Sonunda es olan 5 harfli 24 kelime var. ES ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde es olan kelimeler listesine ya da başında es olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Es Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ES, SE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PENES
-
Kelime Kökeni: Macarca penész
-
[isim]
Genellikle halk oyunlarında kızların süs olarak kullandığı, altın taklidi, sarı tenekeden pul
-
[isim]
Genellikle halk oyunlarında kızların süs olarak kullandığı, altın taklidi, sarı tenekeden pul
- KAFES
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳafes
-
[isim]
Hayvanlar için aralıklı tel, metal veya ağaç çubuklardan yapılmış taşınabilir bölme
- "Dağdan kestim kereste / Kuş besledim kafeste"
-
Vahşi hayvanlar için demir çubuklarla yapılmış taşınabilir bölme
- "Aslan kafesi."
-
Çapraz çubuklarla ve aralıklı olarak yapılmış, pencerelere takılan siper
- "Bahçeye, kafeslerde elenen solgun bir ışık vurmuş."
-
Ahşap yapıların direk ve çatmalardan oluşan kaplama tahtaları dışında kalan iskeleti
-
Kayık, sandal vb. şeylerin iskelet kısmı
-
[eskimiş]
Cami, tekke vb. yerlerde kadınlara ayrılan yer
-
[eskimiş]
Bakınız şimşirlik
-
[argo]
Bakınız cezaevi
-
[isim]
Hayvanlar için aralıklı tel, metal veya ağaç çubuklardan yapılmış taşınabilir bölme
- KUPES
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, hayvan bilimi]
İzmaritgillerden, ılıman denizlerin sığ kesimlerinde yaşayan, yağlı bir balık (Boops boops)
-
[isim, hayvan bilimi]
İzmaritgillerden, ılıman denizlerin sığ kesimlerinde yaşayan, yağlı bir balık (Boops boops)
- PİNES
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, hayvan bilimi]
Yumuşakçalardan, midye biçiminde, ondan daha büyük kabuklu bir deniz hayvanı (Pinna nobilis)
-
[isim, hayvan bilimi]
Yumuşakçalardan, midye biçiminde, ondan daha büyük kabuklu bir deniz hayvanı (Pinna nobilis)
- BİKES
-
Kelime Kökeni: Farsça bīkes
-
[sıfat]
Bakınız kimsesiz
-
[zarf, eskimiş]
Kimsesiz bir biçimde
- "Memleket öksüz, bikes ve sahipsiz kalakalmıştır."
-
[sıfat]
Bakınız kimsesiz
- ADRES
-
Kelime Kökeni: Fransızca adresse
-
[isim]
Herhangi bir kişi veya mekânın bulunduğu şehir, ilçe, mahalle, cadde, sokak, kapı veya daire numarasının belirtildiği bilgi; bulunak
-
Herhangi bir kişi veya kurumun elektronik ortamdaki bağlantı bilgisi
-
[mecaz]
Bir kimsenin sık olarak gittiği yer
-
[mecaz]
Hedef gösterilen yer
-
[mecaz]
Toplanılan, bir araya gelinen yer
- "Genç Osmanlılar adındaki bu cemiyet, yönetime karşı olanların ortak adresiydi."
-
[isim]
Herhangi bir kişi veya mekânın bulunduğu şehir, ilçe, mahalle, cadde, sokak, kapı veya daire numarasının belirtildiği bilgi; bulunak
- ENFES
-
Kelime Kökeni: Arapça enfes
-
[sıfat]
Çok güzel, en güzel, çok nefis
- "Eline sağlık, ağacığım, sütlaç enfesti."
-
[sıfat]
Çok güzel, en güzel, çok nefis
- MERES
-
-
[isim, ağızlardan]
Köpeğin yaşı
-
[isim, ağızlardan]
Köpeğin yaşı
- DÜŞES
-
Kelime Kökeni: Fransızca duchesse
-
[isim]
Dükün karısı
-
[isim]
Dükün karısı
- KELES
-
-
[isim]
Bursa iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Bursa iline bağlı ilçelerden biri
- NEFES
-
Kelime Kökeni: Arapça nefes
-
[isim]
Bakınız soluk
-
Şifa amacıyla hastaya okunan dua
- "İhtiyar kadınlar ilaç yapar, nefesi olanlar okur, tütsü yakılır, tedavi yolları gösterilir."
-
Sigara, pipo içilirken içe çekilen duman
- "Sigarasını efkârlı olduğu zamanlar yaptığı gibi sık nefeslerle çabuk çabuk içiyordu."
-
[mecaz]
Canlılık, hayat belirtisi
- "Bir insan daha var çok şükür evde / Nefes var / Ayak sesi var / Çok şükür, çok şükür"
-
[isim]
Bakınız soluk
- TERES
-
-
[isim, kaba konuşmada]
Bakınız pezevenk
-
[isim, kaba konuşmada]
Bakınız pezevenk
- STRES
-
Kelime Kökeni: İngilizce stress
-
[isim]
Bakınız ruhsal gerilim
-
[isim]
Bakınız ruhsal gerilim
- LADES
-
Kelime Kökeni: Farsça yād + dest
-
[isim]
Tavuğun lades kemiğini iki kişinin birer ucundan tutarak kırmasından sonra birinin bir şeyi "aklımda" veya "hatırımda" demeden ötekinden almasıyla yenik sayılması kuralına dayanan bir oyun; lades oyunu
-
[isim]
Tavuğun lades kemiğini iki kişinin birer ucundan tutarak kırmasından sonra birinin bir şeyi "aklımda" veya "hatırımda" demeden ötekinden almasıyla yenik sayılması kuralına dayanan bir oyun; lades oyunu
- HEVES
-
Kelime Kökeni: Arapça heves
-
[isim]
Bakınız istek
- "İşin doğrusu birbirimizin özel yaşamını öğrenmeye ne vaktimiz olurdu ne de hevesimiz."
-
Gelip geçici istek
-
[isim]
Bakınız istek
- PİYES
-
Kelime Kökeni: Fransızca pièce
-
[isim]
Bakınız oyun
- "Geceleri tiyatroların önünde saatlerce bekleyerek ucuz yerlere yerleşirdik, sevdiğimiz piyesleri seyrederdik."
-
[isim]
Bakınız oyun
- TELES
-
-
[sıfat]
Yıpranmış, hırpalanmış bir biçimde telleri, lifleri meydana çıkmış
-
[sıfat]
Yıpranmış, hırpalanmış bir biçimde telleri, lifleri meydana çıkmış
- KERES
-
-
[isim, ağızlardan]
Büyük ve derin karavana
-
[isim, ağızlardan]
Büyük ve derin karavana
- KÜMES
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Tavuk, hindi vb. evcil hayvanların barınmasına yarayan kapalı yer
- "Ne kümeste tavuk bırakırmış ne ahırda hayvan ne de ağılda koyun."
-
[mecaz]
Ufak ev
- "Bu murdar kümeste nasıl oturuyorsun bilmem?"
-
[isim]
Tavuk, hindi vb. evcil hayvanların barınmasına yarayan kapalı yer
- KODES
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, argo]
Bakınız cezaevi
- "Güzide Hanım’ın yeğeni artık kodesi boyladığından muhafıza da lüzum kalmamıştı."
-
[isim, argo]
Bakınız cezaevi