Başında dava olan 12 kelime var. Dava ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde dava olan kelimeler listesine ya da sonu dava ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında dava bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

DAVALAŞTIRMAK

12 Harfli Kelimeler

DAVALAŞTIRMA

10 Harfli Kelimeler

DAVALAŞMAK

9 Harfli Kelimeler

DAVACILIK, DAVALAŞMA, DAVALILIK

7 Harfli Kelimeler

DAVADAŞ, DAVALIK

6 Harfli Kelimeler

DAVACI, DAVALI

5 Harfli Kelimeler

DAVAR

4 Harfli Kelimeler

DAVA

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Dava Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A D V

4 Harfli Kelimeler

DAVA

3 Harfli Kelimeler

ADA, DAV

2 Harfli Kelimeler

AD, AV

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DAVALAŞTIRMAK

  1. [-i] Dava hâline getirmek
    • "Mesele, rejimin işlerini herkes için davalaştırabilmektedir." (Falih Rıfkı Atay)
DAVALAŞTIRMA

  1. [isim] Davalaştırmak işi
DAVALAŞMAK

  1. [nesnesiz] Birbiri aleyhinde mahkemeye başvurmak
DAVALAŞMA

  1. [isim] Davalaşmak durumu
DAVACILIK

  1. [isim] Davacı olma durumu
DAVALILIK

  1. [isim] Davalı olma durumu
DAVALIK

  1. [sıfat] Davayı gerektiren
  2. Dava konusu olan
DAVADAŞ

  1. [isim] Aynı düşüncelere sahip, aynı davayı güdenlerden her biri
    • "Bu mühimmat eski davadaşlarından miras kalmıştı ona." (Ahmet Ümit)
DAVACI

  1. [isim, hukuk] Dava eden kimse; savlayıcı, müddei
    • "Davacının iddialarında hiçbir delil yoktu." (Necip Fazıl Kısakürek)
DAVALI

  1. [sıfat, hukuk] Dava edilen (kimse); mahkemeli, müddeaaleyh, müddeialeyh
  2. Davası olan (kimse)
    • "Mübaşir ilk duruşmanın davacı ve davalısını çağırıyordu." (Ayşe Kulin)
  3. Dava konusu olan
    • "Bu ev davalıdır."
DAVAR

  1. [isim] Koyun ve keçiye verilen ortak ad
    • "Evin önünde birkaç davar geviş getiriyordu." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. Koyun veya keçi sürüsü
    • "Çoban davarı yaymaya götürdü."
DAVA

Kelime Kökeni: Arapça daʿvā

  1. [isim, hukuk] Korunmanın bir hüküm ile sağlanması için yargı organlarına yapılan başvuru
    • "Davaların birleştirilebilmesi için mahkemelerin birleştirmeyi uygun bulmaları gerekir." (Erdal Noyan)
  2. Yargı organınca hükme bağlanması gereken konu
  3. Bakınız duruşma
  4. Bakınız iddia
    • "Erkekler, davalarını hanımlar kadar hararetle müdafaa edememişlerdir." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  5. [mecaz] Bakınız sorun
    • "O kırkyıllık davada beyhude akıntıya kürek çekmişiz." (Yahya Kemal Beyatlı)
  6. [mecaz] Bakınız ülkü
    • "Ankara'nın bırakılışını Türkiye'nin ve davanın bırakılışı sayanlar vardı." (Tarık Buğra)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü