Başında bulaş olan 29 kelime var. Bulaş ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde bulaş olan kelimeler listesine ya da sonu bulaş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında bulaş bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
BULAŞTIRABİLMEK, BULAŞTIRIVERMEK
BULAŞTIRABİLME, BULAŞTIRIVERME
BULAŞTIRILMAK
BULAŞABİLMEK, BULAŞIKÇILIK, BULAŞIVERMEK, BULAŞTIRILMA
BULAŞABİLME, BULAŞICILIK, BULAŞIKHANE, BULAŞIVERME, BULAŞKANLIK, BULAŞTIRICI, BULAŞTIRMAK
BULAŞIKLIK, BULAŞILMAK, BULAŞTIRMA
BULAŞIKÇI, BULAŞILMA
BULAŞICI, BULAŞKAN, BULAŞMAK
BULAŞIK, BULAŞLI, BULAŞMA
BULAŞI
BULAŞ
Bulaş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
BULAŞ
4 Harfli Kelimeler
BULA, ULAŞ
3 Harfli Kelimeler
ABU, BAL, BAŞ, BUL, ŞAL, ŞUA, ULA
2 Harfli Kelimeler
AB, AL, AŞ, BU, LA, ŞU
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BULAŞTIRABİLMEK
-
-
[-e, -i]
Bulaştırma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Bulaştırmaya gücü yetmek
-
[-e, -i]
Bulaştırma ihtimali veya imkânı bulunmak
- BULAŞTIRIVERMEK
-
-
[-e, -i]
Çabucak bulaştırmak
- "Nasıl fark etmez, koca kız çikolatalı dondurmayı bulaştırıvermiş yüzüne."
-
[-e, -i]
Çabucak bulaştırmak
- BULAŞTIRABİLME
-
-
[isim]
Bulaştırabilmek işi
- "Bunun olumsuz yanı bir ebeveynin çocuğa kendi korku, endişe ve ön yargılarını kolayca bulaştırabilmesi, olumlu yanı ise hikâyenin birlikte oluşturulmasının olumlu değerlerin ve grup kültürünün aktarılmasına hizmet etmesidir."
-
[isim]
Bulaştırabilmek işi
- BULAŞTIRIVERME
-
-
[isim]
Bulaştırıvermek işi
-
[isim]
Bulaştırıvermek işi
- BULAŞTIRILMAK
-
-
[nesnesiz]
Bulaştırma işine konu olmak
-
[nesnesiz]
Bulaştırma işine konu olmak
- BULAŞIVERMEK
-
-
[nesnesiz]
Çabucak bulaşmak
-
[nesnesiz]
Çabucak bulaşmak
- BULAŞTIRILMA
-
-
[isim]
Bulaştırılmak işi
-
[isim]
Bulaştırılmak işi
- BULAŞIKÇILIK
-
-
[isim]
Bulaşıkçının yaptığı iş
- "Garsonluk bilmediğimden patronum beni önce bulaşıkçılığa verdi."
-
[isim]
Bulaşıkçının yaptığı iş
- BULAŞABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Bulaşma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Su ile bulaşabilen hastalıklar sütle bulaşanlar kadar çeşitli olmamakla beraber içme suyunun saf olması birinci derecede bir sağlık meselesidir."
-
[nesnesiz]
Bulaşma ihtimali veya imkânı bulunmak
- BULAŞIKHANE
-
Kelime Kökeni: Türkçe bulaşık + Farsça ḫāne
-
[isim]
Kışla, okul, otel vb. yerlerde bulaşık yıkamaya ayrılan özel bölüm
- "Geniş bir mutfak vardı, bulaşıkhanesi de bayağı büyük idi."
-
[isim]
Kışla, okul, otel vb. yerlerde bulaşık yıkamaya ayrılan özel bölüm
- BULAŞTIRMAK
-
-
[-e, -i]
Bulaşmasına yol açmak; bulatmak, sıvaştırmak
-
[-e, -i]
Bulaşmasına yol açmak; bulatmak, sıvaştırmak
- BULAŞICILIK
-
-
[isim]
Bulaşıcı olma durumu
-
[isim]
Bulaşıcı olma durumu
- BULAŞKANLIK
-
-
[isim]
Bulaşkan olma durumu
-
[isim]
Bulaşkan olma durumu
- BULAŞABİLME
-
-
[isim]
Bulaşabilmek işi
-
[isim]
Bulaşabilmek işi
- BULAŞIVERME
-
-
[isim]
Bulaşıvermek işi
-
[isim]
Bulaşıvermek işi
- BULAŞTIRICI
-
-
[sıfat, tıp]
Bulaşıcı hastalığı taşıyan ve başkalarına bulaştıran
- "Deniz ve havuz suları bulaştırıcı olabilir."
-
[sıfat, tıp]
Bulaşıcı hastalığı taşıyan ve başkalarına bulaştıran
- BULAŞIKLIK
-
-
[isim]
Bulaşık olma durumu
- "Kalbi güp güp vuruyordu. Ellerinde kan bulaşıklığı hissi. Bir yıkasa mı?"
-
Mutfak tezgâhı üzerine konulan, elde yıkanan bulaşıkların dizildiği, plastik veya metalden yapılmış mutfak eşyası
-
[isim]
Bulaşık olma durumu
- BULAŞILMAK
-
-
[-e]
Bulaşma işine konu olmak
-
[-e]
Bulaşma işine konu olmak
- BULAŞTIRMA
-
-
[isim]
Bulaştırmak işi; bulatma, sıvaştırma
- "Bir küçük afacanın yediği çikolatayı yüzüyle ellerine bulaştırması gibi Leylâ’nın da dudakları, yüzü ve elleri öylesine karadutla boyalıydı."
-
[isim]
Bulaştırmak işi; bulatma, sıvaştırma
- BULAŞIKÇI
-
-
[sıfat]
İşi kirli kapları yıkamak olan (kimse)
- "Bulaşıkçı kız paketten sevdiği şeyleri bir bir çıkarıp küçük tahta rafına dizdi."
-
[sıfat]
İşi kirli kapları yıkamak olan (kimse)