Başında em olan 5 harfli 15 kelime var. Em ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde em olan kelimeler listesine ya da sonu em ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında em bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Em Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E M

2 Harfli Kelimeler

EM, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

EMARE

Kelime Kökeni: Arapça emāre

  1. [isim, eskimiş] Bakınız belirti
    • "Fakat hepsinin yüzünde korku ve endişe emarelerini ayan beyan görmüştüm." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
EMCEK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız meme
EMCİK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız meme
EMLAK

Kelime Kökeni: Arapça emlāk

  1. [isim] Ev, arsa, bahçe vb. taşınamayan mal ve mülklerin ortak adı; gayrimenkul
    • "Eline geçen serveti emlaka yatırıyordu." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. [eskimiş] Bakınız yurt
EMMEÇ

  1. [isim, fizik] Bakınız aspiratör
EMRAZ

Kelime Kökeni: Arapça emrāż

  1. [isim, eskimiş] Hastalıklar
EMTİA

Kelime Kökeni: Arapça emtiʿa

  1. [isim, eskimiş, ticaret] Bakınız mal
EMSAL

Kelime Kökeni: Arapça ems̱āl

  1. [isim] Bakınız benzer
    • "Tarihte o ana kadar emsali görülmedik bir ticari kepazelik devri açılmıştı." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. Bakınız yaşıt
  3. Bakınız örnek
  4. [eskimiş, matematik] Bakınız katsayı
EMAYE

Kelime Kökeni: Fransızca émaillé

  1. [sıfat] Üzeri emayla kaplanmış olan
    • "Emaye tencere."
  2. [isim] Fotoğrafçılıkta ışığa karşı hassas malzeme
EMVAL

Kelime Kökeni: Arapça emvāl

  1. [isim, eskimiş] Mallar, para ile alınan şeyler
EMMEK

  1. [-i] Bakınız somurmak
    • "Çanağımdaki köpüklü sütü emer gibi içeceğim." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Tükürük yardımıyla eriterek içine çekmek
    • "Yengemin verdiği karanfili dişlerimle ezip emerek odaya giriyorum." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. [fizik] Bakınız soğurmak
    • "Toprak suyu emdi."
  4. [argo] Uzun süre yararlanmak
EMZİK

  1. [isim] Süt çocuklarını oyalamak için ağızlarına verilen kauçuk meme
    • "Parkta daldılar dedikoduya / Dün kaldıkları yerden devam ettiler / Yavrular da birbirlerine / Emziklerini ikram ettiler" (Arif Nihat Asya)
  2. Beslemek için süt çocuklarına meme yerine emdirilen ağzı kauçuklu süt şişesi; biberon
    • "Hem ağzımdan yaralandığımı, üç gün kapalı dudaklarımın arasından emzikle süt içtiğimi nasıl unutuyormuşum?" (Reşat Nuri Güntekin)
  3. İbrik, çaydanlık, testi vb. kapların, suyu azar azar akıtmaya yarayan içi delik uzantısı; ibik
    • "Çaydanlığın emziği tıkanmış."
  4. [ağızlardan] Bakınız sigara ağızlığı
EMLİK

  1. [isim, ağızlardan] Emme döneminde olan çocuk
    • "Koç yiğidin yanında olur yazısı / Ananın babanın emlik kuzusu" (Halk türküsü)
  2. Zamanından daha geç doğan kuzu veya oğlak
EMOJİ

Kelime Kökeni: Japonca

  1. [isim] Bakınız resimce
EMİCİ

  1. [sıfat, bitki bilimi, hayvan bilimi] Emme özelliği olan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü