Başında em olan 6 harfli 11 kelime var. Em ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde em olan kelimeler listesine ya da sonu em ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında em bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Em Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E M
2 Harfli Kelimeler
EM, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- EMEKÇİ
-
-
[isim]
Geçimini beden gücüyle sağlayan kimse
- "Çocukluğundan başlayarak emekçilerle, sokaktakilerle düşüp kalkmıştı."
-
Herhangi bir üretim aracına sahip olmayan, geçimini emeği karşılığında sağlayan işçi; proleter
- "Bildiği veya öğrendiği, asıl çalışmalarını emekçilerin arasında değil, orduda yapmayı sevdikleri idi."
-
[isim]
Geçimini beden gücüyle sağlayan kimse
- EMEKLİ
-
-
[sıfat]
Emek harcanarak elde edilen
-
[isim]
Belirli bir süre çalıştıktan sonra kanunlar gereği işi ile ilgisi kesilerek kendisine aylık bağlanmış olan kimse; mütekait, tekaüt
- "Buraya gelenler hep asker emeklileridir."
-
[sıfat]
Emek harcanarak elde edilen
- EMBOLİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca embolie
-
[isim, tıp]
Bakınız damar tıkanıklığı
-
[isim, tıp]
Bakınız damar tıkanıklığı
- EMARET
-
Kelime Kökeni: Arapça emāret
-
[isim]
Bakınız beylik
-
[isim]
Bakınız beylik
- EMPATİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca empathie
-
[isim, ruh bilimi]
Bakınız duygudaşlık
-
[isim, ruh bilimi]
Bakınız duygudaşlık
- EMİLME
-
-
[isim]
Emilmek işi
-
[isim]
Emilmek işi
- EMANET
-
Kelime Kökeni: Arapça emānet
-
[isim]
Birine geçici olarak bırakılan ve teslim alınan kişice korunması gereken eşya, kimse vb.; inam, vedia
- "Emaneti olanlar burada her vakit bunlarla ilgilenecek bir çırak bulurlar."
-
Bir kimse ile birine gönderilen şey
- "İstanbul'dan getirdiğim emanetinizi akşam benden alınız."
-
Eşyanın ücret karşılığı geçici bir süre bırakıldığı yer
-
[mecaz]
İnsanın canı, ruhu
- "Allah emanetini alsın da kurtulayım."
-
[isim]
Birine geçici olarak bırakılan ve teslim alınan kişice korunması gereken eşya, kimse vb.; inam, vedia
- EMPOZE
-
Kelime Kökeni: Fransızca imposé
-
[sıfat]
"Dayatmak" anlamındaki empoze etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
- "Demokrasi ... bilime, sanata, basına kendi düşüncesini, değer yargısını, zevkini empoze etmeye kalkmama olgunluğu demektir."
-
[sıfat]
"Dayatmak" anlamındaki empoze etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
- EMLEME
-
-
[isim]
Emlemek işi
-
[isim]
Emlemek işi
- EMİLİM
-
-
[isim]
Bir maddenin başka bir madde, doku veya yüzey tarafından içine çekilmesi; emilme
-
[isim]
Bir maddenin başka bir madde, doku veya yüzey tarafından içine çekilmesi; emilme
- EMİŞME
-
-
[isim]
Emişmek işi
-
[isim]
Emişmek işi