Başında esas olan 15 kelime var. Esas ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde esas olan kelimeler listesine ya da sonu esas ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında esas bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

ESASLANDIRMAK

12 Harfli Kelimeler

ESASLANDIRMA

10 Harfli Kelimeler

ESASLANMAK, ESASSIZLIK

9 Harfli Kelimeler

ESASLANMA, ESASLILIK, ESASOĞLAN

7 Harfli Kelimeler

ESASKIZ, ESASSIZ, ESASTAN

6 Harfli Kelimeler

ESASEN, ESASLI, ESASTA

5 Harfli Kelimeler

ESASİ

4 Harfli Kelimeler

ESAS

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Esas Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A E S S

4 Harfli Kelimeler

ASES, ESAS

3 Harfli Kelimeler

SES

2 Harfli Kelimeler

AS, ES, SE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ESASLANDIRMAK

  1. [-i] Esaslı duruma getirmek, sağlamlaştırmak
ESASLANDIRMA

  1. [isim] Esaslandırmak işi
ESASLANMAK

  1. [nesnesiz] Temeli sağlamlaşmak, temelleşmek
  2. Bakınız kökleşmek
ESASSIZLIK

  1. [isim] Esassız olma durumu
ESASOĞLAN

  1. [isim, mecaz] Filmin erkek başkarakteri
ESASLILIK

  1. [isim] Esaslı olma durumu
    • "Şu hâlde, haddizatında değişen esaslılık vasfı değil, zaman ve vukuat ve bunlarla beraber nesillerin ruhi hâletleri, ihtiyaç telakkileri bir kelime ile kıymet hükümleridir." (Ali Fuat Başgil)
ESASLANMA

  1. [isim] Esaslanmak işi
    • "Bizans'a karşı devamlı muharebeler, Bulgarlığın büyümesine ve esaslanmasına yardım etti." (Falih Rıfkı Atay)
ESASKIZ

  1. [isim, mecaz] Filmin kadın başkarakteri
ESASSIZ

  1. [sıfat] Sağlam bir temele dayanmayan, köksüz, asılsız olan
    • "Esassız bir iş."
  2. Doğru olmayan, yalan olan
    • "Bazen bir toplum, olduğu gibi esassız, çok abartılmış, yanlış rivayetlere kapılıp gidiyordu." (Burhan Felek)
ESASTAN

  1. [zarf] Aslına dayalı olarak
    • "Madem ki bütün cihan artık şarkta esaslı bir sulh arzu ediyor, bunun imkânını da esastan hazırlamak gerektir." (Yahya Kemal Beyatlı)
ESASTA

  1. [zarf] Bakınız aslında
    • "Esasta batıl itikatlara inanmış cahil bir kızcağızdı." (Refik Halit Karay)
ESASLI

  1. [sıfat] Köklü, geniş ölçüde etkili, güzel, doğru
    • "Büyüdüğü vakit de kendisine esaslı bir şey söylenmemiş." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Kuvvetli, etkili olan
  3. [zarf] Köklü, etkili, güzel bir biçimde, doğru olarak
    • "Konuyu esaslı öğrendi mi?"
ESASEN

Kelime Kökeni: Arapça esāsen

  1. [zarf] Başından, temelinden, kökeninden
  2. Bakınız zaten
    • "Esasen bende kabahat ki sizin gibi dönek insanlarla yola çıkmışım." (Osman Cemal Kaygılı)
  3. Nasıl olsa
    • "Esasen Mediha Hanım gelmese şimdi de hastayı yalnız bırakamayacaktım." (Halide Edip Adıvar)
  4. Bakınız aslında
    • "Esasen evvelce de söylediğimiz gibi dilenmek şiddetle memnu idi." (Asaf Halet Çelebi)
ESASİ

Kelime Kökeni: Arapça esāsī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız asal
ESAS

Kelime Kökeni: Arapça esās

  1. [isim] Bir şeyin özünü oluşturan ana öge; yapı taşı, asliye
  2. Bir iş veya sözde doğru biçim
    • "Bu işin esası böyle değil."
  3. Ana, temel olarak alınan; yapı taşı, asıl, uknum, üs (II)
    • "Esas düşünce. Esas görev."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü