Sonunda emek olan 9 harfli 121 kelime var. EMEK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde emek olan kelimeler listesine ya da başında emek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E E K M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
EKME, EMEK, KEME, MEKE
3 Harfli Kelimeler
EKE, KEM
2 Harfli Kelimeler
EK, EM, KE, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İĞNELEMEK
-
-
İğne ile tutturmak
- "Hanım ipek peçesini açmış, çarşafının üzerine iğnelemiş." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[-i]
Üstü kapalı olarak onur kırıcı, üzüntü verici söz söylemek
- "Onlara karşı minnet altında olmaktan doğan bir kızgınlıkla Şinasi'yi her fırsatta iğnelerdi." (Halide Edip Adıvar)
-
İğne ile tutturmak
- PÖRTLEMEK
-
-
[nsz]
Göz, çeşitli sebeplerle açılmak, dışarıya doğru fırlamak
-
Meyve kabuğu yarılıp içi dışarıya doğru çıkmak
-
[nsz]
Göz, çeşitli sebeplerle açılmak, dışarıya doğru fırlamak
- DÖNELEMEK
-
-
[nsz]
Dolaşmak, dolaşıp durmak
-
[nsz]
Dolaşmak, dolaşıp durmak
- İNİLDEMEK
- ...
- ÖNCELEMEK
-
-
[-i]
Bir şeyi önceden yapmak, geri bırakmamak, öne almak, takdim etmek
-
Tanıtmak, yönlendirmek amacıyla överek öne çıkarmak, lanse etmek
-
[-i]
Bir şeyi önceden yapmak, geri bırakmamak, öne almak, takdim etmek
- TEKESEMEK
-
-
[nsz]
Dişi keçi çiftleşmek için teke istemek
-
[nsz]
Dişi keçi çiftleşmek için teke istemek
- KÖŞELEMEK
-
-
[-i]
Köşeye gelecek biçimde koymak
-
[-i]
Köşeye gelecek biçimde koymak
- TANELEMEK
-
-
[-i]
Tanelerini ayırmak
- "Narı tanelemek."
-
[-i]
Tanelerini ayırmak
- ÇİVİLEMEK
-
-
[-i]
Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak, mıhlamak
-
Aynı noktaya sürekli olarak bakmak
- "Duvara sırtını verip çömeldi. Gözünü hamamcının geleceği yola çiviledi." (Abbas Sayar )
-
[-i]
Vurmak, öldürmek
-
[-e]
Olduğu yerde hareketsiz bırakmak
- "Maçın sonuna kadar sanki koltuğuna çivilemişler, hiç kımıldamıyor." (Atilla İlhan)
-
Sabitleştirmek, kesin olarak yerleştirmek
- "Adamı dışarıya çekerken bir cümleyi zihnine çiviler gibi yerleştirdi." (Aka Gündüz)
-
[-i]
Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak, mıhlamak
- FİDELEMEK
-
-
[-i]
Fidan dikmek
-
[-i]
Fidan dikmek
- ETEKLEMEK
-
-
[-i]
Birinin eteğini saygı göstermek amacıyla öpmek veya öper gibi yapmak
- "Sedirin yanına varıp hanımı etekledi." (Ercüment Ekrem Talu)
-
Yaranmaya çalışmak, dalkavukluk etmek
-
[-i]
Birinin eteğini saygı göstermek amacıyla öpmek veya öper gibi yapmak
- TEPELEMEK
-
-
[-i]
Ayakları altında ezmek
-
Bozguna uğratmak, hırpalamak
- "Sen ona ilişirsen ben de seni tepelerim." (Burhan Felek)
-
Kıyasıya dövmek
-
[-i]
Ayakları altında ezmek
- ESENLEMEK
-
-
[-i]
Biriyle karşılaşıldığında, birinin yanına gidildiğinde veya yanından uzaklaşıldığında kendisine sözle veya işaretle bir nezaket gösterisi yapmak, selam vermek, selamlamak
-
Birine esenlik dileyerek ayrılmak, veda etmek
-
[-i]
Biriyle karşılaşıldığında, birinin yanına gidildiğinde veya yanından uzaklaşıldığında kendisine sözle veya işaretle bir nezaket gösterisi yapmak, selam vermek, selamlamak
- GEZELEMEK
-
-
[nsz]
Gezinmek
- "Onun böyle boş saatlerinde içeri dışarı işgüzar işgüzar gezelediğini gören ihtiyarcık ezilir büzülür." (Haldun Taner)
-
Sıkıntılı bir durumda dolaşmak, gezinmek
-
[nsz]
Gezinmek
- SEPİLEMEK
-
-
[-i]
Deri, post vb.ni kullanılabilecek bir duruma getirmek için çeşitli işlemlerden geçirmek, uygulamak, sepi yapmak, tabaklamak
-
[-i]
Deri, post vb.ni kullanılabilecek bir duruma getirmek için çeşitli işlemlerden geçirmek, uygulamak, sepi yapmak, tabaklamak
- KEKELEMEK
-
-
[nsz]
Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak ve keserek konuşmak
-
Ne söyleyeceğini şaşırıp kelimeleri birbirine karıştırmak
- "Bir şey söylemek istedim, bulamadım, kekeliyordum." (Refik Halit Karay)
-
[nsz]
Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak ve keserek konuşmak
- TERSLEMEK
-
-
[-i]
Bir kimseye gönül kırıcı, sert söz söylemek veya gönül kırıcı davranmak, azarlamak
- "Kaç defa tersledim, yine uslanmadı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[-i]
Bir kimseye gönül kırıcı, sert söz söylemek veya gönül kırıcı davranmak, azarlamak
- APRELEMEK
-
-
[-i]
Kumaş veya deriyi cilalamak, perdahlamak
-
[-i]
Kumaş veya deriyi cilalamak, perdahlamak
- ESİNLEMEK
-
-
[-e]
Birine esin duymasını sağlamak, ilham vermek
-
[-e]
Birine esin duymasını sağlamak, ilham vermek
- HECELEMEK
-
-
[-i]
Bir kelimenin hecelerini teker teker söylemek
-
[nsz]
Bir kelimeyi ilk bakışta okuyamayıp heceleri teker teker okumak
- "Kendisine eski bir alfabe kitabı bulmuş, ara sıra heceliyor..." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-i]
Bir kelimenin hecelerini teker teker söylemek