Başında dere olan 21 kelime var. Dere ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde dere olan kelimeler listesine ya da sonu dere ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında dere bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
DERECELENDİRMEK
DERECELENDİRME
DERECELENMEK
DERECELEMEK, DERECELENİŞ, DERECELENME
DEREBEYLİK, DEREBİLMEK, DERECELEME, DEREPAZARI
DEREBİLME, DEREBUCAK, DERECESİZ
DEREBEYİ, DERECELİ
DERECİK, DEREOTU
DERECE, DEREKE, DERELİ
DERE
D E E R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
DERE, EDER
3 Harfli Kelimeler
EDE
2 Harfli Kelimeler
DE, ER, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DERECELENDİRMEK
-
-
[-i]
Dereceleme işini yaptırmak
-
[-i]
Dereceleme işini yaptırmak
- DERECELENDİRME
-
-
[isim]
Derecelendirmek işi
-
[isim]
Derecelendirmek işi
- DERECELENMEK
-
-
[nsz]
Dereceli bir biçim almak
-
[nsz]
Dereceli bir biçim almak
- DERECELENİŞ
-
-
[isim]
Derecelenme işi veya biçimi
-
[isim]
Derecelenme işi veya biçimi
- DERECELEMEK
-
-
[-i]
Derecelere ayırmak
-
[-i]
Derecelere ayırmak
- DERECELENME
-
-
[isim]
Derecelenmek işi
-
[isim]
Derecelenmek işi
- DEREPAZARI
- ...
- DERECELEME
-
-
[isim]
Derecelemek işi
-
[isim]
Derecelemek işi
- DEREBEYLİK
-
-
[isim]
Derebeyi olma durumu
-
Orta Çağda özellikle Batı Avrupa'da toprağı ve üzerinde yaşayan köylüleri tek bir kimsenin malı sayan siyasal düzen, feodalite
-
Derebeyi yönetimindeki bölge
-
[isim]
Derebeyi olma durumu
- DEREBİLMEK
-
-
[-i]
Derme imkânı veya olasılığı bulunmak
-
[-i]
Derme imkânı veya olasılığı bulunmak
- DEREBİLME
-
-
[isim]
Derebilmek işi
-
[isim]
Derebilmek işi
- DERECESİZ
-
-
[sıfat]
Derecesi olmayan
-
Çok fazla
-
[sıfat]
Derecesi olmayan
- DEREBUCAK
- ...
- DEREBEYİ
-
-
[isim]
Topraklarını derebeylik düzenine göre yöneten kimse, kont
-
Zorba
- "Sende bir şarklı derebeyi ruhunun saklı olmasından korkar." (Peyami Safa)
-
[isim]
Topraklarını derebeylik düzenine göre yöneten kimse, kont
- DERECELİ
-
-
[sıfat]
Derecesi olan
- "Balkonda orta dereceli memurlar, zabitler, kadınlar..." (Memduh Şevket Esendal)
-
Derecelere ayrılmış, kademeli
- "Tek dereceli seçim."
-
[sıfat]
Derecesi olan
- DERECİK
-
-
[isim]
Küçük dere
- "Hafif inişler yokuşlar, serin derecikler, bana hep o çocukluğumun geçtiği yerleri hatırlatıyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Küçük dere
- DEREOTU
-
-
[isim]
Maydanozgillerden, ince yapraklı, bazı yemeklere konulan güzel kokulu bir bitki (Anethum)
-
[isim]
Maydanozgillerden, ince yapraklı, bazı yemeklere konulan güzel kokulu bir bitki (Anethum)
- DEREKE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Aşağı derece
- "... ben Bayraktar Paşazade Haluk Bey'in kızı, evime pansiyoner alacak derekeye düşeyim." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Aşağı derece
- DERELİ
- ...
- DERECE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe
- "Hukuk tahsilini Paris'te bitirmiş, birinci derece diploma almıştı." (Ömer Seyfettin)
-
[edat]
Denli, kadar
- "Beyoğlu'nda bu derece itibar görmemişti." (Ercüment Ekrem Talu)
-
Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri
- "Sıcakölçerin dereceleri."
-
Sıcaklıkölçer
-
Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim
-
Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi
- "Dik açılar doksan derecedir."
-
Başarı gösterme
-
[isim]
Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe