Sonunda dak olan 8 harfli 34 kelime var. DAK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde dak olan kelimeler listesine ya da başında dak olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Dak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A D K

2 Harfli Kelimeler

AD, AK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAĞILDAK

  1. [isim] Beşikteki çocuğun düşmemesi için beşiğe sarılıp bağlanan, kumaştan yapılmış enli bağ; bağırdak
  2. Kadınların âdet zamanında bağladıkları bez; bağırdak
  3. Yaklaşık 30 santimetre eninde bir metre boyunda, uçlarında birer metre kaytanı olan, astarlı, ipek ve sırma işlemeli kumaş; bağırdak
KIKIRDAK

  1. [isim, anatomi] Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu
    • "Kulak kıkırdağı."
  2. Sığır ve danada, hayvanın göğüs boşluğunun arka tarafının alt bölümünde bulunan parça
RAPPADAK

  1. [zarf] Bakınız ansızın
    • "... narayı savurarak o duvar senin bu duvar benim giderken hiç ummadığı bir yerde rappadak piyastos oluveriyor." (Osman Cemal Kaygılı)
TINGADAK

  1. [zarf] Birdenbire, aniden ses çıkararak
    • "Sahan tıngadak düştü."
CARTADAK

  1. [zarf, teklifsiz konuşmada] Birdenbire ve gürültü ile; cartadan
    • "Yörük damarıma basma, bacaklarından tutar, kaput bezi yırtar gibi cartadak ortalık yerinden ayırırım seni ha..." (Fatma İrfan Serhan)
CIBILDAK

  1. [sıfat, ağızlardan] Bakınız çıplak
  2. [zarf] Çıplak olarak
    • "Öğlen olduğunda öylesine ter içinde kalmıştı ki tüm fistanı, donu saçlarıyla cıbıldak suya batmıştı." (Yaşar Kemal)
PIRILDAK

  1. [isim] Işık açıp kapamak yoluyla işaretler vererek anlaşmayı sağlayan araç
ŞIPILDAK

  1. [sıfat] Şıpıldama sesi çıkaran
    • "Ön yüzündeki balığa bakıyor uzun uzun. Şişman, şıpıldak bir balık kırmızılı, yeşilli." (Selim İleri)
ŞIPPADAK

  1. [zarf] Birdenbire ve beklenmeyen bir zamanda
    • "Günün birinde şıppadak gözünüz açılacak amma iş işten geçmiş olacak." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
HARTADAK

  1. [zarf, ağızlardan] Ansızın ve sertçe (ısırmak, kapmak)
ŞAKKADAK

  1. [zarf] Bakınız ansızın
    • "İşte böyle bir gün adamın hatasını şakkadak suratına vururlardı." (Ömer Seyfettin)
KITIRDAK

  1. [sıfat] "Kıtır" diye ses çıkaran
    • "Alaca karanlık kış sabahlarında döşekten bir yay gibi fırlayıp bahçede kıtırdak karlarla..." (Safiye Erol)
TAKKADAK

  1. [zarf] Bakınız çabucak
FOKURDAK

  1. [sıfat] Fokurdama özelliği olan
LARPADAK

  1. [zarf] Bakınız ansızın
ZINGADAK

  1. [zarf] Birdenbire ve sarsıntıyla
    • "Elli metre kadar yürüdük, birkaç egzoz gürültüsü çıkarıp zıngadak durdum." (Aka Gündüz)
DANGADAK

  1. [zarf] Bakınız ansızın
  2. Damdan düşer gibi
DİŞBUDAK

  1. [isim, bitki bilimi] Zeytingillerden, kerestesi sert ve değerli bir ağaç; demircik (Fraxinus excelsior)
  2. [sıfat] Bu ağaçtan yapılmış
    • "Radyo, dişbudak etajer, kırk beş milimetre plak pikabı bile alamam." (Haldun Taner)
PATTADAK

  1. [zarf] Ansızın; pattadan
    • "Bugün böyle, yarın şöyle derken hiç olmadığı bir adam oldu; geveze, övünme meraklısı, ağzına geleni pattadak söyleyen!" (Attilâ İlhan)
CUMBADAK

  1. [zarf] Suya veya derin bir yere birdenbire ve cup diye ses çıkararak; cuppadak
    • "Cumbadak denize düştü."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü