Sonunda e olan 4 harfli 295 kelime var. E harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde e harfi olan kelimeler listesine ya da başında e harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAME
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Değişik renkli üst üste iki katmandan oluşan ve üstteki katmanına kabartma bir desen yapılan değerli taş
-
[isim]
Değişik renkli üst üste iki katmandan oluşan ve üstteki katmanına kabartma bir desen yapılan değerli taş
- KEFE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Terazi gözlerinden her biri
-
[isim]
Terazi gözlerinden her biri
- GÜRE
-
-
[isim]
Çiftleşmek isteyen kısrak veya dişi eşek
-
Bir yaşından üç yaşına kadar olan tay
-
[sıfat]
Kuvvetli, dinç
-
[sıfat]
Çekingen, korkak, ürkek
-
[isim]
Çiftleşmek isteyen kısrak veya dişi eşek
- CEBE
-
Kelime Kökeni : Moğolca
-
[isim]
Zırh
-
Silah
-
[isim]
Zırh
- İŞVE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kadınların ilgi çekmek, gönül çelmek için takındıkları hoş, aldatıcı tavır, kırıtma, naz, cilve, eda
- "Yelpaze çevrilir gibi birden dönüşleri, işveyle devriliş, saçılış, örtünüşleri..." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Kadınların ilgi çekmek, gönül çelmek için takındıkları hoş, aldatıcı tavır, kırıtma, naz, cilve, eda
- LAME
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Dokusunda çoğunlukla gümüş ve altın renginde tel bulunan kumaş veya metal parlaklığı verilmiş deri
-
[sıfat]
Böyle bir kumaş veya deriden yapılmış olan
- "Zehra, lame balo pabuçlarından görünecek olan ayak tırnaklarını da cilaladı." (Cahit Uçuk)
-
[isim]
Dokusunda çoğunlukla gümüş ve altın renginde tel bulunan kumaş veya metal parlaklığı verilmiş deri
- İADE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Alınmış bir şeyi geri verme
- "Sekiz buçuk altını iade için eline mühim bir para geçmesi lazımdı." (Refik Halit Karay)
- "Hariciye Nazırı Tevfik Paşa gelerek iade edilmelerini talep eylemiş." (Ahmet Rasim)
-
Verilen bir şeyi almayarak geri çevirme, reddetme
-
Karşılıklı olarak yapma, mukabele etme
- "Karşıki kayalar benim sesimi bana iade ettiler." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
İadeli
-
[isim]
Alınmış bir şeyi geri verme
- DİYE
-
-
[zarf]
Herhangi bir yargıya vararak
-
Niteleyerek
-
Sanarak, diyerek
-
[zarf]
Herhangi bir yargıya vararak
- İLÇE
-
-
[isim]
Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza
- "Ankara'nın bir ilçesinde bir yazıhane açtığını duydum sonradan." (Çetin Altan)
-
[isim]
Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza
- EĞME
-
-
[isim]
Eğmek işi
-
[isim]
Eğmek işi
- BEBE
-
-
[isim]
Bebek, küçük çocuk
- "Neredeyse bebe iskemlesine oturtup kaşıkla mama yedireceksiniz." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Bebek, küçük çocuk
- SELE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yayvan, genişçe sepet
-
[isim]
Yayvan, genişçe sepet
- BİDE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bedenin belden aşağı bölümlerini yıkamakta kullanılan tuvalet aracı
-
[isim]
Bedenin belden aşağı bölümlerini yıkamakta kullanılan tuvalet aracı
- FARE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sıçangillerden, küçük vücutlu, kemirgen, memeli hayvan (Mus)
- "Tarla faresi. Fındık faresi."
-
[isim]
Sıçangillerden, küçük vücutlu, kemirgen, memeli hayvan (Mus)
- KALE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Düşmanın gelmesi beklenilen yollar üzerinde, askerî önem taşıyan şehirlerde, geçit ve dar boğazlarda güvenliği sağlamak için yapılan kalın duvarlı, burçlu, mazgallı yapı, kermen
-
Satranç tahtasının dört köşesine dikilen, tahtanın bir tarafından diğer tarafına kadar düz olarak boş hanelerde gidebilen kale biçiminde taş
-
Genellikle bir düşüncenin savunulduğu, sürdürüldüğü yer
-
Takımla oynanan bazı top oyunlarında topun sokulmasına çalışılan yer
-
[isim]
Düşmanın gelmesi beklenilen yollar üzerinde, askerî önem taşıyan şehirlerde, geçit ve dar boğazlarda güvenliği sağlamak için yapılan kalın duvarlı, burçlu, mazgallı yapı, kermen
- GİŞE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İstasyon, sinema, banka, mağaza ve bazı giriş kapılarında bilet veya para alıp verilen, çoğu küçük pencere biçiminde olan yer
- "Gişeden biletlerimizi alarak büyükşehrin bahçesini geziyoruz." (Ahmet Haşim)
-
[isim]
İstasyon, sinema, banka, mağaza ve bazı giriş kapılarında bilet veya para alıp verilen, çoğu küçük pencere biçiminde olan yer
- VOLE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Havadan gelen topa, futbolda sıçrayarak ayağın üstüyle, teniste raket ile vurma
- "Nefis bir vole Hacettepe kalecisinin ellerinde sönüyor." (Haldun Taner)
-
[isim]
Havadan gelen topa, futbolda sıçrayarak ayağın üstüyle, teniste raket ile vurma
- DONE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Veri
-
[isim]
Veri
- UMRE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Hac mevsimi dışında Kâbe'yi ve Mekke'nin öbür kutsal yerlerini ziyaret etme
-
[isim]
Hac mevsimi dışında Kâbe'yi ve Mekke'nin öbür kutsal yerlerini ziyaret etme
- ÇEÇE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İki kanatlılardan, insana uyku hastalığı aşılayan, sinekten büyük bir cins Güney Afrika böceği (Glossina)
-
[isim]
İki kanatlılardan, insana uyku hastalığı aşılayan, sinekten büyük bir cins Güney Afrika böceği (Glossina)