Başında bük olan 42 kelime var. Bük ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde bük olan kelimeler listesine ya da sonu bük ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında bük bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
BÜKTÜREBİLMEK
BÜKTÜREBİLME, BÜKÜLEBİLMEK, BÜKÜLÜVERMEK
BÜKTÜRÜLMEK, BÜKÜLEBİLME, BÜKÜLGENLİK, BÜKÜLÜVERME
BÜKEBİLMEK, BÜKTÜRÜLME, BÜKÜVERMEK
BÜKEBİLME, BÜKTÜRMEK, BÜKÜCÜLÜK, BÜKÜVERME
BÜKLÜMLÜ, BÜKTÜRME, BÜKÜKLÜK, BÜKÜLGEN, BÜKÜLMEK, BÜKÜMSÜZ, BÜKÜNMEK
BÜKÜLME, BÜKÜLÜŞ, BÜKÜMLÜ, BÜKÜNLÜ, BÜKÜNME, BÜKÜNTÜ
BÜKLÜK, BÜKLÜM, BÜKMEK, BÜKREŞ, BÜKÜCÜ, BÜKÜLÜ
BÜKEN, BÜKME, BÜKÜÇ, BÜKÜK, BÜKÜM, BÜKÜN, BÜKÜŞ
BÜK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BÜKTÜREBİLMEK
-
-
[-i]
Büktürme ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Büktürmeye gücü yetmek
-
[-i]
Büktürme ihtimali veya imkânı bulunmak
- BÜKÜLÜVERMEK
-
-
[nesnesiz]
Çabucak bükülmek
- "Kolonyayı adama uzatırken dizleri vücudunu taşımak kuvvetini kaybederek birden bükülüverdi ve olduğu yere diz çöktü."
-
[nesnesiz]
Çabucak bükülmek
- BÜKTÜREBİLME
-
-
[isim]
Büktürebilmek işi
-
[isim]
Büktürebilmek işi
- BÜKÜLEBİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Bükülme ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Kendini hemen toplayamazsa başına felaketler gelebilirdi: Gözleri kararabilir, dizleri bükülebilir, yere çökebilir, ağlayabilir…"
-
[nesnesiz]
Bükülme ihtimali veya imkânı bulunmak
- BÜKÜLÜVERME
-
-
[isim]
Bükülüvermek işi
- "Sırtın bükülüvermesi doğduğundan bu yana giderek ezberlediği, göründüğünden fazlasını düşünmeye zorlamayan babayı yeniden geri getirmişti."
-
[isim]
Bükülüvermek işi
- BÜKÜLEBİLME
-
-
[isim]
Bükülebilmek işi
-
[isim]
Bükülebilmek işi
- BÜKTÜRÜLMEK
-
-
[nesnesiz]
Bükülmesi sağlanmak
-
[nesnesiz]
Bükülmesi sağlanmak
- BÜKÜLGENLİK
-
-
[isim]
Bükülgen olma durumu
-
[isim]
Bükülgen olma durumu
- BÜKÜVERMEK
-
-
[-i]
Çabucak bükmek
- "Ayağını tuttuğu gibi büküverdi İlyas. Kapaklandı Recep."
-
[-i]
Çabucak bükmek
- BÜKEBİLMEK
-
-
[-i]
Bükme ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Bükme becerisi bulunmak
-
Bükmeye gücü yetmek
- "Sağ diziydi, bacağını ne kaldırabildi ne bükebildi."
-
[-i]
Bükme ihtimali veya imkânı bulunmak
- BÜKTÜRÜLME
-
-
[isim]
Büktürülmek işi
-
[isim]
Büktürülmek işi
- BÜKTÜRMEK
-
-
[-i]
Bükme işini yaptırmak, kıvırtmak
-
[-i]
Bükme işini yaptırmak, kıvırtmak
- BÜKEBİLME
-
-
[isim]
Bükebilmek işi
-
[isim]
Bükebilmek işi
- BÜKÜCÜLÜK
-
-
[isim]
Bükücünün yaptığı iş
-
[isim]
Bükücünün yaptığı iş
- BÜKÜVERME
-
-
[isim]
Büküvermek işi
-
[isim]
Büküvermek işi
- BÜKÜKLÜK
-
-
[isim]
Bükük olma durumu
-
[isim]
Bükük olma durumu
- BÜKLÜMLÜ
-
-
[sıfat]
Büklümü olan
- "Yeşilin değişik tonlarında, suyun altında dalgalanıyormuş gibi görünen büklümlü bitkilerin arasında kırmızı, pembe ve sarı balıklar vardı."
-
[sıfat]
Büklümü olan
- BÜKÜNMEK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız bükülmek
-
Ağrıdan, sancıdan kıvranmak
-
[nesnesiz]
Bakınız bükülmek
- BÜKTÜRME
-
-
[isim]
Büktürmek işi
-
[isim]
Büktürmek işi
- BÜKÜMSÜZ
-
-
[sıfat]
Bükülmemiş olan
-
Bükümü olmayan
- "Deminden beri görüp tanımadığı ince, uzun boylu, sırtında güzel dikimli tüvit ceketi, pantolon paçaları bükümsüz delikanlı Kubilay’dı demek."
-
[sıfat]
Bükülmemiş olan