Başında d olan 4 harfli 88 kelime var. D harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde d harfi olan kelimeler listesine ya da sonu d harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında d bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DONE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Veri

DİVA
...
DELİ

  1. [sıfat] Aklını yitirmiş olan, akli dengesi bozulmuş olan, mecnun
    • "İki genç, deli gibi birbirlerini seviyorlardı." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Deli oluyordu çocuklara, onlarsız edemiyordu."
    • "Teğmenin, teyzem dediği, altmışlık, altmış beşlik, suratı hâlâ düzgünlü, kirpikleri hâlâ sürmeli, deli saraylı gibi bir kadıncağızmış." (Haldun Taner)
    • "Kitap delisi. Oyun delisi. Sinema delisi."
  2. Coşkun, azgın (hayvan, duygu vb.)
    • "Bu deli öfkeyi kime veya nelere, bir namlu gibi çevireceğini bilemiyordu." (Tarık Buğra)
    • "En bildiği derste bile kopya çeker, çekmezse hasta olur, deliye döner." (Haldun Taner)
  3. Davranışları aşırı ve taşkın olan (kimse), çılgın
    • "Ben delinin biriyim, ateşe girerim." (Falih Rıfkı Atay)
    • "Patronun deliye döndüğünden habersizce geldi, elindeki şemsiyeye yapıştı." (Rıfat Ilgaz)

DİŞİ

  1. Yumurta oluşturan veya yavru doğuran (birey)
  2. Erkeği tarafından döllenecek biçimde oluşmuş (hayvan veya bitki)
    • "Dişi kedi."
  3. [isim] Kadın
  4. Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden girintili olan
    • "Dişi klişe. Dişi kalıp."
  5. Yumuşak, kolay işlenen (maden)
  6. Şuh, işveli, çekici

DEVE

  1. [isim] Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında bir veya iki hörgücü olan, yük taşımakta kullanılan hayvan (Camelus)
    • "Onu soyup soğana çevirecek, babasından kalan evleri, dükkânları birtakım maceralar yüzünden deve yapacaktı." (Osman Cemal Kaygılı)
    • "Kitaptan öğrendikleri, hayattan gözlediklerinin yanında devede kulak kalır." (Selim İleri)
    • "Görülüyor ki insanlara bir şeyi anlatmak deveye hendek atlatmaktan güçtür." (Salâh Birsel)

DİMİ

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Sıkı dokunmuş bir tür pamuklu kumaş

DİRİ

  1. [sıfat] Yaşamakta olan, yaşayan, canlı, ölü karşıtı
    • "Senin ölün değil, bana dirin lazım." (Ömer Seyfettin)
  2. Güçlü, zinde
    • "Diri bir adam."
    • "Pirinçler biraz diri kalmış."
  3. Solmamış, pörsümemiş
    • "Diri çiçek. Diri yaprak."
  4. Gereği kadar pişmemiş

DEMO

  1. [isim] Gösteri

DÜET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İki ses veya iki müzik
  2. İki kişi tarafından karşılıklı söylenen şarkı

DAHİ

  1. [bağlaç] Da, de
    • "Ben dahi gideceğim."
  2. Bile
    • "Artık gelse dahi beni bulamaz."

DEYİ

  1. [isim] Dil, söz, işaret, mimik vb. anlatım araçlarının bütünü, logos
  2. Hristiyan felsefesinde Tanrı kelamını insanlara ulaştıran oğul, logos

DİYA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Slayt

DİNE

  1. [isim] Konaklama yeri
    • "İsmini duyduklarımızın, bildiklerimizin kimi çayımdan, kimi dinemden geçti." (Falih Rıfkı Atay)

DENK

  1. [sıfat] Ağırlık bakımından eşit olan
    • "Neleri, nasıl yazacağımıza gelince, yaşadığım günden başlayıp, denk geldikçe geriye dönüşlerle." (Nezihe Meriç)
    • "Bizimkinin evde olmadığı bir zamana denk getirirsem çağıracağım, bakalım gelecek mi?" (Çetin Altan)
    • "Şehrin ortasında bir kurulu düzen var ki dengi dengine işleyip duruyor." (Nezihe Meriç)
  2. 0,80175 g olan ağırlık ölçü birimi
    • "Dolunun her biri, denk gelse bir kafa yarardı." (Tarık Buğra)
  3. Uygun, nitelik yönünden eşit

DEFA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kez, kere
    • "İlk defa bu fikir, bir fikir olmaktan çıktı." (Yahya Kemal Beyatlı)

DOHA
...
DİDE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Göz

DAHA

  1. [zarf] Şimdiye kadar, henüz
    • "Daha kimse gelmemiş. Daha bir saat olmadı."
    • "Tertemiz, sıcacık bir oda. Daha iyisi can sağlığı." (Atilla İlhan)
    • "Daha da önemlisi sıkılganlığını unutturacaktı ona." (Necati Cumalı)
  2. Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak
    • "Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım." (Peyami Safa)
  3. Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz
    • "Daha kötüsü treni de kaçırdık."
  4. Bundan başka, bunun dışında
    • "Daha çiçekleri de sulayacağım." (Haldun Taner)

DOKU

  1. [isim] Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç
  2. Bir bütünün yapısı ve özelliği

DİLİ
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü