Sonunda ek olan 8 harfli 449 kelime var. EK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ek olan kelimeler listesine ya da başında ek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E K Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

EK, KE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BÜRÜMÇEK

  1. [isim] Bürümcük

DENENMEK

  1. [nsz] Deneme işine konu olmak

DİŞLEMEK

  1. [-i] Bir şeyin bir parçasını ısırmak veya koparmak
    • "Bu elmayı kim dişledi?"
  2. Çiğnemek
    • "Ağızlarına attıkları üzüm tanelerini dişleyip ilk yudumları içtikten sonra birbirlerine baktılar." (Tarık Buğra)

EKTİRMEK

  1. [-i] Ekme işini yaptırmak
    • "Üstüne bol zencefil ektirdiğim salep fincanını iki elimle kavradım." (Sait Faik Abasıyanık)

DENİLMEK

  1. [nsz] Ad verilmek
    • "Hıyarlar, o marul denilen yağlı yapraklar da ateş pahasınaydı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Söylenmek, sözü edilmek

İTELEMEK

  1. [-i] Sürekli itmek, arka arkaya itmek, iteklemek
    • "Bu, insanı yanlış yollara itelese de bir çıkış noktası bulunmasına omuz verebilir." (Salâh Birsel)

SÜZÜLMEK

  1. [nsz] Süzme işine konu olmak
    • "Bal süzüldü."
  2. Akmak
    • "Gözlerimden yaşlar süzüldü."
  3. Kuş kanatları gerili olarak görünür bir hareket yapmadan havada ilerlemek
    • "Kuş, gene havada süzülüp daireler çiziyor." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Sessizce ve görünür bir hareket yapmadan ilerlemek
    • "Baktım süzülüp geçti açıktan iki sandal." (Yahya Kemal Beyatlı)
  5. İnsan sessiz, gizlice ve kayıyormuş gibi gitmek
    • "Bir daha vurdum ve cevap alamayınca her zaman yaptığım gibi usulca kapıyı açıp içeri süzüldüm." (Haldun Taner)
  6. Göz baygınlaşmak, mahmurlaşmak
    • "Bu sözleri söylerken mebusun gözleri süzülerek ufalıyordu." (Peyami Safa)
  7. Uyumlu bir biçimde ve salınarak yürümek
    • "Bir tanesinin elinde-muhakkak çalmış olacak- bir şık şemsiye, o günün sosyete hanımlarını taklit ederek kırıtıyor, süzülüyorlardı." (Halide Edip Adıvar)
  8. Yüzüne nazlı bir anlam vermek
  9. Çok zayıflamak
    • "Yedi sekiz gün içinde kızcağız, süzülmüş, solmuş, gözleri çukura kaçmıştı." (Memduh Şevket Esendal)

VADETMEK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [-e] Bir işi yerine getireceğine söz vermek
    • "Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk'ın, / Kim bilir, belki yarın belki yarından da yakın." (Mehmet Akif Ersoy)
  2. [nsz] Davranışıyla, tutumuyla bir işi yapacağı duygusunu uyandırmak, umut vermek
    • "Doktor Hikmet, kendisine pek ciddi bir zevk vadetmiyor." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

HÖPÜRDEK
...
KESİŞMEK

  1. [nsz] Birbirini kesmek
  2. Pazarlıkta, herhangi bir fiyatta anlaşmak
  3. Erkek ve kadın, bakışlarla anlaşmak
  4. Bir nokta veya çizgi üzerinde birbirine kavuşmak

BÜRÜMCEK

  1. [isim] Koza gibi yumaklanmış şey

BEŞLEMEK

  1. [nsz] Bir işi beş kez yapmak
  2. Bir şeyin sayısını beşe çıkarmak

ÇÖKERMEK

  1. [-i] Çökmesini sağlamak

DEDİRMEK

  1. [-i] Demek zorunda bırakmak
  2. Denilmesini sağlamak

EVLENMEK

  1. [nsz] Erkekle kadın, aile kurmak için yasaya uygun olarak birleşmek, izdivaç etmek
    • "Karımla benim, sanki, yeni evlenmiş gibi bir hâlimiz vardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

SÖVÜLMEK

  1. [-e] Sövme işine konu olmak

ÜTÜLEMEK

  1. [-i] Ütü ile buruşukluklarını gidermek
    • "Bir erkek, hizmetçisini sevse ondan daha iyi kimsenin çamaşır ütüleyemeyeceğine inanır." (Refik Halit Karay)
  2. Alevde tüylerini veya kabuğunu yakıp gidermek
    • "Çakmak kıvılcım çıkardı, çıkarmasıyla pof diye gaz parladı ve zaten seyrek olan kirpiklerimi ütüledi." (Burhan Felek)

DERİŞMEK

  1. [nsz] Bir nokta dolayında toplanmak, temerküz etmek
  2. Bir sıvı, içindeki su veya sıvı miktarı azalarak koyulaşmak, tekâsüf etmek

SÜRÜNMEK

  1. [nsz] Karnı üzerinde sürünerek gitmek
    • "İçimize tekrar emniyet geldikten sonra, karnımız üstünde sürünerek Nil'e, sonra öteki sahile geçtik." (Refik Halit Karay)
  2. [-i] Kendi üzerine koku, krem vb. sürmek
    • "Bir şişe kolonyayı süründüm."
  3. [-e] Bir şeye değerek geçmek, geçerken değmek
    • "Duvara sürünmek. Boyaya sürünmek."
  4. Sürünme işine konu olmak
    • "Ucu gönlüm gibi ardınca sürünsün yürüsün." (Enderunlu Vasıf)
  5. Yoksul ve perişan yaşamak

DEFETMEK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [nsz] Kovmak
    • "Eğer buraya karşı bir tecavüze kalkışırlarsa defedeceğim." (Aka Gündüz)
  2. [-i] Savmak, savuşturmak
    • "Tedhiş kasırgasını üzerlerinden defetmek için hiçbir gösterişi esirgemediler." (Falih Rıfkı Atay)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü