Başında ek olan 8 harfli 25 kelime var. Ek ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ek olan kelimeler listesine ya da sonu ek ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ek bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EK, KE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- EKSİLTME
-
-
[isim]
Eksiltmek işi; münakasa, tenkis
-
Bakınız ihale
- "O gün eksiltmeye kendi yerine onu yollamıştı."
-
[isim]
Eksiltmek işi; münakasa, tenkis
- EKLEKTİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca éclectique
-
[sıfat, felsefe]
Bakınız seçmeci
- "Okurların bu eklektik bilgilerin temelini merak edip kitaplara başvuracağını umuyorlar."
-
[sıfat, felsefe]
Bakınız seçmeci
- EKİCİLİK
-
-
[isim]
Ekicinin yaptığı iş
-
[isim]
Ekicinin yaptığı iş
- EKOLOJİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca écologique
-
[sıfat]
Ekolojiyle ilgili olan
-
[sıfat]
Ekolojiyle ilgili olan
- EKEBİLME
-
-
[isim]
Ekebilmek işi
-
[isim]
Ekebilmek işi
- EKSİKLİK
-
-
[isim]
Eksik olma durumu; eksi, kalıklık, noksan, noksanlık, nakisa
- "Hayatımızda bozukluğunu, yokluğunu içlerimiz burkularak duyduğumuz ne vardır ki millî şuur eksikliğinden gelmesin?"
-
Eksik olan miktar; noksan, nakisa
-
[isim]
Eksik olma durumu; eksi, kalıklık, noksan, noksanlık, nakisa
- EKSELANS
-
Kelime Kökeni: Fransızca excellence
-
[isim]
Bakanlık ve elçilikten başlayarak cumhurbaşkanlığına kadar yükselen, yüksek makam sahibi yabancılara verilen şeref ünvanı
-
Bu ünvanı taşıyan kimse
-
[isim]
Bakanlık ve elçilikten başlayarak cumhurbaşkanlığına kadar yükselen, yüksek makam sahibi yabancılara verilen şeref ünvanı
- EKMEKLİK
-
-
[isim]
İçine ekmek konulan kap
-
[sıfat]
Ekmek yapmaya yarayan veya ayrılan
- "Un da beş altı ekmeklik."
-
[argo]
Oyunda her zaman yenilerek kendisinden para kazanılan kimse
-
[isim]
İçine ekmek konulan kap
- EKLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Ekleme işi yapılmak
- "Anlatılanlara her fabrikada yeni pimler takılır, başka başka hikâyeler eklenirdi."
-
Ekle tamamlanmak
-
[nesnesiz]
Ekleme işi yapılmak
- EKONOMİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca économique
-
[sıfat]
Ekonomi ile ilgili olan; iktisadi
- "Bugüne kadar ekonomik bakımdan ne sıkıntılar çektiğimizi bir biz biliriz."
-
Az masraflı; hesaplı, iktisadi
-
En az çabayla en çok verim alınan, kazançlı olan
-
[mecaz]
Kolay kullanılabilen
- "Matematik dili ayrıca en ekonomik dildir."
-
[sıfat]
Ekonomi ile ilgili olan; iktisadi
- EKLEMSİZ
-
-
[sıfat]
Eklemi olmayan
-
[sıfat]
Eklemi olmayan
- EKSİKSİZ
-
-
[sıfat]
Eksiği olmayan; tam, tamam, mükemmel, noksansız, tekmil
-
[mecaz]
İyi, namuslu, temiz (kimse)
-
[zarf]
Tam olarak
- "Verdiği emirler, on, on beş dakika içinde bütün Ege Bölgesi'nde duyuluyor, eksiksiz uygulanıyordu."
-
[sıfat]
Eksiği olmayan; tam, tamam, mükemmel, noksansız, tekmil
- EKLEŞMEK
-
-
[nesnesiz, dil bilgisi]
Kelime zamanla ek durumuna gelmek
- "Eski Türkçe turur kelimesi ekleşerek -dir şekline dönüşmüştür."
-
[nesnesiz, dil bilgisi]
Kelime zamanla ek durumuna gelmek
- EKTODERM
-
Kelime Kökeni: Fransızca ectoderme
-
[isim, anatomi]
Bakınız dış deri
-
[isim, anatomi]
Bakınız dış deri
- EKSİLTİM
-
-
[isim]
Eksiltmek işi
-
Bakınız eksilti
-
[isim]
Eksiltmek işi
- EKŞİTMEK
-
-
[-i]
Ekşimesine yol açmak
- "Kiminin beyni ekşitir hayatı, kiminin de midesi."
-
[-i]
Ekşimesine yol açmak
- EKİNEZYA
-
Kelime Kökeni: İngilizce echinacea
-
[isim, bitki bilimi]
Papatyagillerden, gövdesi kalın ve tüylü, mızrağa benzer uzun yapraklı, eflatun renkli çiçekler açan, bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan, çok yıllık bitki; kirpi otu (Echinacea)
-
[isim, bitki bilimi]
Papatyagillerden, gövdesi kalın ve tüylü, mızrağa benzer uzun yapraklı, eflatun renkli çiçekler açan, bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan, çok yıllık bitki; kirpi otu (Echinacea)
- EKLİPTİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca écliptique
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız tutulum
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız tutulum
- EKTİRMEK
-
-
[-e, -i]
Ekme işini yaptırmak
- "Şimdi, yirmi yıl sonra çoluğunu çocuğunu köye gönderiyor, toprağını ektirmeyi düşünüyor."
-
[-e, -i]
Ekme işini yaptırmak
- EKLEMELİ
-
-
[sıfat]
Bakınız bitişken
-
[sıfat]
Bakınız bitişken