Başında bulaş olan 29 kelime var. Bulaş ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde bulaş olan kelimeler listesine ya da sonu bulaş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında bulaş bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

BULAŞTIRABİLMEK, BULAŞTIRIVERMEK

14 Harfli Kelimeler

BULAŞTIRABİLME, BULAŞTIRIVERME

13 Harfli Kelimeler

BULAŞTIRILMAK

12 Harfli Kelimeler

BULAŞABİLMEK, BULAŞIKÇILIK, BULAŞIVERMEK, BULAŞTIRILMA

11 Harfli Kelimeler

BULAŞABİLME, BULAŞICILIK, BULAŞIKHANE, BULAŞIVERME, BULAŞKANLIK, BULAŞTIRICI, BULAŞTIRMAK

10 Harfli Kelimeler

BULAŞIKLIK, BULAŞILMAK, BULAŞTIRMA

9 Harfli Kelimeler

BULAŞIKÇI, BULAŞILMA

8 Harfli Kelimeler

BULAŞICI, BULAŞKAN, BULAŞMAK

7 Harfli Kelimeler

BULAŞIK, BULAŞLI, BULAŞMA

6 Harfli Kelimeler

BULAŞI

5 Harfli Kelimeler

BULAŞ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Bulaş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B L U Ş

5 Harfli Kelimeler

BULAŞ

4 Harfli Kelimeler

BULA, ULAŞ

3 Harfli Kelimeler

ABU, BAL, BAŞ, BUL, ŞAL, ŞUA, ULA

2 Harfli Kelimeler

AB, AL, AŞ, BU, LA, ŞU

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BULAŞTIRABİLMEK

  1. [-e, -i] Bulaştırma ihtimali veya imkânı bulunmak
  2. Bulaştırmaya gücü yetmek
BULAŞTIRIVERMEK

  1. [-e, -i] Çabucak bulaştırmak
    • "Nasıl fark etmez, koca kız çikolatalı dondurmayı bulaştırıvermiş yüzüne." (Çiyil Kurtuluş)
BULAŞTIRABİLME

  1. [isim] Bulaştırabilmek işi
    • "Bunun olumsuz yanı bir ebeveynin çocuğa kendi korku, endişe ve ön yargılarını kolayca bulaştırabilmesi, olumlu yanı ise hikâyenin birlikte oluşturulmasının olumlu değerlerin ve grup kültürünün aktarılmasına hizmet etmesidir." (Kemal Sayar)
BULAŞTIRIVERME

  1. [isim] Bulaştırıvermek işi
BULAŞTIRILMAK

  1. [nesnesiz] Bulaştırma işine konu olmak
BULAŞIVERMEK

  1. [nesnesiz] Çabucak bulaşmak
BULAŞTIRILMA

  1. [isim] Bulaştırılmak işi
BULAŞIKÇILIK

  1. [isim] Bulaşıkçının yaptığı iş
    • "Garsonluk bilmediğimden patronum beni önce bulaşıkçılığa verdi." (Tarık Dursun K)
BULAŞABİLMEK

  1. [nesnesiz] Bulaşma ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Su ile bulaşabilen hastalıklar sütle bulaşanlar kadar çeşitli olmamakla beraber içme suyunun saf olması birinci derecede bir sağlık meselesidir." (Hamdi Dilevurgun)
BULAŞIKHANE

Kelime Kökeni: Türkçe bulaşık + Farsça ḫāne

  1. [isim] Kışla, okul, otel vb. yerlerde bulaşık yıkamaya ayrılan özel bölüm
    • "Geniş bir mutfak vardı, bulaşıkhanesi de bayağı büyük idi." (Mehmet İdo İsmetoğlu)
BULAŞTIRMAK

  1. [-e, -i] Bulaşmasına yol açmak; bulatmak, sıvaştırmak
BULAŞICILIK

  1. [isim] Bulaşıcı olma durumu
BULAŞKANLIK

  1. [isim] Bulaşkan olma durumu
BULAŞABİLME

  1. [isim] Bulaşabilmek işi
BULAŞIVERME

  1. [isim] Bulaşıvermek işi
BULAŞTIRICI

  1. [sıfat, tıp] Bulaşıcı hastalığı taşıyan ve başkalarına bulaştıran
    • "Deniz ve havuz suları bulaştırıcı olabilir." (Ali Çankırılı)
BULAŞIKLIK

  1. [isim] Bulaşık olma durumu
    • "Kalbi güp güp vuruyordu. Ellerinde kan bulaşıklığı hissi. Bir yıkasa mı?" (Attilâ İlhan)
  2. Mutfak tezgâhı üzerine konulan, elde yıkanan bulaşıkların dizildiği, plastik veya metalden yapılmış mutfak eşyası
BULAŞILMAK

  1. [-e] Bulaşma işine konu olmak
BULAŞTIRMA

  1. [isim] Bulaştırmak işi; bulatma, sıvaştırma
    • "Bir küçük afacanın yediği çikolatayı yüzüyle ellerine bulaştırması gibi Leylâ’nın da dudakları, yüzü ve elleri öylesine karadutla boyalıydı." (İskender Ohri)
BULAŞIKÇI

  1. [sıfat] İşi kirli kapları yıkamak olan (kimse)
    • "Bulaşıkçı kız paketten sevdiği şeyleri bir bir çıkarıp küçük tahta rafına dizdi." (Ali Kaya)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü