Başında eş olan 7 harfli 20 kelime var. Eş ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde eş olan kelimeler listesine ya da sonu eş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında eş bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Eş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E Ş

2 Harfli Kelimeler

EŞ, ŞE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

EŞOFMAN

Kelime Kökeni: Fransızca échauffement

  1. [isim] Genellikle spor çalışmalarında giyilen, pamuklu veya sentetik kumaştan, iki parçalı giysi
EŞİTLİK

  1. [isim] İki veya daha çok şeyin eşit olması durumu; müsavilik, uygunluk, müsavat, muadelet
    • "Böyle bir eşitlik, ehliyeti olan herkesin en yüksek makamlara çıkabilmesi demek." (Cemil Meriç)
  2. Kanunlar yönünden insanlar arasında ayrım bulunmaması durumu
  3. [toplum bilimi] Bedensel, ruhsal başkalıkları ne olursa olsun, insanlar arasında toplumsal ve siyasi haklar yönünden ayrım bulunmaması durumu
    • "Bunlar, eşitlikten yana olduklarını söyleseler de yaptıkları işler hep kendi ipliklerini boyamaya dayanır." (Salâh Birsel)
EŞKİNCİ

  1. [isim, askerlik] Savaşa giden eyalet askeri
EŞKİNLİ

  1. [sıfat] Hızlı ve düzenli giden (at)
EŞTİRME

  1. [isim] Eştirmek işi
EŞEKLİK

  1. [isim, kaba konuşmada] Anlayışsızlık ve kaba davranış
    • "Cahillik devrimizin eşekliklerini saymazsak neye yaradı bu ömür?" (Attilâ İlhan)
EŞİLMEK

  1. [nesnesiz] Eşme işine konu olmak
EŞLİKÇİ

  1. [sıfat] Eşlik eden
    • "Bu yolculuk için Neşet Ertaş’tan daha iyi bir eşlikçi bulamayacağını düşünerek sesi sonuna kadar açtı." (Aslı Tohumcu)
  2. Bakınız refakatçi
    • "Hastalar eşlikçi gerektirdiği hâlde eşlikçiler için ancak birer sandalye var." (Kemal Özer)
EŞİTSİZ

  1. [sıfat] Eşit olmayan; müsavatsız
EŞLEMEK

  1. [-i] Benzer iki şeyi bir araya getirmek
  2. [sinema, televizyon] Ses ile görüntü arasında gerekli bağı sağlamak
EŞİNMEK

  1. [nesnesiz] Hayvan, ayağıyla yeri kazmak
    • "Domuzlar pislik içinde eşinir, akbabalar leşle beslenir." (Elif Şafak)
EŞYASIZ

  1. [sıfat] Eşyası olmayan
EŞKENAR

  1. [sıfat, geometri] Kenarları eşit olan
EŞEYSİZ

  1. [sıfat, biyoloji] Eşeyi olmayan; cinsliksiz
EŞLENME

  1. [isim] Eşlenmek işi
EŞLEŞME

  1. [isim] Eşleşmek işi
EŞLİLİK

  1. [isim] Eşli olma durumu
EŞLENİK

  1. [sıfat, matematik] Herhangi bir biçimde birbiriyle oranlı bulunan (nokta, çizgi, sayı)
EŞEYSEL

  1. [sıfat] Bakınız cinsel
EŞELEME

  1. [isim] Eşelemek işi
    • "Anadolu'yu ana yurt saymaya, topraklarımızın tarihini onunla eşelemeye Atatürk ile başlamışız." (Sabahattin Eyüboğlu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü