Başında doğa olan 36 kelime var. Doğa ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde doğa olan kelimeler listesine ya da sonu doğa ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında doğa bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
DOĞALLAŞTIRMAK
DOĞALLAŞTIRMA, DOĞAÜSTÜCÜLÜK
DOĞASEVERLİK
DOĞALLAŞMAK, DOĞANCIBAŞI
DOĞABİLMEK, DOĞAÇLAMAK, DOĞALCILIK, DOĞALLAŞMA, DOĞALLIKLA, DOĞANCILIK, DOĞANHİSAR, DOĞANŞEHİR, DOĞAÜSTÜCÜ, DOĞAYAZMAK
DOĞABİLME, DOĞACILIK, DOĞAÇLAMA, DOĞANKENT, DOĞANYURT, DOĞAÖTESİ, DOĞASEVER, DOĞAYAZMA
DOĞAÇTAN, DOĞALLIK, DOĞANŞAR, DOĞANYOL, DOĞAÜSTÜ
DOĞALCI, DOĞANCI
DOĞACI
DOĞAÇ, DOĞAL, DOĞAN
DOĞA
Doğa Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
DOĞA
3 Harfli Kelimeler
DAĞ, ODA
2 Harfli Kelimeler
AD, AĞ, DO, OD
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DOĞALLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Doğal duruma getirmek; tabiileştirmek
-
[-i]
Doğal duruma getirmek; tabiileştirmek
- DOĞAÜSTÜCÜLÜK
-
-
[isim, felsefe]
Doğa kanunlarıyla açıklanamayan olayların ve gerçeklerin varlığına inanmak gerektiğini ileri süren öğreti; tabiatüstücülük, sürnatüralizm
-
[isim, felsefe]
Doğa kanunlarıyla açıklanamayan olayların ve gerçeklerin varlığına inanmak gerektiğini ileri süren öğreti; tabiatüstücülük, sürnatüralizm
- DOĞALLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Doğallaştırmak işi; tabiileştirme
-
[isim]
Doğallaştırmak işi; tabiileştirme
- DOĞASEVERLİK
-
-
[isim]
Doğasever olma durumu
-
[isim]
Doğasever olma durumu
- DOĞANCIBAŞI
-
-
[isim, tarih]
Osmanlı Devleti’nde doğancıların yöneticisi olan kimse
-
[isim, tarih]
Osmanlı Devleti’nde doğancıların yöneticisi olan kimse
- DOĞALLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Doğal duruma gelmek; tabiileşmek
-
[nesnesiz]
Doğal duruma gelmek; tabiileşmek
- DOĞAÜSTÜCÜ
-
-
[sıfat, felsefe]
Doğaüstücülük yanlısı; tabiatüstücü, sürnatüralist
-
[sıfat, felsefe]
Doğaüstücülük yanlısı; tabiatüstücü, sürnatüralist
- DOĞALCILIK
-
-
[isim]
Gerçeğin doğaya uygun biçimde yansıtılmasını amaçlayan sanat akımı; natüralizm
-
[felsefe]
Gerçeğin yalnız doğa ile açıklanması; tabiiye, natüralizm
-
[isim]
Gerçeğin doğaya uygun biçimde yansıtılmasını amaçlayan sanat akımı; natüralizm
- DOĞALLIKLA
-
-
[zarf]
Doğal olarak
- "Şair, doğallıkla tüm başkaları gibi bir insandır."
-
[zarf]
Doğal olarak
- DOĞALLAŞMA
-
-
[isim]
Doğallaşmak işi; tabiileşme
-
[isim]
Doğallaşmak işi; tabiileşme
- DOĞAÇLAMAK
-
-
[nesnesiz]
Birdenbire ve içine doğduğu gibi söylemek, irticalen dile getirmek
-
O anda şiir söylemek, irticalen şiir söylemek
-
[tiyatro]
Bir metne dayanmadan içe doğduğu gibi konuşmak ve oynamak; tuluat yapmak
-
[nesnesiz]
Birdenbire ve içine doğduğu gibi söylemek, irticalen dile getirmek
- DOĞANŞEHİR
-
-
[isim]
Malatya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Malatya iline bağlı ilçelerden biri
- DOĞABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Doğma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Dil birliği, anlaşamamak yüzünden doğabilecek ayrılıkların karşılıklı düşmanlıkları giderebileceği bir ortaklık tabanıdır."
-
[nesnesiz]
Doğma ihtimali veya imkânı bulunmak
- DOĞANHİSAR
-
-
[isim]
Konya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Konya iline bağlı ilçelerden biri
- DOĞANCILIK
-
-
[isim]
Doğancının yaptığı iş
-
[isim]
Doğancının yaptığı iş
- DOĞAYAZMAK
-
-
[nesnesiz]
Ansızın doğmak
-
[nesnesiz]
Ansızın doğmak
- DOĞASEVER
-
-
[sıfat]
Doğanın kirlenmesine ve tahrip edilmesine karşı çıkan (kimse)
-
[sıfat]
Doğanın kirlenmesine ve tahrip edilmesine karşı çıkan (kimse)
- DOĞAYAZMA
-
-
[isim]
Doğayazmak işi
-
[isim]
Doğayazmak işi
- DOĞANYURT
-
-
[isim]
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri
- DOĞAÇLAMA
-
-
[isim]
Doğaçlamak işi; emprovizasyon
-
[zarf]
Birdenbire, düşünmeden, içine doğduğu gibi; doğaçtan, doğmaca, irticalen, irticalî, emprovize
- "Birtakım hatiplerin yazılı bir şeye bakmadan doğaçlama söz söylediğini görünce şaşakaldım."
-
[tiyatro]
Yazılı metni olmayan, kararlaştırılmış taslağı, yerine, zamanına göre oyuncular tarafından, sahnede yakıştırılan sözlerle tamamlanan oyun; tuluat
-
[isim]
Doğaçlamak işi; emprovizasyon