Başında dolu olan 17 kelime var. Dolu ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde dolu olan kelimeler listesine ya da sonu dolu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında dolu bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

DOLUDİZGİN, DOLUŞULMAK, DOLUVERMEK

9 Harfli Kelimeler

DOLUŞULMA, DOLUVERME

8 Harfli Kelimeler

DOLUKMAK, DOLUNMAK, DOLUŞMAK

7 Harfli Kelimeler

DOLUKMA, DOLULUK, DOLUNAY, DOLUNMA, DOLUŞMA

6 Harfli Kelimeler

DOLUSU

5 Harfli Kelimeler

DOLUM, DOLUŞ

4 Harfli Kelimeler

DOLU

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Dolu Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

D L O U

4 Harfli Kelimeler

DOLU, OLDU

3 Harfli Kelimeler

DUL

2 Harfli Kelimeler

DO, OD, OL

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DOLUDİZGİN

  1. [zarf] Son hızla, çok hızlı bir biçimde
    • "Bir gün doludizgin boşanan atlarımızla / Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla" (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. [mecaz] Tam anlamıyla olan
    • "Doludizgin, bir bekârlığın tam tadını çıkaran, renkli, değişken, hızlı bir yaşam sürüyordum." (Haldun Taner)
DOLUŞULMAK

  1. [nesnesiz] Topluca bir yere girilmek; dolunmak
    • "Son günün antrenmanı bittikten sonra otelde duş yapıldı, istirahat edildi, giyinildi kuşanıldı, taksilere doluşuldu." (Orhan Boran)
DOLUVERMEK

  1. [nesnesiz] Çok çabuk veya kısa zamanda dolmak
    • "Kahvenin rakı kokan havası bir köçekçenin kıvrak nağmeleriyle doluverdi." (Haldun Taner)
DOLUVERME

  1. [isim] Doluvermek işi
DOLUŞULMA

  1. [isim] Doluşulmak işi; dolunma
DOLUŞMAK

  1. [nesnesiz] Bir yerde toplanmak, bir araya gelmek
    • "Arkasındaki bütün ömrünün bedbahtlığı suratına doluştu." (Mithat Cemal Kuntay)
DOLUKMAK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Göz yaşarmak, ağlayacak duruma gelmek
DOLUNMAK

  1. [nesnesiz] Bakınız doluşulmak
    • "Otomobile dolunup Beyoğlu’na uzanıldı." (Kemal Tahir)
DOLUKMA

  1. [isim] Dolukmak işi
DOLULUK

  1. [isim] Dolu olma durumu
    • "İçimde bir boşlukla karmakarışık bir doluluk boğazlaşıyor." (Aka Gündüz)
DOLUNMA

  1. [isim] Bakınız doluşulma
DOLUŞMA

  1. [isim] Doluşmak işi
DOLUNAY

  1. [isim] Ay'ın tam bir daire olarak dolgun, parlak görüldüğü evre; ayın on dördü, bedir
DOLUSU

  1. [sıfat] Dolduracak kadar
    • "Aç ve susuzuz düşüncesiyle bir sepet dolusu şeftali de almışlar getirmişler." (Azra Erhat)
DOLUM

  1. [isim] Doldurmak işi
    • "Benzin dolum yeri."
DOLUŞ

  1. [isim] Dolmak işi
DOLU

  1. [isim] Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü; kırcı
    • "Dolu ekinlerini vurmuşsa bir yıl aç demekti." (Tarık Buğra)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü