Sonunda en olan 9 harfli 61 kelime var. EN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde en olan kelimeler listesine ya da başında en olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E N Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EN, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- NETİCETEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Sonuç olarak
-
[zarf]
Sonuç olarak
- BELİRTKEN
-
-
[isim]
Bir özlü sözle birlikte kullanılan işaret
-
[isim]
Bir özlü sözle birlikte kullanılan işaret
- SİYANOJEN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Oksalik asidin azot ve karbon birleşimi (C2N2)
-
[isim]
Oksalik asidin azot ve karbon birleşimi (C2N2)
- NAPOLİTEN
- ...
- MÜSTEHCEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Açık saçık, edebe aykırı, yakışıksız
- "Müstehcen yayın."
-
[sıfat]
Açık saçık, edebe aykırı, yakışıksız
- SÜREÖLÇEN
-
-
[isim]
Süreölçeri kullanarak bir yarışta zamanı belirlemekle görevli kimse
-
[isim]
Süreölçeri kullanarak bir yarışta zamanı belirlemekle görevli kimse
- BÖĞÜRTLEN
-
-
[isim]
Gülgillerden, bahçe çitlerinde, yol kenarlarında kendiliğinden yetişen dikenli ve çok yıllık bir çalı, diken dutu, it üzümü (Rubus caesus)
-
Bu bitkinin önce kırmızı, olgunlaştığında kararan mayhoş yemişi
-
[isim]
Gülgillerden, bahçe çitlerinde, yol kenarlarında kendiliğinden yetişen dikenli ve çok yıllık bir çalı, diken dutu, it üzümü (Rubus caesus)
- HAKİKATEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Gerçekten
- "Bu oda hakikaten biraz süslüceydi." (Ömer Seyfettin)
-
[zarf]
Gerçekten
- İSTİNADEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Bir görüşe, bir düşünceye dayanarak, dayanılarak, güvenerek
-
[zarf]
Bir görüşe, bir düşünceye dayanarak, dayanılarak, güvenerek
- NEZAKETEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Nezaket olarak, nazik davranarak
- "Senede dört kelime konuşmadığım adama nezaketen gülmeye bile mecbur değilim." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[zarf]
Nezaket olarak, nazik davranarak
- DEVONİYEN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Birinci Çağın dördüncü dönemi ve bu dönemde oluşmuş yer tabakaları
-
[isim]
Birinci Çağın dördüncü dönemi ve bu dönemde oluşmuş yer tabakaları
- SARAHATEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Açıkça, apaçık, açıktan açığa
- "Sarahaten acaba söylesem darılmaz mı? / Darılmak âdeti bilmem ki çapkının naz mı?" (Orhan Seyfi Orhon)
-
[zarf]
Açıkça, apaçık, açıktan açığa
- KREPSATEN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İpekli, parlak ve kaygan bir tür ince kumaş
- "Sırtında geniş, beyaz omuzlarını açık bırakan, mavi krepsatenden kısacık bir kombinezon vardı." (Cahit Uçuk)
-
[isim]
İpekli, parlak ve kaygan bir tür ince kumaş
- REKORTMEN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Rekor kıran kimse
-
[isim]
Rekor kıran kimse
- İHTİYATEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Her duruma, her ihtimale karşı, ilerisini düşünerek
- "O vakte kadar belki başkasına satarlar diye ihtiyaten kapattım." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[zarf]
Her duruma, her ihtimale karşı, ilerisini düşünerek
- KUDRETTEN
-
-
[zarf]
Yaradılıştan
- "Kirpikleri kudretten sürmelidir." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[zarf]
Yaradılıştan
- KIZILÖREN
- ...
- AĞAÇDELEN
-
-
[isim]
Yuva yapmak için ağaçları oyan böcek
-
[isim]
Yuva yapmak için ağaçları oyan böcek
- TAAMMÜDEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Bilinçli bir biçimde, önceden tasarlayarak, bile bile, kasten
-
İşlenecek bir suçu önceden planlayarak, planlı bir biçimde, tasarlayarak
-
[zarf]
Bilinçli bir biçimde, önceden tasarlayarak, bile bile, kasten
- BELLETMEN
-
-
[isim]
Eğitim kurumlarında etütleri denetleyen kimse, belletici
-
[isim]
Eğitim kurumlarında etütleri denetleyen kimse, belletici