Sonunda en olan 7 harfli 135 kelime var. EN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde en olan kelimeler listesine ya da başında en olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
En Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EN, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ANTİJEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca antigène
-
[isim, biyoloji]
Vücuda girdiğinde bağışıklık sistemi tarafından antikor üretimine yol açan bakteri, virüs, parazit vb. protein yapısında madde
-
[isim, biyoloji]
Vücuda girdiğinde bağışıklık sistemi tarafından antikor üretimine yol açan bakteri, virüs, parazit vb. protein yapısında madde
- ALPEREN
-
-
[isim]
Eski Türklerde hem cesur, savaşçı hem de bir tarikata girmiş, onun kurallarına ve törelerine bağlı kimse
-
[isim]
Eski Türklerde hem cesur, savaşçı hem de bir tarikata girmiş, onun kurallarına ve törelerine bağlı kimse
- PÜRİTEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca puritain
-
[sıfat]
Kutsal kitapları yeniden ve değişik bir anlayışla okumaya özen gösteren
- "Ben Avrupa'nın püriten papazlarıyla rekabet eden ruhiyat büyücülerinden değilim."
-
[sıfat]
Kutsal kitapları yeniden ve değişik bir anlayışla okumaya özen gösteren
- YENİDEN
-
-
[zarf]
Bakınız yeni baştan
- "Onu sanki yeniden yaşatan sesinizle okur musunuz?"
-
[zarf]
Bakınız yeni baştan
- EZİLGEN
-
-
[sıfat]
Kolayca ezilip toz durumuna gelen
-
[sıfat]
Kolayca ezilip toz durumuna gelen
- TEKİDEN
-
Kelime Kökeni: Arapça te'kīden
-
[zarf, eskimiş]
Tekit ederek, tekit yoluyla, üsteleyerek, yineleyerek
-
[zarf, eskimiş]
Tekit ederek, tekit yoluyla, üsteleyerek, yineleyerek
- GÜLEĞEN
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Güler yüzlü, çok gülen (kimse)
-
[sıfat, ağızlardan]
Güler yüzlü, çok gülen (kimse)
- TERİLEN
-
Kelime Kökeni: İngilizce terylene
-
[isim]
Yapay polyester lifleri veya ipliği; tergal
-
[sıfat]
Bu liften veya iplikten yapılan
-
[isim]
Yapay polyester lifleri veya ipliği; tergal
- YEMİŞEN
-
-
[isim, bitki bilimi]
Gülgillerden, meyvesi elmaya benzeyen, yaprakları kısa saplı, yumurtamsı biçimde ve kenarları dişli olan, dikenli bir bitki
-
[isim, bitki bilimi]
Gülgillerden, meyvesi elmaya benzeyen, yaprakları kısa saplı, yumurtamsı biçimde ve kenarları dişli olan, dikenli bir bitki
- AHLAKEN
-
Kelime Kökeni: Arapça aḫlāḳen
-
[zarf]
Bakınız ahlakça
- "Zavallı vatanım Abdalya, sen ahlaken bu kadar düşecek mi idin?"
-
[zarf]
Bakınız ahlakça
- İSLOVEN
-
-
[isim]
Bakınız Sloven
-
[isim]
Bakınız Sloven
- SÜLÜĞEN
-
-
[isim]
Erimiş kurşunun, bir hava akımında yükseltgenmesiyle üretilen, çok yoğun ve zehirli, pas önleyici astar boyaların hazırlanmasında kullanılan kırmızı boya
-
[isim]
Erimiş kurşunun, bir hava akımında yükseltgenmesiyle üretilen, çok yoğun ve zehirli, pas önleyici astar boyaların hazırlanmasında kullanılan kırmızı boya
- ESKİDEN
-
-
[zarf]
Geçmiş zamanlarda, geçmiş çağlarda; geçmişte, zamanında, evveli, mukaddema
- "Aynı şeyi eskiden de görmemiş miydim?"
-
[zarf]
Geçmiş zamanlarda, geçmiş çağlarda; geçmişte, zamanında, evveli, mukaddema
- USULDEN
-
-
[zarf, hukuk]
Usule dayalı olarak
- "Sadrazamın huzuruna silahla çıkılması usulden olmadığı hâlde Kaptan Paşa silahlarını bırakmasını isteyen bostancıbaşıyı tersledi."
-
Bakınız öylesine
- "Yakından bakabilir miyim? diye şöyle bir usulden sorduktan sonra ayağa kalkıyorum."
-
[zarf, hukuk]
Usule dayalı olarak
- TÜRKMEN
-
-
[isim]
Oğuz soyundan gelen Türk topluluğu
- "Oğuzların, Türkmenlerin yirmi dört boyunun hemen hemen tamamı buraya geldi."
-
Türkmenistan ile Irak ve Suriye’de yaşayan Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
- "Irak’taki Türkmen halkı sabırlı bir şekilde yeni anayasadaki yasal haklarını görmek için bekledi."
-
Bakınız Yörük
- "Türkmenlerden yerleşik hayata geçip ziraat ile meşgul olanlar ‘Türk’ diye isimlendiriliyordu. Böylece Türkmen adı, Anadolu’da konargöçerlik ile eş anlamlı olarak kullanılıyordu."
-
[isim]
Oğuz soyundan gelen Türk topluluğu
- SALİMEN
-
Kelime Kökeni: Arapça sālimen
-
[zarf]
Sağ ve esen olarak, hiçbir kötü durumla karşılaşmadan
- "Canını kurtarıp salimen bugünlere ulaşabildiği için kendisini şanslı sayardı."
-
[zarf]
Sağ ve esen olarak, hiçbir kötü durumla karşılaşmadan
- ÜŞENGEN
-
-
[sıfat]
Bakınız üşengeç
- "Eniştem de üşengen bir adamdır, rahatı kaçar diye üstüne düşmedi."
-
[sıfat]
Bakınız üşengeç
- ÖZVEREN
-
-
[sıfat]
Bakınız özverili
-
[sıfat]
Bakınız özverili
- HALOJEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca halogène
-
[isim, kimya]
Madenlerle birleştiğinde tuz verebilen flor, klor, brom ve iyot elementleri
-
[isim, kimya]
Madenlerle birleştiğinde tuz verebilen flor, klor, brom ve iyot elementleri
- HOMOJEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca homogène
-
[sıfat]
Bakınız bağdaşık
- "Bilindiği üzere insan homojen yapıya sahip bir canlı değildir."
-
[matematik]
Bütün terimleri aynı derecede olan (çok terimli)
-
[sıfat]
Bakınız bağdaşık