Sonunda dak olan 8 harfli 34 kelime var. DAK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde dak olan kelimeler listesine ya da başında dak olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Dak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A D K
2 Harfli Kelimeler
AD, AK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAĞILDAK
-
-
[isim]
Beşikteki çocuğun düşmemesi için beşiğe sarılıp bağlanan, kumaştan yapılmış enli bağ; bağırdak
-
Kadınların âdet zamanında bağladıkları bez; bağırdak
-
Yaklaşık 30 santimetre eninde bir metre boyunda, uçlarında birer metre kaytanı olan, astarlı, ipek ve sırma işlemeli kumaş; bağırdak
-
[isim]
Beşikteki çocuğun düşmemesi için beşiğe sarılıp bağlanan, kumaştan yapılmış enli bağ; bağırdak
- KIKIRDAK
-
-
[isim, anatomi]
Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu
- "Kulak kıkırdağı."
-
Sığır ve danada, hayvanın göğüs boşluğunun arka tarafının alt bölümünde bulunan parça
-
[isim, anatomi]
Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu
- RAPPADAK
-
-
[zarf]
Bakınız ansızın
- "... narayı savurarak o duvar senin bu duvar benim giderken hiç ummadığı bir yerde rappadak piyastos oluveriyor."
-
[zarf]
Bakınız ansızın
- TINGADAK
-
-
[zarf]
Birdenbire, aniden ses çıkararak
- "Sahan tıngadak düştü."
-
[zarf]
Birdenbire, aniden ses çıkararak
- CARTADAK
-
-
[zarf, teklifsiz konuşmada]
Birdenbire ve gürültü ile; cartadan
- "Yörük damarıma basma, bacaklarından tutar, kaput bezi yırtar gibi cartadak ortalık yerinden ayırırım seni ha..."
-
[zarf, teklifsiz konuşmada]
Birdenbire ve gürültü ile; cartadan
- CIBILDAK
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız çıplak
-
[zarf]
Çıplak olarak
- "Öğlen olduğunda öylesine ter içinde kalmıştı ki tüm fistanı, donu saçlarıyla cıbıldak suya batmıştı."
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız çıplak
- PIRILDAK
-
-
[isim]
Işık açıp kapamak yoluyla işaretler vererek anlaşmayı sağlayan araç
-
[isim]
Işık açıp kapamak yoluyla işaretler vererek anlaşmayı sağlayan araç
- ŞIPILDAK
-
-
[sıfat]
Şıpıldama sesi çıkaran
- "Ön yüzündeki balığa bakıyor uzun uzun. Şişman, şıpıldak bir balık kırmızılı, yeşilli."
-
[sıfat]
Şıpıldama sesi çıkaran
- ŞIPPADAK
-
-
[zarf]
Birdenbire ve beklenmeyen bir zamanda
- "Günün birinde şıppadak gözünüz açılacak amma iş işten geçmiş olacak."
-
[zarf]
Birdenbire ve beklenmeyen bir zamanda
- HARTADAK
-
-
[zarf, ağızlardan]
Ansızın ve sertçe (ısırmak, kapmak)
-
[zarf, ağızlardan]
Ansızın ve sertçe (ısırmak, kapmak)
- ŞAKKADAK
-
-
[zarf]
Bakınız ansızın
- "İşte böyle bir gün adamın hatasını şakkadak suratına vururlardı."
-
[zarf]
Bakınız ansızın
- KITIRDAK
-
-
[sıfat]
"Kıtır" diye ses çıkaran
- "Alaca karanlık kış sabahlarında döşekten bir yay gibi fırlayıp bahçede kıtırdak karlarla..."
-
[sıfat]
"Kıtır" diye ses çıkaran
- TAKKADAK
-
-
[zarf]
Bakınız çabucak
-
[zarf]
Bakınız çabucak
- FOKURDAK
-
-
[sıfat]
Fokurdama özelliği olan
-
[sıfat]
Fokurdama özelliği olan
- LARPADAK
-
-
[zarf]
Bakınız ansızın
-
[zarf]
Bakınız ansızın
- ZINGADAK
-
-
[zarf]
Birdenbire ve sarsıntıyla
- "Elli metre kadar yürüdük, birkaç egzoz gürültüsü çıkarıp zıngadak durdum."
-
[zarf]
Birdenbire ve sarsıntıyla
- DANGADAK
-
-
[zarf]
Bakınız ansızın
-
Damdan düşer gibi
-
[zarf]
Bakınız ansızın
- DİŞBUDAK
-
-
[isim, bitki bilimi]
Zeytingillerden, kerestesi sert ve değerli bir ağaç; demircik (Fraxinus excelsior)
-
[sıfat]
Bu ağaçtan yapılmış
- "Radyo, dişbudak etajer, kırk beş milimetre plak pikabı bile alamam."
-
[isim, bitki bilimi]
Zeytingillerden, kerestesi sert ve değerli bir ağaç; demircik (Fraxinus excelsior)
- PATTADAK
-
-
[zarf]
Ansızın; pattadan
- "Bugün böyle, yarın şöyle derken hiç olmadığı bir adam oldu; geveze, övünme meraklısı, ağzına geleni pattadak söyleyen!"
-
[zarf]
Ansızın; pattadan
- CUMBADAK
-
-
[zarf]
Suya veya derin bir yere birdenbire ve cup diye ses çıkararak; cuppadak
- "Cumbadak denize düştü."
-
[zarf]
Suya veya derin bir yere birdenbire ve cup diye ses çıkararak; cuppadak