Sonunda düşmek olan 1 kelime var. DÜŞMEK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde düşmek olan kelimeler listesine ya da başında düşmek olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

DÜŞMEK

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Düşmek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

D E K M Ü Ş

6 Harfli Kelimeler

DÜŞMEK

5 Harfli Kelimeler

DÜŞME, ÜŞMEK

4 Harfli Kelimeler

KÜME, MEŞK, ÜŞME

3 Harfli Kelimeler

DEK, DEM, DÜK, DÜŞ, EKÜ, KEM, KEŞ, ŞEK, ŞEM

2 Harfli Kelimeler

DE, DÜ, EK, EM, EŞ, KE, ME, ŞE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DÜŞMEK

  1. [-e] Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek
    • "Havada uçan kuş, vurulmuş gibi birdenbire sokağa düşüyor." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [-den] Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek
    • "Çocukken ağaçtan düşüp ayağım kırılmıştı da ağlayamamıştım." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Yere devrilmek, yere serilmek; boylamak (I)
    • "Çocuk koşarken yere düştü."
  4. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak
  5. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak
  6. Kar, yağmur vb. yağmak
    • "Dağlara kar düştü."
  7. Vurmak, değmek, rastlamak
    • "İnce uzun dallı badem ağaçlarının alaca gölgeleri sahile inen keçi yoluna düşüyordu." (Ömer Seyfettin)
  8. [nesnesiz] Vakti gelmeden ölü doğmak
  9. [-den] Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak
    • "Kitabın yeni baskısında buradan bir kelime düşmüş."
  10. [nesnesiz] Bakınız eksilmek
    • "Gündelikleri yarı yarıya düşmüştü." (Necati Cumalı)
  11. Aşırı ilgi veya sevgi göstermek
    • "Sen bu işin üstüne çok düştün."
  12. Uğramak, kapılmak
    • "Kadınlar yeni baştan telaşa, heyecana, korkuya düştüler." (Aka Gündüz)
  13. Yakışmak, uygun gelmek
    • "Bu resim buraya iyi düştü."
  14. Yakışık almak
    • "Bize düşen, medeniyetin zorlamaları karşısında bir ayıklamayı başarabilmek olmalıdır." (İsmet Özel)
  15. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak
    • "Bana arada bir bakkaldan tuz, limon almak düşüyor, o kadar." (Haldun Taner)
  16. Bir yerde bulunmak
    • "Birlikte evden çıkmışlar, limanda iskelenin karşısına düşen kahveye doğru yürümüşlerdi." (Necati Cumalı)
  17. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak
    • "O asker, gittiğimiz yerde bir aralık benim bölüğüme düşmüştü." (Reşat Nuri Güntekin)
  18. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak
    • "Mirastan ona bu ev düştü."
  19. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak
    • "Bu yaşta mahkemelere düşmek..." (Sait Faik Abasıyanık)
  20. [nesnesiz] İşbaşından uzaklaşmak
    • "Kabine düştü."
  21. [nesnesiz] Hızı, gücü, değeri azalmak
    • "Arabanın hızı düştü. Paranın değeri düştü."
  22. [nesnesiz] Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak
    • "İki gün içinde ateş düştü; ağrılar, sızılar hafifledi." (Reşat Nuri Güntekin)
  23. [nesnesiz] Düşkün, fakir vb. duruma gelmek
    • "Babam balıkçı amma vaktiyle zenginmiş efendim. Sonradan düşmüş." (Reşat Nuri Güntekin)
  24. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek
    • "Bir rastlantı sonucu aralarına düşmüştüm." (Haldun Taner)
  25. Belirli zamana rastlamak
    • "Babasının Sütlüce'de yeni bir ev alması bu tarihlere düşer." (Memduh Şevket Esendal)
  26. [nesnesiz] Fırsat çıkmak
    • "Bir kelepir düştü."
  27. [nesnesiz] Olmak, olumsuz bir duruma girmek
    • "Yorgun düşmek. Zayıf düşmek. Şehit düşmek. Esir düşmek."
  28. [nesnesiz] Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak
    • "Medine'nin düştüğünü söylemek istedim." (Falih Rıfkı Atay)
  29. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil
    • "Önüne, peşine, arkasına düşmek."
  30. [nesnesiz] Kötü yola girmek
    • "Düşmüş kadınları bu dönemin yazarlarının yücelterek duygudaşlıkla çizdiklerini görüyoruz." (Metin And)
  31. Alışmak, müptela olmak
  32. [teknik] Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü