Sonunda en olan 8 harfli 169 kelime var. EN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde en olan kelimeler listesine ya da başında en olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

En Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E N

2 Harfli Kelimeler

EN, NE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

LEVANTEN

Kelime Kökeni: Fransızca levantin

  1. [isim] Özellikle Tanzimat sonrasında büyük liman kentlerinde yoğunlaşan ve ticaretle uğraşan Hristiyanlara verilen ad; tatlısu Frengi
  2. [sıfat] Avrupalı gibi görünmeye özenen, züppe tavırlı
    • "Orada levanten yaşamasından izlenimler edinerek öykülerine özgün bir atmosfer sağlar." (Selim İleri)
  3. [sıfat] Bu tavra özgü olan
    • "Beyoğlu'nun dar, soğuk ve levanten bir salonu..." (Ömer Seyfettin)
TEDRİCEN

Kelime Kökeni: Arapça tedrīcen

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız gittikçe
  2. Bakınız derece derece
KERPETEN

Kelime Kökeni: Arapça kelbetān

  1. [isim] Çivi sökmeye veya diş çekmeye yarayan, hareketli bir eksen çevresinde çapraz iki parçadan oluşmuş, kıskaç biçimindeki araç
MAHSUSEN

Kelime Kökeni: Arapça maḫṣūṣen

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız özellikle
TAHMİNEN

Kelime Kökeni: Arapça taḫmīnen

  1. [zarf] Yaklaşık olarak; kararlama
MOTOTREN

Kelime Kökeni: Fransızca mototrain

  1. [isim] Bakınız motorlu tren
SEYYANEN

Kelime Kökeni: Arapça siyyānen

  1. [zarf] Eşit olarak
    • "... en kötü kanun bile seyyanen tatbik edilirse cemiyete ve vatandaşlara o kadar büyük huzursuzluk vermez." (Mehmet Turgut)
KOMEDYEN

Kelime Kökeni: Fransızca comédien

  1. [isim] Güldürü oyuncusu; komedyacı
    • "Babası büyük sahne üstadı, eşsiz komedyen Fehim Efendi idi." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. [sıfat, mecaz] Sözleri, davranışları yalan ve yapmacık olan (kimse)
ARTEZYEN

Kelime Kökeni: Fransızca artésien

  1. [isim] Burgu ile delinerek açılan ve suyu yükseğe fışkırtan kuyu; artezyen kuyusu
    • "Belediyenin artezyen suyu hakkındaki bu ısrarı hiç de doğru değildi." (Metin Özata)
FONDÖTEN

Kelime Kökeni: Fransızca fond de teint

  1. [isim] Pürüzsüz göstermek veya renk vermek için cilde sürülen, yarı sıvı veya boyalı krem; düzgün
BİRLEŞEN

  1. [sıfat, matematik] Birbirini kesen, bir noktada kesişen (doğru, yay)
BELLETEN

  1. [isim] Bilim kurumlarının çalışmaları ile ilgili yazı ve haberlerin yayımlandığı dergi
PİROKSEN

Kelime Kökeni: Fransızca pyroxène

  1. [isim, jeoloji] Doğal kalsiyum, magnezyum ve demir silikatlarına verilen ad
MUKANNEN

Kelime Kökeni: Arapça muḳannen

  1. [sıfat, eskimiş] Belli, belirli, kesinleşmiş, şaşmaz
    • "Kız, en küçük zamandan beri her sabah büyükbabasına mukannen olan buse borcunu bilir ve pek hoş bir eda ile tediye ederdi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Kanun durumuna gelmiş, kanunlaşmış
NALDÖKEN

  1. [isim, mecaz] Taşlı, çakıllı yol
BENZEŞEN

  1. [isim, dil bilgisi] Ünlü veya ünsüz benzeşmelerinde, etki altında kalan ünlü veya ünsüz: Sütçü (süt-çü), ekmekten (ekmek-ten), odalardan (oda-lar-dan) kelimelerinde bulunan -çü, -ten, -dan eklerindeki ünsüz veya ünlüler gibi
MAĞRUREN

Kelime Kökeni: Arapça maġrūren

  1. [zarf] Affınıza sığınarak, güvenerek, itimat ederek
TRAMPLEN

Kelime Kökeni: Fransızca tremplin

  1. [isim] Yüzme sporunda, suya yüksekten atlamada kullanılan bir ucu sabit, öteki ucu esneyen sıçrama tahtası
  2. Kayakta, atlamayı yapan sporcuya gerekli hızı sağlayan, özel olarak düzenlenmiş eğik alan
PLİYOSEN

Kelime Kökeni: Fransızca pliocène

  1. [isim, jeoloji] Üçüncü Çağ’ın kutup buzullarının büyüdüğü, Güney ve Kuzey Amerika’nın arasında kara köprüsünün kurulduğu en son bölümü
  2. [sıfat] Bu zamanla ilgili
BİTİŞKEN

  1. [sıfat, dil bilgisi] Bitişme özelliği olan; eklemeli, iltisaki
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü