Sonunda en olan 9 harfli 61 kelime var. EN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde en olan kelimeler listesine ya da başında en olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
En Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EN, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BELLETMEN
-
-
[isim]
Okul pansiyonlarında görevli oldukları günlerle sınırlı olmak üzere, yatılı öğrencilerin eğitim öğretim ve gözetimleri ile ilgili iş ve işlemleri yürüten öğretmen; belletici, belletici öğretmen
- "Güzide ile Mutlu onu sakinleştirmeye çalışıyorlar. Derken çıkıp geliyor Nihal belletmen, alıp götürüyor Yeşim'i."
-
[isim]
Okul pansiyonlarında görevli oldukları günlerle sınırlı olmak üzere, yatılı öğrencilerin eğitim öğretim ve gözetimleri ile ilgili iş ve işlemleri yürüten öğretmen; belletici, belletici öğretmen
- KREPSATEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca crêpe satin
-
[isim]
İpekli, parlak ve kaygan bir tür ince kumaş
- "Sırtında geniş, beyaz omuzlarını açık bırakan, mavi krepsatenden kısacık bir kombinezon vardı."
-
[isim]
İpekli, parlak ve kaygan bir tür ince kumaş
- ÇEVRİLGEN
-
-
[sıfat, ekonomi]
Serbestçe dövize çevrilebilen (para); konvertibl
-
[sıfat, ekonomi]
Serbestçe dövize çevrilebilen (para); konvertibl
- NEZAKETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça nezāketen
-
[zarf]
Nezaket olarak, nazik davranarak
- "Nedret'in arkadaşları bizi nezaketen davet ettiler."
-
[zarf]
Nezaket olarak, nazik davranarak
- MÜEBBEDEN
-
Kelime Kökeni: Arapça muʾebbeden
-
[zarf]
Sürekli olarak, sonsuza kadar
- "Yassı bir kalpak altında uzun ve sarışın bir yüz, o gün tarihin hatırasına müebbeden aksedip kaldı."
-
[zarf]
Sürekli olarak, sonsuza kadar
- BÖĞÜRTLEN
-
-
[isim, bitki bilimi]
Gülgillerden, bahçe çitlerinde, yol kenarlarında kendiliğinden yetişen dikenli ve çok yıllık bir çalı; diken dutu, it üzümü, bük (II) (Rubus caesus)
- "Böğürtlenler, yabani erguvanlar, mersinlerle kaplı patikadan Topal Avni Bey'in tarlasına doğru koşmaya başladılar."
-
Bu bitkinin önce kırmızı, olgunlaştığında kararan mayhoş yemişi
-
[isim, bitki bilimi]
Gülgillerden, bahçe çitlerinde, yol kenarlarında kendiliğinden yetişen dikenli ve çok yıllık bir çalı; diken dutu, it üzümü, bük (II) (Rubus caesus)
- İZDÜŞÜREN
-
-
[sıfat, matematik]
Bir biçimin bir düzlem üzerindeki iz düşümünde, biçimin her noktasını iz düşümüyle birleştiren (doğru)
-
[sıfat, matematik]
Bir biçimin bir düzlem üzerindeki iz düşümünde, biçimin her noktasını iz düşümüyle birleştiren (doğru)
- İKTİSADEN
-
Kelime Kökeni: Arapça iḳtiṣāden
-
[zarf, eskimiş]
Ekonomik olarak, ekonomi bakımından
-
[zarf, eskimiş]
Ekonomik olarak, ekonomi bakımından
- BEDAHETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça bedāheten
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız ansızın
-
Düşünmeksizin
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız ansızın
- BELİRTKEN
-
-
[isim]
Bir özlü sözle birlikte kullanılan işaret
-
[isim]
Bir özlü sözle birlikte kullanılan işaret
- TESADÜFEN
-
Kelime Kökeni: Arapça teṣādufen
-
[zarf]
Rast gelerek, rastlantı sonucu olarak; kazara
-
[zarf]
Rast gelerek, rastlantı sonucu olarak; kazara
- SİYANOJEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca cyanogéne
-
[isim, kimya]
Suda çözünebilen, 1,8 yoğunluğunda olan, -21 0C'de sıvılaşan zehirli, keskin kokulu, renksiz bir gaz (simgesi Cy)
-
[isim, kimya]
Suda çözünebilen, 1,8 yoğunluğunda olan, -21 0C'de sıvılaşan zehirli, keskin kokulu, renksiz bir gaz (simgesi Cy)
- KUDRETTEN
-
-
[zarf]
Bakınız yaradılıştan
- "Kirpikleri kudretten sürmelidir."
-
[zarf]
Bakınız yaradılıştan
- GARDIFREN
-
Kelime Kökeni: Fransızca garde-frein
-
[isim]
Trenlerde vagon frenlerini işleten kimse
-
[isim]
Trenlerde vagon frenlerini işleten kimse
- KİMLERDEN
-
-
“hangi aileden, kimlerin sülalesinden?” anlamında kullanılan bir söz
-
“hangi aileden, kimlerin sülalesinden?” anlamında kullanılan bir söz
- TAAMMÜDEN
-
Kelime Kökeni: Arapça taʿammuden
-
[hukuk]
Bakınız bilerek
- "Bekçi, Kâzım Kuzu’nun, karısı Hanım Kuzu ve Ali Yıldız taraflarından zehirlenerek taammüden öldürüldüğünü tespit ediyordu."
-
[hukuk]
Bakınız bilerek
- KIZILÖREN
-
-
[isim]
Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri
- GERÇEKTEN
-
-
[zarf]
Gerçek olarak; bayağı, cidden, hakikat, hakikaten, harbiden, sahi, sahiden, filhakika, filvaki
- "Hiçbir genç adam, ölümü gerçekten düşünmemiştir."
-
[zarf]
Gerçek olarak; bayağı, cidden, hakikat, hakikaten, harbiden, sahi, sahiden, filhakika, filvaki
- SİYASETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça siyāseten
-
[zarf]
Siyaset bakımından, siyaset açısından
-
[zarf]
Siyaset bakımından, siyaset açısından
- TEKNİSYEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca technicien
-
[isim]
Bakınız teknikçi
- "Bir memlekete ilim ve teknik, ancak hakiki ilim adamları ve teknisyenler ile girer."
-
[isim]
Bakınız teknikçi