Başında dolu olan 17 kelime var. Dolu ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde dolu olan kelimeler listesine ya da sonu dolu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında dolu bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
DOLUDİZGİN, DOLUŞULMAK, DOLUVERMEK
DOLUŞULMA, DOLUVERME
DOLUKMAK, DOLUNMAK, DOLUŞMAK
DOLUKMA, DOLULUK, DOLUNAY, DOLUNMA, DOLUŞMA
DOLUSU
DOLUM, DOLUŞ
DOLU
Dolu Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
DOLU, OLDU
3 Harfli Kelimeler
DUL
2 Harfli Kelimeler
DO, OD, OL
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DOLUDİZGİN
-
-
[zarf]
Son hızla, çok hızlı bir biçimde
- "Bir gün doludizgin boşanan atlarımızla / Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla"
-
[mecaz]
Tam anlamıyla olan
- "Doludizgin, bir bekârlığın tam tadını çıkaran, renkli, değişken, hızlı bir yaşam sürüyordum."
-
[zarf]
Son hızla, çok hızlı bir biçimde
- DOLUŞULMAK
-
-
[nesnesiz]
Topluca bir yere girilmek; dolunmak
- "Son günün antrenmanı bittikten sonra otelde duş yapıldı, istirahat edildi, giyinildi kuşanıldı, taksilere doluşuldu."
-
[nesnesiz]
Topluca bir yere girilmek; dolunmak
- DOLUVERMEK
-
-
[nesnesiz]
Çok çabuk veya kısa zamanda dolmak
- "Kahvenin rakı kokan havası bir köçekçenin kıvrak nağmeleriyle doluverdi."
-
[nesnesiz]
Çok çabuk veya kısa zamanda dolmak
- DOLUVERME
-
-
[isim]
Doluvermek işi
-
[isim]
Doluvermek işi
- DOLUŞULMA
-
-
[isim]
Doluşulmak işi; dolunma
-
[isim]
Doluşulmak işi; dolunma
- DOLUŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Bir yerde toplanmak, bir araya gelmek
- "Arkasındaki bütün ömrünün bedbahtlığı suratına doluştu."
-
[nesnesiz]
Bir yerde toplanmak, bir araya gelmek
- DOLUKMAK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Göz yaşarmak, ağlayacak duruma gelmek
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Göz yaşarmak, ağlayacak duruma gelmek
- DOLUNMAK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız doluşulmak
- "Otomobile dolunup Beyoğlu’na uzanıldı."
-
[nesnesiz]
Bakınız doluşulmak
- DOLUKMA
-
-
[isim]
Dolukmak işi
-
[isim]
Dolukmak işi
- DOLULUK
-
-
[isim]
Dolu olma durumu
- "İçimde bir boşlukla karmakarışık bir doluluk boğazlaşıyor."
-
[isim]
Dolu olma durumu
- DOLUNMA
-
-
[isim]
Bakınız doluşulma
-
[isim]
Bakınız doluşulma
- DOLUŞMA
-
-
[isim]
Doluşmak işi
-
[isim]
Doluşmak işi
- DOLUNAY
-
-
[isim]
Ay'ın tam bir daire olarak dolgun, parlak görüldüğü evre; ayın on dördü, bedir
-
[isim]
Ay'ın tam bir daire olarak dolgun, parlak görüldüğü evre; ayın on dördü, bedir
- DOLUSU
-
-
[sıfat]
Dolduracak kadar
- "Aç ve susuzuz düşüncesiyle bir sepet dolusu şeftali de almışlar getirmişler."
-
[sıfat]
Dolduracak kadar
- DOLUM
-
-
[isim]
Doldurmak işi
- "Benzin dolum yeri."
-
[isim]
Doldurmak işi
- DOLUŞ
-
-
[isim]
Dolmak işi
-
[isim]
Dolmak işi
- DOLU
-
-
[isim]
Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü; kırcı
- "Dolu ekinlerini vurmuşsa bir yıl aç demekti."
-
[isim]
Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü; kırcı