Sonunda emek olan 9 harfli 121 kelime var. EMEK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde emek olan kelimeler listesine ya da başında emek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E E K M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
EKME, EMEK, KEME, MEKE
3 Harfli Kelimeler
EKE, KEM
2 Harfli Kelimeler
EK, EM, KE, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÜDELEMEK
-
-
[-i]
Ardına düşmek, kovalamak, sürmek
-
[-i]
Ardına düşmek, kovalamak, sürmek
- GERİLEMEK
-
-
[nsz]
Geri çekilmek, geriye çekilmek
- "Dürdane gerileyip baktı, kurnaz bir kahkaha ile göğsü oynadı." (Mahmut Yesari)
-
Daha aşağı bir dereceye düşmek
-
Hastalık, gelişmeksizin yok olmaya yüz tutmak
-
Bir tepki karşısında katı sayılan bir tutumdan vazgeçmek
-
[nsz]
Geri çekilmek, geriye çekilmek
- KEKELEMEK
-
-
[nsz]
Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak ve keserek konuşmak
-
Ne söyleyeceğini şaşırıp kelimeleri birbirine karıştırmak
- "Bir şey söylemek istedim, bulamadım, kekeliyordum." (Refik Halit Karay)
-
[nsz]
Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak ve keserek konuşmak
- GÜDÜLEMEK
-
-
[-i]
Amaçlanan davranışa yönelirken bireye güç vermek, hedefe yoğunlaştırmak
-
[-i]
Amaçlanan davranışa yönelirken bireye güç vermek, hedefe yoğunlaştırmak
- EVETLEMEK
-
-
[-i]
Evet demek, onaylamak
-
[-i]
Evet demek, onaylamak
- KARELEMEK
-
-
[-i]
Karelere ayırmak
-
Bir resmi büyütme veya küçültme işleminden sonra asıl örneğin oranlarını kopyasında da elde etmek için bir resmi eşit sayıda karelere ayırmak
-
[-i]
Karelere ayırmak
- ÖKSELEMEK
-
-
[-i]
Ökse ile yakalamak
-
[-i]
Ökse ile yakalamak
- ÇİTİLEMEK
-
-
[-i]
Kirini çıkarmak için çamaşırın iki yanını birbirine sürtmek
- "Gel beni çitile, bana vur tokuç." (Behçet Kemal Çağlar)
-
[-i]
Kirini çıkarmak için çamaşırın iki yanını birbirine sürtmek
- FLİTLEMEK
-
-
[-i]
Flit vb. kullanarak bir yere ilaç püskürtmek
-
[-i]
Flit vb. kullanarak bir yere ilaç püskürtmek
- KÜMELEMEK
-
-
[-i]
Küme durumuna getirmek, yığmak, biriktirmek
-
[-i]
Küme durumuna getirmek, yığmak, biriktirmek
- ÖNCELEMEK
-
-
[-i]
Bir şeyi önceden yapmak, geri bırakmamak, öne almak, takdim etmek
-
Tanıtmak, yönlendirmek amacıyla överek öne çıkarmak, lanse etmek
-
[-i]
Bir şeyi önceden yapmak, geri bırakmamak, öne almak, takdim etmek
- ÖRGÜLEMEK
-
-
[-i]
Örgü durumuna getirmek
-
Düzenlemek
-
[-i]
Örgü durumuna getirmek
- HARFLEMEK
-
-
[-i]
Harf harf söylemek
-
[-i]
Harf harf söylemek
- DÖRTLEMEK
-
-
[-i]
Bir şeyin sayısını dörde çıkarmak
-
[-i]
Bir şeyin sayısını dörde çıkarmak
- İÇERLEMEK
-
-
[-e]
İçin için öfkelenmek
- "Ufak çocukların cigara yakmak için yanaşmalarına içerlemişimdir." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Kırılmak, alınmak
-
[-e]
İçin için öfkelenmek
- TERSLEMEK
-
-
[-i]
Bir kimseye gönül kırıcı, sert söz söylemek veya gönül kırıcı davranmak, azarlamak
- "Kaç defa tersledim, yine uslanmadı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[-i]
Bir kimseye gönül kırıcı, sert söz söylemek veya gönül kırıcı davranmak, azarlamak
- NÖTRLEMEK
-
-
[-i]
Asit veya alkali tepkisi gösteren bir eriyiği alkali veya asit katarak nötr duruma getirmek
-
[-i]
Asit veya alkali tepkisi gösteren bir eriyiği alkali veya asit katarak nötr duruma getirmek
- ETKİLEMEK
-
-
[-i]
Etkiye uğratmak, tesir etmek
- "Toplumu etkileyen olaylara herkes kendi yorumunu katıyor." (Necati Cumalı)
-
Karşısındaki kişiyi kendi duygu ve istekleri doğrultusuna yöneltmek
-
[-i]
Etkiye uğratmak, tesir etmek
- ÇİVİLEMEK
-
-
[-i]
Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak, mıhlamak
-
Aynı noktaya sürekli olarak bakmak
- "Duvara sırtını verip çömeldi. Gözünü hamamcının geleceği yola çiviledi." (Abbas Sayar )
-
[-i]
Vurmak, öldürmek
-
[-e]
Olduğu yerde hareketsiz bırakmak
- "Maçın sonuna kadar sanki koltuğuna çivilemişler, hiç kımıldamıyor." (Atilla İlhan)
-
Sabitleştirmek, kesin olarak yerleştirmek
- "Adamı dışarıya çekerken bir cümleyi zihnine çiviler gibi yerleştirdi." (Aka Gündüz)
-
[-i]
Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak, mıhlamak
- EŞİTLEMEK
-
-
[-i]
Eşit duruma getirmek
-
[-i]
Eşit duruma getirmek