gösterilen eser
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü