Sonunda es olan 5 harfli 24 kelime var. ES ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde es olan kelimeler listesine ya da başında es olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Es Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E S

2 Harfli Kelimeler

ES, SE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PENES

Kelime Kökeni: Macarca penész

  1. [isim] Genellikle halk oyunlarında kızların süs olarak kullandığı, altın taklidi, sarı tenekeden pul
KAFES

Kelime Kökeni: Arapça ḳafes

  1. [isim] Hayvanlar için aralıklı tel, metal veya ağaç çubuklardan yapılmış taşınabilir bölme
    • "Dağdan kestim kereste / Kuş besledim kafeste" (Halk türküsü)
  2. Vahşi hayvanlar için demir çubuklarla yapılmış taşınabilir bölme
    • "Aslan kafesi."
  3. Çapraz çubuklarla ve aralıklı olarak yapılmış, pencerelere takılan siper
    • "Bahçeye, kafeslerde elenen solgun bir ışık vurmuş." (Yusuf Ziya Ortaç)
  4. Ahşap yapıların direk ve çatmalardan oluşan kaplama tahtaları dışında kalan iskeleti
  5. Kayık, sandal vb. şeylerin iskelet kısmı
  6. [eskimiş] Cami, tekke vb. yerlerde kadınlara ayrılan yer
  7. [eskimiş] Bakınız şimşirlik
  8. [argo] Bakınız cezaevi
KUPES

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, hayvan bilimi] İzmaritgillerden, ılıman denizlerin sığ kesimlerinde yaşayan, yağlı bir balık (Boops boops)
PİNES

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, hayvan bilimi] Yumuşakçalardan, midye biçiminde, ondan daha büyük kabuklu bir deniz hayvanı (Pinna nobilis)
BİKES

Kelime Kökeni: Farsça bīkes

  1. [sıfat] Bakınız kimsesiz
  2. [zarf, eskimiş] Kimsesiz bir biçimde
    • "Memleket öksüz, bikes ve sahipsiz kalakalmıştır." (Sâmiha Ayverdi)
ADRES

Kelime Kökeni: Fransızca adresse

  1. [isim] Herhangi bir kişi veya mekânın bulunduğu şehir, ilçe, mahalle, cadde, sokak, kapı veya daire numarasının belirtildiği bilgi; bulunak
  2. Herhangi bir kişi veya kurumun elektronik ortamdaki bağlantı bilgisi
  3. [mecaz] Bir kimsenin sık olarak gittiği yer
  4. [mecaz] Hedef gösterilen yer
  5. [mecaz] Toplanılan, bir araya gelinen yer
    • "Genç Osmanlılar adındaki bu cemiyet, yönetime karşı olanların ortak adresiydi." (Uğur Kavas)
ENFES

Kelime Kökeni: Arapça enfes

  1. [sıfat] Çok güzel, en güzel, çok nefis
    • "Eline sağlık, ağacığım, sütlaç enfesti." (Yusuf Ziya Ortaç)
MERES

  1. [isim, ağızlardan] Köpeğin yaşı
DÜŞES

Kelime Kökeni: Fransızca duchesse

  1. [isim] Dükün karısı
KELES

  1. [isim] Bursa iline bağlı ilçelerden biri
NEFES

Kelime Kökeni: Arapça nefes

  1. [isim] Bakınız soluk
  2. Şifa amacıyla hastaya okunan dua
    • "İhtiyar kadınlar ilaç yapar, nefesi olanlar okur, tütsü yakılır, tedavi yolları gösterilir." (Orhan Seyfi Orhon)
  3. Sigara, pipo içilirken içe çekilen duman
    • "Sigarasını efkârlı olduğu zamanlar yaptığı gibi sık nefeslerle çabuk çabuk içiyordu." (Haldun Taner)
  4. [mecaz] Canlılık, hayat belirtisi
    • "Bir insan daha var çok şükür evde / Nefes var / Ayak sesi var / Çok şükür, çok şükür" (Orhan Veli Kanık)
TERES

  1. [isim, kaba konuşmada] Bakınız pezevenk
STRES

Kelime Kökeni: İngilizce stress

  1. [isim] Bakınız ruhsal gerilim
LADES

Kelime Kökeni: Farsça yād + dest

  1. [isim] Tavuğun lades kemiğini iki kişinin birer ucundan tutarak kırmasından sonra birinin bir şeyi "aklımda" veya "hatırımda" demeden ötekinden almasıyla yenik sayılması kuralına dayanan bir oyun; lades oyunu
HEVES

Kelime Kökeni: Arapça heves

  1. [isim] Bakınız istek
    • "İşin doğrusu birbirimizin özel yaşamını öğrenmeye ne vaktimiz olurdu ne de hevesimiz." (Reha Mağden)
  2. Gelip geçici istek
PİYES

Kelime Kökeni: Fransızca pièce

  1. [isim] Bakınız oyun
    • "Geceleri tiyatroların önünde saatlerce bekleyerek ucuz yerlere yerleşirdik, sevdiğimiz piyesleri seyrederdik." (Yahya Kemal Beyatlı)
TELES

  1. [sıfat] Yıpranmış, hırpalanmış bir biçimde telleri, lifleri meydana çıkmış
KERES

  1. [isim, ağızlardan] Büyük ve derin karavana
KÜMES

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Tavuk, hindi vb. evcil hayvanların barınmasına yarayan kapalı yer
    • "Ne kümeste tavuk bırakırmış ne ahırda hayvan ne de ağılda koyun." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. [mecaz] Ufak ev
    • "Bu murdar kümeste nasıl oturuyorsun bilmem?" (Ahmet Midhat Efendi)
KODES

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, argo] Bakınız cezaevi
    • "Güzide Hanım’ın yeğeni artık kodesi boyladığından muhafıza da lüzum kalmamıştı." (Haldun Taner)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü