Sonunda en olan 8 harfli 169 kelime var. EN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde en olan kelimeler listesine ya da başında en olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
En Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EN, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- LEVANTEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca levantin
-
[isim]
Özellikle Tanzimat sonrasında büyük liman kentlerinde yoğunlaşan ve ticaretle uğraşan Hristiyanlara verilen ad; tatlısu Frengi
-
[sıfat]
Avrupalı gibi görünmeye özenen, züppe tavırlı
- "Orada levanten yaşamasından izlenimler edinerek öykülerine özgün bir atmosfer sağlar."
-
[sıfat]
Bu tavra özgü olan
- "Beyoğlu'nun dar, soğuk ve levanten bir salonu..."
-
[isim]
Özellikle Tanzimat sonrasında büyük liman kentlerinde yoğunlaşan ve ticaretle uğraşan Hristiyanlara verilen ad; tatlısu Frengi
- TEDRİCEN
-
Kelime Kökeni: Arapça tedrīcen
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız gittikçe
-
Bakınız derece derece
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız gittikçe
- KERPETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça kelbetān
-
[isim]
Çivi sökmeye veya diş çekmeye yarayan, hareketli bir eksen çevresinde çapraz iki parçadan oluşmuş, kıskaç biçimindeki araç
-
[isim]
Çivi sökmeye veya diş çekmeye yarayan, hareketli bir eksen çevresinde çapraz iki parçadan oluşmuş, kıskaç biçimindeki araç
- MAHSUSEN
-
Kelime Kökeni: Arapça maḫṣūṣen
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız özellikle
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız özellikle
- TAHMİNEN
-
Kelime Kökeni: Arapça taḫmīnen
-
[zarf]
Yaklaşık olarak; kararlama
-
[zarf]
Yaklaşık olarak; kararlama
- MOTOTREN
-
Kelime Kökeni: Fransızca mototrain
-
[isim]
Bakınız motorlu tren
-
[isim]
Bakınız motorlu tren
- SEYYANEN
-
Kelime Kökeni: Arapça siyyānen
-
[zarf]
Eşit olarak
- "... en kötü kanun bile seyyanen tatbik edilirse cemiyete ve vatandaşlara o kadar büyük huzursuzluk vermez."
-
[zarf]
Eşit olarak
- KOMEDYEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca comédien
-
[isim]
Güldürü oyuncusu; komedyacı
- "Babası büyük sahne üstadı, eşsiz komedyen Fehim Efendi idi."
-
[sıfat, mecaz]
Sözleri, davranışları yalan ve yapmacık olan (kimse)
-
[isim]
Güldürü oyuncusu; komedyacı
- ARTEZYEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca artésien
-
[isim]
Burgu ile delinerek açılan ve suyu yükseğe fışkırtan kuyu; artezyen kuyusu
- "Belediyenin artezyen suyu hakkındaki bu ısrarı hiç de doğru değildi."
-
[isim]
Burgu ile delinerek açılan ve suyu yükseğe fışkırtan kuyu; artezyen kuyusu
- FONDÖTEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca fond de teint
-
[isim]
Pürüzsüz göstermek veya renk vermek için cilde sürülen, yarı sıvı veya boyalı krem; düzgün
-
[isim]
Pürüzsüz göstermek veya renk vermek için cilde sürülen, yarı sıvı veya boyalı krem; düzgün
- BİRLEŞEN
-
-
[sıfat, matematik]
Birbirini kesen, bir noktada kesişen (doğru, yay)
-
[sıfat, matematik]
Birbirini kesen, bir noktada kesişen (doğru, yay)
- BELLETEN
-
-
[isim]
Bilim kurumlarının çalışmaları ile ilgili yazı ve haberlerin yayımlandığı dergi
-
[isim]
Bilim kurumlarının çalışmaları ile ilgili yazı ve haberlerin yayımlandığı dergi
- PİROKSEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca pyroxène
-
[isim, jeoloji]
Doğal kalsiyum, magnezyum ve demir silikatlarına verilen ad
-
[isim, jeoloji]
Doğal kalsiyum, magnezyum ve demir silikatlarına verilen ad
- MUKANNEN
-
Kelime Kökeni: Arapça muḳannen
-
[sıfat, eskimiş]
Belli, belirli, kesinleşmiş, şaşmaz
- "Kız, en küçük zamandan beri her sabah büyükbabasına mukannen olan buse borcunu bilir ve pek hoş bir eda ile tediye ederdi."
-
Kanun durumuna gelmiş, kanunlaşmış
-
[sıfat, eskimiş]
Belli, belirli, kesinleşmiş, şaşmaz
- NALDÖKEN
-
-
[isim, mecaz]
Taşlı, çakıllı yol
-
[isim, mecaz]
Taşlı, çakıllı yol
- BENZEŞEN
-
-
[isim, dil bilgisi]
Ünlü veya ünsüz benzeşmelerinde, etki altında kalan ünlü veya ünsüz: Sütçü (süt-çü), ekmekten (ekmek-ten), odalardan (oda-lar-dan) kelimelerinde bulunan -çü, -ten, -dan eklerindeki ünsüz veya ünlüler gibi
-
[isim, dil bilgisi]
Ünlü veya ünsüz benzeşmelerinde, etki altında kalan ünlü veya ünsüz: Sütçü (süt-çü), ekmekten (ekmek-ten), odalardan (oda-lar-dan) kelimelerinde bulunan -çü, -ten, -dan eklerindeki ünsüz veya ünlüler gibi
- MAĞRUREN
-
Kelime Kökeni: Arapça maġrūren
-
[zarf]
Affınıza sığınarak, güvenerek, itimat ederek
-
[zarf]
Affınıza sığınarak, güvenerek, itimat ederek
- TRAMPLEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca tremplin
-
[isim]
Yüzme sporunda, suya yüksekten atlamada kullanılan bir ucu sabit, öteki ucu esneyen sıçrama tahtası
-
Kayakta, atlamayı yapan sporcuya gerekli hızı sağlayan, özel olarak düzenlenmiş eğik alan
-
[isim]
Yüzme sporunda, suya yüksekten atlamada kullanılan bir ucu sabit, öteki ucu esneyen sıçrama tahtası
- PLİYOSEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca pliocène
-
[isim, jeoloji]
Üçüncü Çağ’ın kutup buzullarının büyüdüğü, Güney ve Kuzey Amerika’nın arasında kara köprüsünün kurulduğu en son bölümü
-
[sıfat]
Bu zamanla ilgili
-
[isim, jeoloji]
Üçüncü Çağ’ın kutup buzullarının büyüdüğü, Güney ve Kuzey Amerika’nın arasında kara köprüsünün kurulduğu en son bölümü
- BİTİŞKEN
-
-
[sıfat, dil bilgisi]
Bitişme özelliği olan; eklemeli, iltisaki
-
[sıfat, dil bilgisi]
Bitişme özelliği olan; eklemeli, iltisaki