Sonunda eşik olan 17 kelime var. EŞİK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde eşik olan kelimeler listesine ya da başında eşik olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

ALTINBEŞİK, BÜTÜNLEŞİK, DÜZENLEŞİK

9 Harfli Kelimeler

TERSBEŞİK

8 Harfli Kelimeler

BENZEŞİK, BİRLEŞİK, DENGEŞİK, DERNEŞİK, İKİLEŞİK, KÖKLEŞİK, TÜMLEŞİK, YERLEŞİK

7 Harfli Kelimeler

BİLEŞİK

5 Harfli Kelimeler

BEŞİK, DEŞİK, KEŞİK

4 Harfli Kelimeler

EŞİK

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Eşik Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E K İ Ş

4 Harfli Kelimeler

EKŞİ, EŞİK, ŞİKE

3 Harfli Kelimeler

KEŞ, KİŞ, ŞEK

2 Harfli Kelimeler

EK, EŞ, İŞ, KE, Kİ, ŞE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BÜTÜNLEŞİK

  1. [sıfat] Birbiriyle bağlantılı duruma getiren; tümleşik
ALTINBEŞİK

  1. [isim] Bir eliyle kendi bileklerini kavrayan iki kişinin, öteki eliyle karşılıklı olarak birbirlerinin bileklerini tutmaları
DÜZENLEŞİK

  1. [sıfat] Düzenleri birbirine uygun
  2. [felsefe] Bir sınıflamada aynı düzen ve aynı sırada bulunan
TERSBEŞİK

  1. [isim, spor] Sırtüstü yatıp kollarla, bükülü durumdaki dizleri kavrayarak sırt üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma
TÜMLEŞİK

  1. [sıfat] Bakınız bütünleşik
    • "Küçük, kişisel bilgisayar çağını mümkün kılan şey transistör değil, tümleşik devrenin bulunuşu oldu." (Murat Yıldırımoğlu)
BİRLEŞİK

  1. [sıfat] Bir araya gelmiş, birleşmiş olan; müttehit
    • "Dilde yerini bulmuş olan ‘konuksever’ Türkçe köklere dayanan kurallı ve anlamlı birleşik bir kelimedir." (Hamza Zülfikar)
DENGEŞİK

  1. [isim, denizcilik] Dümen sisteminde yelpazenin itme merkezinin yakınına konulan ek dümen
KÖKLEŞİK

  1. [sıfat] Alışılmış olan, yenilik getirmeyen; geleneksel, klasik
YERLEŞİK

  1. [sıfat] Belli bir yere yerleşmiş; beledi
    • "Onlar yerleşik toplumlar, herkesin yeri belli, öyle vırt zırt oradan oraya geçilemez." (Attilâ İlhan)
  2. Bir yerin yerlisi olmuş; mütemekkin
  3. [mecaz] Bir yerde varlığını sürekli olarak sürdürecek olan
    • "Türkler Anadolu'ya gelmeden önce de muhtelif ülkelerde yerleşik medeniyete geçmişler, büyük şehirler kurmuşlardır." (Mehmet Kaplan)
İKİLEŞİK

  1. [sıfat] İkişer ikişer ayrılıp bölünen; dikotomik
BENZEŞİK

  1. [sıfat, matematik, geometri] Benzeşme özelliği gösteren
DERNEŞİK

  1. [sıfat, ağızlardan] Derli toplu, düzenli olan
BİLEŞİK

  1. [sıfat] Birleşerek oluşmuş, basit olmayan; mürekkep (I)
  2. [kimya] Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde); mürekkep (I)
    • "Su, bileşik bir maddedir."
  3. [isim] Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası
KEŞİK

Kelime Kökeni: Moğolca

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız nöbet
DEŞİK

  1. [sıfat] Deşilmiş olan
BEŞİK

  1. [isim] Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola
    • "Ayaklarının ucuna basarak beşiğin yanına geldi." (Halide Edip Adıvar)
  2. Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça veya parçaların tümü
  3. [mecaz] Bir şeyin doğup geliştiği yer
    • "Sırbistan'ın beşiği ve kaynağı burasıdır." (Falih Rıfkı Atay)
  4. [spor] Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma
EŞİK

  1. [isim] Kapı boşluğunun alt yanında bulunan alçak basamak; asitane
    • "Sofaya açılan kapının eşiğine gelmişti." (Tarık Buğra)
  2. Kapı ağzında basamağın konulabileceği yer
    • "Adımlarını eşikten atarken saraydan ne vakit ve ne duygularla çıkacaklarını kendileri de bilmiyorlardı." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  3. [mecaz] Başlangıç yeri, başlangıç noktası, yakını
    • "Dünya yeni bir ekonomik bunalımın eşiğinde."
  4. [coğrafya] Karalar üzerinde veya deniz diplerinde birbirine komşu iki çukurluğu ayıran tümsek biçiminde, üzeri çoğu kez düz kabartılar
  5. [müzik] Telli çalgılarda üzerine tellerin bindiği köprü
  6. [ruh bilimi] Bir tepkinin başlamasında, ortaya çıkmasında etkili olan ruhsal, fizyolojik nokta
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü