Başında dava olan 12 kelime var. Dava ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde dava olan kelimeler listesine ya da sonu dava ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında dava bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
DAVALAŞTIRMAK
DAVALAŞTIRMA
DAVALAŞMAK
DAVACILIK, DAVALAŞMA, DAVALILIK
DAVADAŞ, DAVALIK
DAVACI, DAVALI
DAVAR
DAVA
Dava Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
DAVA
3 Harfli Kelimeler
ADA, DAV
2 Harfli Kelimeler
AD, AV
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DAVALAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Dava hâline getirmek
- "Mesele, rejimin işlerini herkes için davalaştırabilmektedir."
-
[-i]
Dava hâline getirmek
- DAVALAŞTIRMA
-
-
[isim]
Davalaştırmak işi
-
[isim]
Davalaştırmak işi
- DAVALAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Birbiri aleyhinde mahkemeye başvurmak
-
[nesnesiz]
Birbiri aleyhinde mahkemeye başvurmak
- DAVALAŞMA
-
-
[isim]
Davalaşmak durumu
-
[isim]
Davalaşmak durumu
- DAVACILIK
-
-
[isim]
Davacı olma durumu
-
[isim]
Davacı olma durumu
- DAVALILIK
-
-
[isim]
Davalı olma durumu
-
[isim]
Davalı olma durumu
- DAVALIK
-
-
[sıfat]
Davayı gerektiren
-
Dava konusu olan
-
[sıfat]
Davayı gerektiren
- DAVADAŞ
-
-
[isim]
Aynı düşüncelere sahip, aynı davayı güdenlerden her biri
- "Bu mühimmat eski davadaşlarından miras kalmıştı ona."
-
[isim]
Aynı düşüncelere sahip, aynı davayı güdenlerden her biri
- DAVACI
-
-
[isim, hukuk]
Dava eden kimse; savlayıcı, müddei
- "Davacının iddialarında hiçbir delil yoktu."
-
[isim, hukuk]
Dava eden kimse; savlayıcı, müddei
- DAVALI
-
-
[sıfat, hukuk]
Dava edilen (kimse); mahkemeli, müddeaaleyh, müddeialeyh
-
Davası olan (kimse)
- "Mübaşir ilk duruşmanın davacı ve davalısını çağırıyordu."
-
Dava konusu olan
- "Bu ev davalıdır."
-
[sıfat, hukuk]
Dava edilen (kimse); mahkemeli, müddeaaleyh, müddeialeyh
- DAVAR
-
-
[isim]
Koyun ve keçiye verilen ortak ad
- "Evin önünde birkaç davar geviş getiriyordu."
-
Koyun veya keçi sürüsü
- "Çoban davarı yaymaya götürdü."
-
[isim]
Koyun ve keçiye verilen ortak ad
- DAVA
-
Kelime Kökeni: Arapça daʿvā
-
[isim, hukuk]
Korunmanın bir hüküm ile sağlanması için yargı organlarına yapılan başvuru
- "Davaların birleştirilebilmesi için mahkemelerin birleştirmeyi uygun bulmaları gerekir."
-
Yargı organınca hükme bağlanması gereken konu
-
Bakınız duruşma
-
Bakınız iddia
- "Erkekler, davalarını hanımlar kadar hararetle müdafaa edememişlerdir."
-
[mecaz]
Bakınız sorun
- "O kırkyıllık davada beyhude akıntıya kürek çekmişiz."
-
[mecaz]
Bakınız ülkü
- "Ankara'nın bırakılışını Türkiye'nin ve davanın bırakılışı sayanlar vardı."
-
[isim, hukuk]
Korunmanın bir hüküm ile sağlanması için yargı organlarına yapılan başvuru