Başında em olan 8 harfli 16 kelime var. Em ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde em olan kelimeler listesine ya da sonu em ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında em bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Em Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E M
2 Harfli Kelimeler
EM, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- EMİRNAME
-
Kelime Kökeni: Arapça emr + Farsça nāme
-
[isim, eskimiş]
Yazılı olan buyruk
- "Kaptanlar böyle bir seyahate çıkmak için bir de emirname istiyorlardı."
-
[isim, eskimiş]
Yazılı olan buyruk
- EMDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Emmesini sağlamak
-
[-e, -i]
Emmesini sağlamak
- EMDİRTME
-
-
[isim]
Emdirtmek işi
-
[isim]
Emdirtmek işi
- EMANETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça emāneten
-
[zarf]
Emanet olarak
-
[zarf]
Emanet olarak
- EMZİKSİZ
-
-
[sıfat]
Emziği olmayan
-
[sıfat]
Emziği olmayan
- EMANETÇİ
-
-
[isim]
Ücret karşılığı eşyayı koruyan kimse
-
[mecaz]
Bir görevi geçici olarak üstlenen
- "Emanetçi parti başkanı."
-
[isim]
Ücret karşılığı eşyayı koruyan kimse
- EMAYLAMA
-
-
[isim]
Emaylamak işi
-
[isim]
Emaylamak işi
- EMEBİLME
-
-
[isim]
Emebilmek işi
-
[isim]
Emebilmek işi
- EMRETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça emr + Türkçe etmek
-
[-e, -i]
Bir şeyin yapılmasını veya yapılmamasını kesin olarak söylemek; buyurmak, emreylemek
- "Bunu böyle istiyorum ve böyle emrediyorum."
-
[-e, -i]
Bir şeyin yapılmasını veya yapılmamasını kesin olarak söylemek; buyurmak, emreylemek
- EMZİRMEK
-
-
[-i]
Kadın veya dişi hayvan, memesindeki sütü yavruya vermek
- "Öğleden sonraları bebeği emzirmek için bir koşu eve gidiyor ve hep o zalimce dokunaklı sahneyle karşılaşıyordu."
-
[-i]
Kadın veya dişi hayvan, memesindeki sütü yavruya vermek
- EMEKLEME
-
-
[isim]
Emeklemek işi
-
[isim]
Emeklemek işi
- EMZİRTME
-
-
[isim]
Emzirtmek işi
-
[isim]
Emzirtmek işi
- EMSALSİZ
-
-
[sıfat]
Eşi benzeri olmayan, bir benzeri daha bulunmayan
- "Yüzünde, bakışlarında, her konuya göre değişen emsalsiz bir ifade kudreti vardı."
-
[sıfat]
Eşi benzeri olmayan, bir benzeri daha bulunmayan
- EMRİVAKİ
-
Kelime Kökeni: Arapça emr + vāḳiʿ
-
[isim]
Bakınız oldubitti
- "Bir emrivaki ile karşılaştığım için kabul edebilmiştim."
-
[isim]
Bakınız oldubitti
- EMİRGAZİ
-
-
[isim]
Konya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Konya iline bağlı ilçelerden biri
- EMARECİK
-
-
[isim]
Ufak belirti
- "Yazışlarda dostluğun içyüzünden bir emarecik bile yok."
-
[isim]
Ufak belirti