Sonunda ece olan 45 kelime var. ECE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ece olan kelimeler listesine ya da başında ece olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

BÜYÜKÇEKMECE, KÜÇÜKÇEKMECE

10 Harfli Kelimeler

KESTİRMECE, YÜZLEŞMECE

9 Harfli Kelimeler

ÇİNGENECE, MAHALLECE, ŞİŞİRMECE, ŞÖVALYECE, YÜZLEMECE

7 Harfli Kelimeler

BİLGECE, BİLMECE, BÖYLECE, BÜNYECE, ÇEHRECE, ÇEKMECE, ÇELMECE, DÜRMECE, DÜZMECE, GÖRMECE, GÜLMECE, İDARECE, KAHPECE, KESMECE, ÖRTMECE, SEÇMECE, SİLMECE, ŞÖYLECE, ZERRECE, ZÜPPECE

6 Harfli Kelimeler

AİLECE, DERECE, GÖRECE, İÇMECE, KORECE, ÖYLECE, SADECE, TAZECE, ÜLKECE

5 Harfli Kelimeler

ABECE, EFECE, İMECE

4 Harfli Kelimeler

GECE, HECE, NECE

3 Harfli Kelimeler

ECE


Kelime bulma makinesi

C E E Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

ECE

2 Harfli Kelimeler

CE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KÜÇÜKÇEKMECE
...
BÜYÜKÇEKMECE
...
KESTİRMECE

  1. [sıfat] Yaklaşık, tahminî
  2. [zarf] Kısa yoldan, kısaca
    • "İklim değiştirmek için insan kestirmece hamama gitmeli, zahmetsizi, ucuzu o..." (Refik Halit Karay)

YÜZLEŞMECE

  1. [zarf] Yüz yüze gelerek
    • "Sorunu yüzleşmece konuşup çözmeli."

ÇİNGENECE
...
ŞİŞİRMECE

  1. [sıfat] Baştan savma, kötü (iş)

MAHALLECE

  1. [zarf] Mahallede oturanlar tarafından
    • "Mahallece merhamet edildi." (Ömer Seyfettin)

YÜZLEMECE

  1. [zarf] Birinin yüzüne karşı
    • "Arkadan söylemek doğru değil, yüzlemece söylemeli."
  2. Yüz yüze
    • "Yüzlemece muhakeme. Yüzlemece hüküm."

ŞÖVALYECE

  1. [zarf] Şövalye gibi, şövalyeye yakışır biçimde

BİLGECE

  1. [sıfat] Bilgeye yaraşır
    • "Yaş insana tecrübe verir, olaylara bilgece bir açıdan bakma perspektifi getirir." (Haldun Taner)
  2. [zarf] Bilgeye yaraşır biçimde, hakimane

ÖRTMECE

  1. [isim] Söylenmesi kaba, çirkin veya sakıncalı görülen nesnelerin, kavramların, başka kelimelerle daha uygun ve edepli bir biçimde anlatılması, edebikelam
  2. Kandırma, gizleme

DÜZMECE

  1. [sıfat] Gerçek olmayan, düzme, sahte

ÇEKMECE

  1. [isim] Masa, dolap vb. şeylerin dışarıya çekilen bölümü, göz, çekme
    • "Çekmecesinden utana utana bir şişe gazoz çıkardı." (Tarık Buğra)
  2. İçinde mücevher vb. değerli şeyler saklanan küçük, süslü sandık
    • "Minderin köşesine annemden kalan ceviz boyalı çekmeceyi yerleştirdim." (Yahya Kemal Beyatlı)
  3. Gemilerin barınabilecekleri koy

DÜRMECE

  1. [isim] Bağlarda, tomurcuk, yaprak ve salkım yiyerek yaşayan, sarımsı gece kelebeği (Sparganothis pilleriana)

BİLMECE

  1. [isim] Bir şeyin adını anmadan niteliklerini üstü kapalı söyleyerek o şeyin ne olduğunu bulmayı dinleyene veya okuyana bırakan oyun, muamma
    • "Bu bilmeceyi çözmek için sen de bize katılır mısın?" (Haldun Taner)
  2. Bilinmeyen şey, muamma
    • "Basit cümleleri bile anlamak güç olurken istihza bir bilmeceye döner." (Abdülhak Şinasi Hisar)

KESMECE

  1. [sıfat] Kesilip müşteriye gösterilerek satılan (kavun, karpuz)
    • "Kesmece kavun, kesmece beyim, daha bir diyeceğin var mı / Kes kes al karpuzlarımı." (Behçet Necatigil)
  2. [zarf] Kesip bakarak beğenmek şartıyla
    • "Karpuzu kesmece aldım."
  3. [zarf] Aradaki değer ayrımını gözetmeksizin hepsi bir fiyattan
    • "Bu kitapları kesmece yüzer liradan aldım."

GÜLMECE

  1. [isim] Eğlendirme, güldürme ve bir kimsenin davranışına incitmeden takılma amacını güden ince alay, mizah, humor
  2. Gerçeğin güldürücü yanlarını ortaya koyan edebiyat türü, mizah, ironi

KAHPECE

  1. [sıfat] Kahpe gibi, kahpeye yaraşır
  2. Kahpe gibi, kahpeye yaraşır biçimde

GÖRMECE

  1. [zarf] Görmek şartıyla

ÇEHRECE

  1. [zarf] Çehre bakımından
    • "Kadın vücutça, çehrece acaba nasılmış?" (Refik Halit Karay)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü