Sonunda emek olan 9 harfli 121 kelime var. EMEK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde emek olan kelimeler listesine ya da başında emek olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Emek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E E K M

4 Harfli Kelimeler

EKME, EMEK, KEME, MEKE

3 Harfli Kelimeler

EKE, KEM

2 Harfli Kelimeler

EK, EM, KE, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

REZELEMEK

  1. [-i] Reze ile kapamak
    • "Cebinden çıkardığı yassı uçlu bir demiri söve ile çerçevenin arasına sokarak camı da yukarı sürdü ve rezeledi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
EYERLEMEK

  1. [-i] Eyeri atın sırtına koyup bağlamak, eyer vurmak
ÖYKÜLEMEK

  1. [-i] Bir olay dizisini anlatmak
    • "Otobüsle gelirken yol boyu dedemin yeni yeni kahramanlıklarını öyküledim." (Muzaffer İzgü)
TESTLEMEK

  1. [-i] Test yapmak, teste tabi tutmak
ÇİFTLEMEK

  1. [-i] Çift duruma getirmek; ikilemek
    • "... ama Çinko yirmi senede zor çiftledi o öküzleri." (Mahmut Makal)
  2. Dişi ile erkeği bir araya getirmek
ÇİTİLEMEK

  1. [-i] Kirini çıkarmak için çamaşırın iki yanını birbirine sürtmek
    • "Gel beni çitile, bana vur tokaç." (Behçet Kemal Çağlar)
İFİLDEMEK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Hafifçe titremek
  2. Bakınız ürpermek
BEZELEMEK

  1. [-i, ağızlardan] Hamur topağı yapmak
DEŞELEMEK

  1. [-i] Güçlü bir biçimde deşmek, karıştırmak
    • "Yaban domuzları tarlayı deşelemişler."
  2. [mecaz] Bakınız araştırmak
    • "Bu, biraz da ihtiyarı deşelemek, o profesör hakkında bildiklerini söyletmek içindi." (Tarık Buğra)
İNİLDEMEK

  1. [nesnesiz] Bakınız inlemek
    • "Saat acı bir sesle çınladı ve inildedi / Ve benim boynu bükük ömrüm kaldı yarına" (Halit Fahri Ozansoy)
KARELEMEK

  1. [-i] Karelere ayırmak
  2. Bir resmi büyütme veya küçültme işleminden sonra asıl örneğin oranlarını kopyasında da elde etmek için bir resmi eşit sayıda karelere ayırmak
ŞİŞELEMEK

  1. [-i] Şişeye doldurmak
SOBELEMEK

  1. [-i] Daha önce kararlaştırılmış yere ebeden önce ulaşıldığını “sobe” diyerek bildirmek
  2. [mecaz] Bakınız yakalamak
DENKLEMEK

  1. [-i] Denk duruma getirmek
    • "Emri alır almaz yatağı, yorganı, bakırı, çamaşırı denkledi." (Etem İzzet Benice)
NÖTRLEMEK

  1. [-i, kimya] Asit veya alkali tepkisi gösteren bir eriyiği alkali veya asit katarak nötr duruma getirmek
İLERLEMEK

  1. [nesnesiz] Bulunduğu yerden daha ileriye gitmek, yol almak
    • "Vapur durmadan düdük çalarak ilerliyordu." (Halide Edip Adıvar)
  2. Vakit geçmek
    • "Mevsimin ilerlemiş olmasına karşın hâlâ direnen bir iki gelincik ve papatya..." (Oktay Rifat)
  3. Daha güçlü, daha etkili duruma gelmek
    • "Ahbaplık ilerledi. Hastalık ilerledi."
  4. Daha iyi, daha yüksek bir düzeye, aşamaya erişmek, gelişmek; terakki etmek
    • "Tercüme ilerledikçe tuhaflıklar insanı rahatsız etmeye başlıyor." (Cemil Meriç)
EVRELEMEK

  1. [-i] Evrelere ayırmak
KEÇELEMEK

  1. [-i] Bir nesneye keçe geçirmek
  2. Metal bir yüzeyi keçeyle parlatmak
GEVELEMEK

  1. [-i] Bir şeyi çiğnemeden ağız içinde evirip çevirmek
    • "Kirli suratlı üç çocuk, ellerindeki birer dilim ekmeği geveleyip duruyorlar." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. [mecaz] Bir sözü tam olarak ve açıkça söylememek
    • "Nâzım’ın şiiri hakkında ne düşündüğünü sorduğum zaman düşüncesini belirtmek istemediğini anladım, sözü ağzında geveledi." (Fethi Naci)
ÇİVİLEMEK

  1. [-e, -i] Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak; mıhlamak
  2. [mecaz] Aynı noktaya sürekli olarak bakmak
    • "Duvara sırtını verip çömeldi. Gözünü hamamcının geleceği yola çiviledi." (Abbas Sayar)
  3. [-i, mecaz] Bir kişiyi öldürmek
  4. [-e, mecaz] Olduğu yerde hareketsiz bırakmak
    • "Maçın sonuna kadar sanki koltuğuna çivilemişler, hiç kımıldamıyor." (Attilâ İlhan)
  5. [mecaz] Sabitleştirmek, kesin olarak yerleştirmek
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü