Başında em olan 7 harfli 26 kelime var. Em ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde em olan kelimeler listesine ya da sonu em ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında em bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Em Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E M

2 Harfli Kelimeler

EM, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

EMİNÖNÜ

  1. [isim] İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
EMİŞMEK

  1. [nesnesiz] Karşılıklı olarak emmek
    • "Karısı bunları dinledikten sonra köpürür; o ki onunla gönül verip sevişti, bir yastıkta baş koyup emişti." (İsmail Habib Sevük)
  2. [ağızlardan] Koyunlar kuzular tarafından emilmek
  3. Birbirine iyice karışmak, birleşmek
    • "Bir avuç çiçeği zeytinyağında bir iki hafta bekletin ve güneşte emişmeye bırakın. Emiştikten sonra temiz bir şişeye süzersiniz." (Selim İleri)
  4. İki ayrı çocuk aynı kadını emmek, süt kardeş olmak
EMPİRME

Kelime Kökeni: Fransızca imprimé

  1. [isim] Değişik renkte boya kullanılarak kumaş üzerine desen ve zemin basma işlemi; emprime
  2. [sıfat] Bu işleme uğratılan (pamuklu, sentetik vb. kumaş); emprime
EMMİLİK

  1. [isim] Bakınız amcalık
    • "Ben senin emmin değil miydim? He ya! Öyle idin ama düşündüm taşındım, emmiliği uygun bulmadım." (Bekir Büyükarkın)
EMİSYON

Kelime Kökeni: Fransızca émission

  1. [isim] Bakınız çıkarma
  2. [ekonomi] Bakınız sürüm
EMİLMEK

  1. [nesnesiz] Emme işine konu olmak
EMEKSİZ

  1. [sıfat] Emek harcanmadan elde edilen
EMİRCİK

  1. [isim, hayvan bilimi] Bakınız yalıçapkını
EMBRİYO

Kelime Kökeni: Fransızca embryon

  1. [isim, anatomi] Bakınız oğulcuk
EMNİYET

Kelime Kökeni: Arapça emniyyet

  1. [isim] Bakınız güvenlik
    • "Kendi vatandaşlarının ırz, mal, can emniyeti hakkında teminat istiyorlar." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. Bakınız güven
    • "Paris'teki hemşehriler bana büyük bir sevgi ve emniyetle kucaklarını açmışlardı." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Polis işleri
  4. Güvenlik işlerinin yürütüldüğü yer
    • "Emniyet müdürlüğü."
  5. Bir araçta güven sağlayıcı parça
EMPRİME

Kelime Kökeni: Fransızca imprimé

  1. [isim] Değişik renkte boya kullanılarak kumaş üzerine desen ve zemin basma işlemi
  2. [sıfat] Bu işleme uğratılan (ipekli, yünlü vb. kumaş)
EMBESİL

Kelime Kökeni: Fransızca imbécile

  1. [sıfat] Zekâ ve düşünceden tamamen yoksun olan
EMZİRME

  1. [isim] Emzirmek işi
EMZİKLİ

  1. [sıfat] Emziği olan
  2. Çocuğunu emziren (kadın)
    • "Vapuru dolduran emzikli annelerin yüzlerine dikkatle bakarak saadetlerine imrendi." (Peyami Safa)
EMİRLİK

  1. [isim] Bakınız beylik
EMEKTAR

Kelime Kökeni: Türkçe emek + Farsça -dār

  1. [sıfat] Bir görevde uzun süre kalıp o işe emeği geçmiş olan (kimse)
    • "Ertesi sabah bahçede gezinirken Mehmet, emektar azaplarından birini gördü." (Emine Işınsu)
  2. [mecaz] Çok kullanılmış, eskimiş
    • "Emektar makinenin tozlarını silip masaya yerleşmeye karar verdim." (Çetin Altan)
EMRİHAK

Kelime Kökeni: Arapça emr + ḥaḳḳ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ölüm
EMDİRME

  1. [isim] Emdirmek işi
EMRETME

  1. [isim] Emretmek işi; buyurma, emreyleme
EMZİRİŞ

  1. [isim] Emzirmek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü