Başında cer olan 23 kelime var. Cer ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde cer olan kelimeler listesine ya da sonu cer ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında cer bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

CERAHATLENMEK

12 Harfli Kelimeler

CERAHATLENME

10 Harfli Kelimeler

CERAHATSİZ, CEREYANSIZ

9 Harfli Kelimeler

CERAHATLİ, CERBEZELİ, CEREYANLI, CERRAHLIK, CERRARLIK

8 Harfli Kelimeler

CERMENCE

7 Harfli Kelimeler

CERAHAT, CERBEZE, CEREYAN, CERRAHİ

6 Harfli Kelimeler

CEREME, CERİDE, CERİHA, CERMEN, CERRAH, CERRAR

5 Harfli Kelimeler

CEREN

4 Harfli Kelimeler

CERH

3 Harfli Kelimeler

CER

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Cer Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

C E R

3 Harfli Kelimeler

CER

2 Harfli Kelimeler

CE, ER, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

CERAHATLENMEK

  1. [nesnesiz] Yara irin toplamak
    • "Doğayı coşturan baharda, çiçeklerin en güzel koktukları mevsimde, bütün bu güzelliklerin ortasında cerahatlenmiş bir ur gibiydi havuz!" (Özer Akdemir)
CERAHATLENME

  1. [isim] Cerahatlenmek işi
CERAHATSİZ

  1. [sıfat] Bakınız irinsiz
    • "Cerahatsiz bir yara."
CEREYANSIZ

  1. [sıfat] Bakınız akıntısız
  2. Bakınız akımsız
    • "Elektrik ampulü gibidir insanın yüreği, cereyan alırsa ışık verir, cereyansız ampul iyi olsun istediği kadar, ne ışıl ışıl yanar ne kendini gösterebilir." (Nâzım Hikmet)
CERBEZELİ

  1. [sıfat] Güzel, inandırıcı ve etkileyici söz söyleyen
    • "Benim arkadaş yakışıklıdır, cerbezelidir, sportmendir ve kuş beyinlidir." (Nâzım Hikmet)
  2. Başladığı işi ustalıkla, becerikli bir biçimde başaran
CEREYANLI

  1. [sıfat] Bakınız akıntılı
  2. Bakınız akımlı
CERAHATLİ

  1. [sıfat] Bakınız irinli
    • "Sarı, cerahatli bir suyun kafamdan aktığını duyuyorum." (Sait Faik Abasıyanık)
CERRARLIK

  1. [isim] Cerrar olma durumu
    • "Seyit Rıza'nın serveti bu cerrarlık gelirinden daha ziyade avanesinin çapullarda vurduğu mallarla meydana gelmişti." (Naşit Hakkı Uluğ)
CERRAHLIK

  1. [isim] Cerrah olma durumu
  2. Cerrahın mesleği
  3. [sıfat] Cerrahı ilgilendiren, cerrah gerektiren
    • "Cerrahlık bir durum yok."
CERMENCE

  1. [isim] Cermenlerin kullandığı dil
    • "Hunlardan kalan dil bakiyelerinin bir kısmı Türkçeden izah edilebilmektedir, diğerleri yabancı ve bilhassa Cermencedir." (Şerif Baştav)
  2. [sıfat] Bu dille yazılmış olan
CERAHAT

Kelime Kökeni: Arapça cerāḥat

  1. [isim, eskimiş] Bakınız irin
    • "Bir iğneyle dokunulsa kan değil muhakkak cerahat akacaktı." (Reşat Enis Aygen)
CEREYAN

Kelime Kökeni: Arapça cereyān

  1. [isim] Bir yöne doğru akma
    • "Köprünün parmaklığına dayandı, gözlerini Haliç'in kapkara sularına, bu suların cereyanına kaptırdı." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. Bir şeyin gelişme, olma durumu
    • "En iyisi zorlamamak, işi tabii cereyanına bırakmak." (Refik Halit Karay)
  3. [mecaz] Aynı eğilimde olan, aynı görüşü paylaşan kimselerin oluşturduğu hareket
    • "Aşırı ırkçılık cereyanlarının yalancı şahidi olarak sahneye çıkarıldı." (Cemil Meriç)
  4. [fizik] Bakınız akım
    • "Elektrik cereyanı."
CERRAHİ

Kelime Kökeni: Arapça cerrāḥī

  1. [sıfat] Cerrahlıkla ilgili
  2. [isim] Ameliyatı gerektiren hastalıklarla ilgilenen hekimlik kolu; şirürji
    • "Beyin cerrahisi."
CERBEZE

Kelime Kökeni: Arapça cerbeẕe

  1. [isim, eskimiş] Güzel, inandırıcı ve etkileyici konuşma yeteneği
    • "Aldıracak bir şey olmadığını cerbezesiyle tekrar etti." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Başladığı işi ustalıkla, becerikli bir biçimde başarma
CERRAH

Kelime Kökeni: Arapça cerrāḥ

  1. [isim] Ameliyat yapan uzman hekim; operatör
    • "Mengene gibi bir el, cerrahın yakasına yapışınca zavallının dizlerinin bağı çözülecek gibi oldu." (İhsan Oktay Anar)
  2. [eskimiş] Önemsiz yaraları iyileştiren kimse
CEREME

Kelime Kökeni: Arapça cerīme

  1. [isim] Başkası tarafından yapılan veya kaza sonucu ortaya çıkan zararı ödeme
    • "Öde şunun ceremesi her neyse." (Kemal Tahir)
CERRAR

Kelime Kökeni: Arapça cerrār

  1. [sıfat, eskimiş] Çekici, sürükleyici olan
  2. [isim] Zorla para alan kimse
  3. [isim] Savaş araçlarıyla donatılmış kalabalık ordu
  4. [isim] Israrlı, yapışkan, kovmakla uzaklaşmayan dilenci
  5. [isim] Cere çıkan kimse
CERİHA

Kelime Kökeni: Arapça cerīḥa

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yara
    • "O zaman vecdile bin secde eder, varsa taşım / Her cerihamdan, İlahî, boşanıp kanlı yaşım" (Mehmet Akif Ersoy)
CERİDE

Kelime Kökeni: Arapça cerīde

  1. [isim, eskimiş] Bakınız gazete
  2. Bakınız kayıt defteri
    • "Ben de taburun harp ceridesini ve gelmiş geçmiş emir dosyalarını okudum." (İ. Hakkı Sunata)
  3. [askerlik] Süvari kolu
  4. Osmanlı Devleti döneminde vergi memurlarının arazilerin yüz ölçümlerini yazdıkları defter
CERMEN

Kelime Kökeni: Fransızca germain

  1. [isim] Bugünkü Almanya'yı, Bohemya’yı ve Polonya'nın batı bölümünü kapsayan Cermanya'da milattan önce III. yüzyıldan IX. yüzyıla kadar yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
    • "Bu çerçevede bir Cermen birliğinin etkinliğinden söz edebilmek iyice zorlaşabilir." (Anıl Çeçen)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü