Başında em olan 4 harfli 13 kelime var. Em ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde em olan kelimeler listesine ya da sonu em ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında em bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Em Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E M
2 Harfli Kelimeler
EM, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- EMMİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿamm
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız amca
- "Bir kız bana emmi, dedi, n'eyleyim."
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız amca
- EMEÇ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Su ve kara yosunlarının, kökü andıran tutunma organı
-
[isim, bitki bilimi]
Su ve kara yosunlarının, kökü andıran tutunma organı
- EMME
-
-
[isim]
Emmek işi
-
Boruda akan sıvının oluşturduğu çekiş
-
Bir deponun böyle bir çekilme ile doldurulması işlemi
-
[fizik]
Bakınız soğurma
-
[teknik]
Petrol ile ilgili işlemlerde bir akışkanın çekilişi
-
[isim]
Emmek işi
- EMAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca éman
-
[isim]
Radyoaktif cisimlerde ölçü birimi
-
[isim]
Radyoaktif cisimlerde ölçü birimi
- EMİR
-
Kelime Kökeni: Arapça emr
-
[isim]
Belirli bir davranışta bulunmaya zorlayıcı söz; buyruk, buyuru, ferman, irade
-
[mecaz]
Bakınız istek
- "İkide birde dönüp benden bir emrim olup olmadığını soruyordu."
-
[bitki bilimi]
Orta Anadolu'da şarap yapımı için üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli, kısa ve karışık budanan bir tür üzüm
-
[isim]
Belirli bir davranışta bulunmaya zorlayıcı söz; buyruk, buyuru, ferman, irade
- EMİŞ
-
-
[isim]
Emmek işi
- "Çatlaklar sanki yerin dibine kadar iniyordu. Toprağın suyu öyle bir emişi vardı."
-
[isim]
Emmek işi
- EMAY
-
Kelime Kökeni: Fransızca émail
-
[isim]
Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak veya boyamak için kullanılan, saydam veya donuk cama benzeyen cila
-
[isim]
Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak veya boyamak için kullanılan, saydam veya donuk cama benzeyen cila
- EMET
-
-
[isim]
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri
- EMEK
-
-
[isim]
Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü; alın teri
- "Ücret emeğin karşılığıdır."
-
Uzun ve yorucu, özenli çalışma
- "Bir darbe benim bütün o uzun emeklerimi sıfıra indirir."
-
[toplum bilimi]
İnsanın bilinçli olarak belli bir amaca ulaşmak için giriştiği, hem doğal ve toplumsal çerçevesini hem de kendisini değiştiren çalışma süreci
-
[isim]
Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü; alın teri
- EMİK
-
-
[isim, ağızlardan]
Emilmekten çürüyen yer
-
Emme izi
-
İnsan beyni
-
[isim, ağızlardan]
Emilmekten çürüyen yer
- EMEN
-
-
[isim, ağızlardan]
Bağ çubuğu, ağaç veya sebze dikmek için açılan çukur
-
[isim, ağızlardan]
Bağ çubuğu, ağaç veya sebze dikmek için açılan çukur
- EMEL
-
Kelime Kökeni: Arapça emel
-
[isim]
Gerçekleştirilmesi zamana bağlı istek
- "Bu emele vasıl olmak için bütün gayretimi sarf edeceğim, elimden geleni yapacağım."
-
[isim]
Gerçekleştirilmesi zamana bağlı istek
- EMİN
-
Kelime Kökeni: Arapça emīn
-
[sıfat]
Bakınız güvenli
- "Bebesini emin ellere mi bırakmıştı acaba?"
-
Bakınız tehlikesiz
- "Dağlar hiçbir zaman emin değildir."
-
Şüphesi olmayan
- "Pek büyük bir serveti olduğundan emin idiler."
-
[isim, tarih]
Osmanlı Devleti'nde bazı devlet görevlerindeki sorumlu kişi
- "Şehremini."
-
[sıfat]
Bakınız güvenli