Başında es olan 5 harfli 25 kelime var. Es ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde es olan kelimeler listesine ya da sonu es ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında es bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

ES, SE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ESHAM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Paylar, hisseler
  2. Borç alınan bir paranın belirli zamanda ödeneceğini gösteren senetler
    • "Bunlar çok sağlam hatta en sağlam devlet eshamından sayılır." (Ercüment Ekrem Talu)

ESKİZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Taslak
    • "Fuayede eski afişler, eski oyunlarından dekor eskizleri var." (Haldun Taner)

ESİRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dişi tutsak
  2. Cariye, dişi köle

ESSAH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Doğru, gerçek

ESNEK

  1. Bir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan, elastiki
    • "Çelik ve kauçuk çok esnek cisimlerdir."
  2. Değişik yorumlara elverişli
  3. Görüş ve tutumlarında katı olmayan

ESPRİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İnce anlamlı, düşündürücü ve şakalı söz, nükte
    • "İnceliği bu özelliğine de sindiği için esprileri hiçbir zaman harcayıcı olmazdı." (Haldun Taner)
    • "Anlattığı fıkralarla yaptığı esprilere kendi asla gülmezdi." (Çetin Altan)
  2. Yazıda, resimde, sözde ve davranışta ince, derin anlam, nükte
    • "Romanın esprisi."

ESNAF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Küçük sermaye ve zanaat sahibi
    • "Kendileri balıkçı olmayıp da balık satan esnafı da severim." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Başlıca düşüncesi, mesleğinin bütün inceliklerinden yararlanıp bunları karşısındakinin zararına kullanarak ve meslekte kötü örnek oluşturarak çok para kazanmak olan kimse
  3. Kötü yola sapmış olan kadın
    • "Esnaftan bir kadın."

ESTER

Kelime Kökeni : Almanca

  1. [isim] Oksijenli asitler ile alkollerin aralarından bir su molekülü ayrılması sonucunda verdikleri madde

ESAME

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Adlar, isimler
    • "Sen babasının gönlünü ettikten sonra kızın esamesi mi okunur bre usta!" (Orhan Kemal)

ESVAP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Giysi
    • "Bütün esvabı bir mintan ve eski bir pantolondan ibaretti." (Yahya Kemal Beyatlı)

ESKİL
...
ESBAK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Eski, geçmiş, önceki
    • "Bir pazar, sabahtan, babası esbak Nallıhan kaymakamını da alıp Kalamış'a gidecek." (Haldun Taner)

ESRAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Gizler, sırlar
    • "Yüzüme, tekrar o eski, esrar dolu gözlerle bakıyor." (Yusuf Ziya Ortaç)
    • "Sular büsbütün kararınca Boğaz'ın hayatı da büsbütün esrara dalar." (Abdülhak Şinasi Hisar)

ESBAP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sebepler, nedenler

ESASİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Asal

ESMER

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Siyaha çalan buğday rengi
  2. Kurşuni renk
    • "Sazlı köyü ayaklandığı zaman gökyüzü daha esmerdi." (Tarık Buğra)
  3. [sıfat] Bu renkte olan
  4. [sıfat] Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday rengi olan (kimse), yağız
    • "Üzülüyor ama üzüntüsü, kızının esmer güzeli olmasına..." (Sait Faik Abasıyanık)

ESEME

  1. [isim] Mantık

ESANS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bitkilerden türlü yollarla çıkarılan veya kimyasal yöntemlerle yapılan, kokulu ve uçucu sıvı
    • "İçlerinden biri, galiba esmerleri, bir esans sürmüştü." (Haldun Taner)

ESMEK

  1. [nsz] Hava bir yönden bir yöne akmak, rüzgâr olmak
    • "İki üç günden beri sert bir kış rüzgârı esiyor." (Ahmet Haşim)
  2. [-e] Yapılması önce düşünülmüş olmayan veya beklenmeyen bir şeyi yapmaya birdenbire karar vermek
    • "Bu yolculuk size nereden esti?"

ESLEK

  1. Başkasının buyruk ve dileklerini yerine getiren, söz tutan, yumuşak başlı, itaatli, muti

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü