Sonunda em olan 8 harfli 24 kelime var. EM ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde em olan kelimeler listesine ya da başında em olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Em Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E M

2 Harfli Kelimeler

EM, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

EPİKEREM

Kelime Kökeni: Fransızca épichérème

  1. [isim, mantık] Önertilerinin biri veya her ikisi kanıtıyla birlikte ileri sürülen tasım
    • "Çocuklar büyüklerin işine karışmaz çünkü akılları ermez; sen henüz on yaşında olduğun için çocuksun; şu hâlde benim işime karışma tasımı bir epikeremdir."
MUHTEŞEM

Kelime Kökeni: Arapça muḥteşem

  1. [sıfat] Bakınız görkemli
    • "Ne büyümüş, ne koca göbekli muhteşem bir mahluk olmuştu." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Bakınız büyük
AYİNİCEM

Kelime Kökeni: Farsça āyīn + cemʿ

  1. [isim, eskimiş, din bilimi] Bakınız cem ayini
    • "Yanan Baba için de bir ayinicem yapmaya karar vermiştik." (Niyazi Ahmet Banoğlu)
BAŞHAKEM

Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça ḥakem

  1. [isim, spor] Yarışmayı veya oyunu yöneten hakemlerin başı; başyargıcı
ÖRNEKLEM

  1. [isim, toplum bilimi] Bir araştırmada bütünü anlamak için bütünden seçilen araştırma tekniklerinin uygulanacağı grup
DENGELEM

  1. [isim, ekonomi] Bakınız bilanço
MUHARREM

Kelime Kökeni: Arapça muḥarrem

  1. [isim] Ay takviminin birinci ayı; aşure ayı, matem ayı
NAMAHREM

Kelime Kökeni: Farsça nā + Arapça maḥrem

  1. [sıfat] Evlenmelerinde yasa bakımından sakınca olmayan (kadın ve erkek)
  2. Bakınız yabancı
    • "Doğrusunu isterseniz beni aldatmamıştır ama namahrem karşısında oynamıştır." (Sait Faik Abasıyanık)
CEHENNEM

Kelime Kökeni: Arapça cehennem

  1. [isim, din bilimi] Dinî inanışlara göre, dünyada günah işleyenlerin öldükten sonra ceza görecekleri yer; tamu
    • "Cennet, cehennem, ahiret, ebedî hayat hayallerine bir daha dönmesine imkân yoktu." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [mecaz] Çok sıkıntılı yer
SAĞİSTEM

  1. [isim] Bakınız iyi niyet
MUKADDEM

Kelime Kökeni: Arapça muḳaddem

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız önceki
  2. [isim, mantık] Bakınız öncül
MERİSTEM

Kelime Kökeni: Fransızca méristème

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız sürgen doku
MUKASSEM

Kelime Kökeni: Arapça muḳassem

  1. [sıfat, eskimiş] Ayrılmış, bölünmüş olan
MÜCESSEM

Kelime Kökeni: Arapça mucessem

  1. [sıfat] Cisim durumunda olan
  2. Soyut kavramlar için somut bir varlıkta tam olarak belirmiş olan
SÖZCELEM

  1. [isim, dil bilimi] Sözcelerin belli bir bağlam ve durum içinde gerçekleştirilmesi
PATAKREM

Kelime Kökeni: Fransızca patecrème

  1. [isim] Yüz ve boyundaki bozuklukları ve pürüzleri gideren pudra ile fondöten karışımı bir madde
MÜSELLEM

Kelime Kökeni: Arapça musellem

  1. [sıfat, eskimiş] Doğruluğu tartışılamayacak kadar açık olan, tersi savunulamayan, inkâr edilemeyen
    • "Aksaray'ın kaldırım kabadayısı yetiştirmesi müsellemdir." (Sermet Muhtar Alus)
BENİADEM

Kelime Kökeni: Arapça benī + ādem

  1. [isim, eskimiş] Bakınız insan
MUHTEREM

Kelime Kökeni: Arapça muḥterem

  1. [sıfat] Bakınız saygıdeğer
    • "Bendenizle birlikte muhterem okuyucuların hepsi de güler, durur." (Ahmet Rasim)
YÖNEYLEM

  1. [isim] Karmaşık sorunların çözümünde ve incelenmesinde bilimsel ve özellikle matematiksel yöntemlerin uygulanışı
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü