Sonunda emek olan 10 harfli 223 kelime var. EMEK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde emek olan kelimeler listesine ya da başında emek olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Emek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E E K M
4 Harfli Kelimeler
EKME, EMEK, KEME, MEKE
3 Harfli Kelimeler
EKE, KEM
2 Harfli Kelimeler
EK, EM, KE, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÜLÜMSEMEK
-
-
[-e, nesnesiz]
Güler gibi olmak, hafifçe gülmek
- "Hep ona doğru bakar, göz göze geldiklerinde gülümserdi."
-
[-e, nesnesiz]
Güler gibi olmak, hafifçe gülmek
- ÖLÇEKLEMEK
-
-
[-i]
Herhangi bir bütüne ait parametre ve değerleri kullanıcıya daha anlamlı gelecek biçimde düzenlemek
- "Örneğin, bu iki özelliğe 50 değeri atayarak resmi orijinal boyutlarının yarısına ölçeklemiş, yani alan olarak dörtte birine indirgemiş olursunuz."
-
Uzunluk, uzaklık vb. değerlerin gerçek ölçüleri arasındaki oranını koruyup küçülterek göstermek
-
[-i]
Herhangi bir bütüne ait parametre ve değerleri kullanıcıya daha anlamlı gelecek biçimde düzenlemek
- TÜTSÜLEMEK
-
-
[-i]
Türlü amaçlarla bir yeri tütsü dumanıyla doldurmak; tütsü yapmak
-
Et, balık vb. yiyecekleri dumana tutmak
- "Türkler ve Moğollar atın karın yağını tuzladıktan sonra yine atın bağırsaklarına doldurup tütsüleyerek sucuk yaparlardı."
-
[mecaz]
Sarhoş etmek
- "Vehbi Bey daha görünmedi; geldiği zaman sizi tütsüleyerek götürdüğü için kendisine teşekkür ettiğimizi söyleyeceğim!"
-
[-i]
Türlü amaçlarla bir yeri tütsü dumanıyla doldurmak; tütsü yapmak
- KÖPRÜLEMEK
-
-
[-i]
Köprü kurmak
- "Gücü yetse Karasu’yu köprülemez mi?"
-
[-i]
Köprü kurmak
- DÜĞÜMLEMEK
-
-
[-i]
Düğüm yapmak
-
Düğüm yaparak bağlamak
- "Sandalın koltuğunu demir halkaya düğümledi."
-
[-i]
Düğüm yapmak
- GEREKSEMEK
-
-
[-i]
Bir şeyi kendisi için gerek saymak; ihtiyaç duymak, muhtaç olmak
-
[-i]
Bir şeyi kendisi için gerek saymak; ihtiyaç duymak, muhtaç olmak
- SİLKELEMEK
-
-
[-i]
Üstündeki şeyleri düşürmek, kaydırmak için bir şeyi üst üste, birden silkmek
- "Avcı, elinde ipi silkeleyerek hafif, sanki balıklarını ürkütmek istemiyormuş gibi yavaş yavaş ağını çekiyordu."
-
Kuvvetle sarsmak
- "Birini yakasından tutup silkelemek."
-
[mecaz]
Bakınız dövmek
-
[mecaz]
Sarsmak, etkilemek
-
[mecaz]
Yük olan, yük sayılan birinin geçim ve sorumluluğunu üstünden atmak
- "Seni ben değil amma bu çeneyle galiba damadın sokağa silkeleyecek."
-
[-i]
Üstündeki şeyleri düşürmek, kaydırmak için bir şeyi üst üste, birden silkmek
- İSTİFLEMEK
-
-
[-i]
Düzgün bir biçimde üst üste yığmak
-
Stok etmek
-
[-i]
Düzgün bir biçimde üst üste yığmak
- YEDEKLEMEK
-
-
[-i]
Bir şeyin yedeğini sağlamak
-
Yedekte çekmek, yedeğe almak
-
[-i]
Bir şeyin yedeğini sağlamak
- NİKELLEMEK
-
-
[-i]
Nikel ile kaplamak
-
[-i]
Nikel ile kaplamak
- NEFESLEMEK
-
-
[-i]
Nefesini bir şeye yöneltmek, üflemek
-
Okuyup üflemek, nefes etmek
-
[-i]
Nefesini bir şeye yöneltmek, üflemek
- ÖZDEŞLEMEK
-
-
[-i]
Özdeş duruma getirmek
-
[-i]
Özdeş duruma getirmek
- ARŞİVLEMEK
-
-
[-i]
Arşive kaldırmak, arşivde saklamak
- "Önemli, gerekli olanları sekreterim arşivliyor zaten."
-
Arşive kaldırılacak belgeleri tasnif etmek
-
[-i]
Arşive kaldırmak, arşivde saklamak
- ÇİZGİLEMEK
-
-
[-i]
Çizgi çekmek, karikatür çizmek
- "Her gelen karikatürist nüktesini duvara çizgilemiş."
-
[-i]
Çizgi çekmek, karikatür çizmek
- SÜRMELEMEK
-
-
[-i]
Sürmeyi sürüp kapamak
- "İlk iş olarak hemen koştum, oda kapısını sürmeledim."
-
Göze sürme çekmek
-
[-i]
Sürmeyi sürüp kapamak
- BİTÜMLEMEK
-
-
[-i]
Belirli bir kalınlıkta bitüm ile örtmek
-
[-i]
Belirli bir kalınlıkta bitüm ile örtmek
- BADİKLEMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Ördek gibi iki yana sallana sallana yürümek
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Ördek gibi iki yana sallana sallana yürümek
- SÖNÜMLEMEK
-
-
[-i, fizik]
Bir salınım hareketinin genliğini küçültmek, azaltmak; itfa etmek
-
[ticaret]
Bir borcu, her yıl ödenen taksitlerle belli zaman sonra ödemek; itfa etmek
-
[-i, fizik]
Bir salınım hareketinin genliğini küçültmek, azaltmak; itfa etmek
- ÇEKİÇLEMEK
-
-
[-i]
Çekiçle dövmek
- "Demirci Hamza usta, körükledi ateşi, demire su verdi, çekiçledi ve bükülmez, eğilmez, kırılmaz çelikten, pırıl pırıl bir kılıç yaptı."
-
[-i]
Çekiçle dövmek
- MASKELEMEK
-
-
[-i]
Görünmemesini sağlamak, maske ile örtmek
-
Gerçek görünüşünü, niteliğini saklamak
-
Gerçek duygularını gizlemek
-
[-i]
Görünmemesini sağlamak, maske ile örtmek