Başında be olan 8 harfli 150 kelime var. Be ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde be olan kelimeler listesine ya da sonu be ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında be bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BELİRTEN
-
-
[isim]
Tamlayan
-
[isim]
Tamlayan
- BEŞPENÇE
-
-
[isim]
Beşparmak
-
[isim]
Beşparmak
- BEDİİYAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Estetik bilimi, güzel sanatlar
-
[isim]
Estetik bilimi, güzel sanatlar
- BERKİMEK
-
-
[nsz]
Sağlamlaşmak, güç kazanmak, pekişmek
-
[nsz]
Sağlamlaşmak, güç kazanmak, pekişmek
- BENZEŞİK
-
-
[sıfat]
Benzeşme özelliği gösteren
-
[sıfat]
Benzeşme özelliği gösteren
- BEZEMECİ
-
-
[isim]
Bezeme yapan oymacı veya nakkaş
-
[isim]
Bezeme yapan oymacı veya nakkaş
- BEYGİRCİ
-
-
[isim]
Beygir besleyen veya kiraya veren kimse
-
[isim]
Beygir besleyen veya kiraya veren kimse
- BECERTME
- ...
- BENCİLCE
-
-
[zarf]
Bencile yakışır biçimde
-
[zarf]
Bencile yakışır biçimde
- BESLENME
-
-
[isim]
Beslenmek işi
-
Vücut için gerekli besin maddelerinin alımı
-
[isim]
Beslenmek işi
- BEDESTEN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Kumaş, mücevher vb. değerli eşyaların alınıp satıldığı kapalı tarihî çarşı
-
[isim]
Kumaş, mücevher vb. değerli eşyaların alınıp satıldığı kapalı tarihî çarşı
- BEKLEMEK
-
-
[nsz]
Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak
- "Arkadaki tramvaylar dizi olmuş, bekliyorlardı." (Haldun Taner)
-
[-i]
Süre tanımak, acele etmemek
- "Demin orada oturdum, senin uyanma saatini bekledim." (Refik Halit Karay)
-
[-i]
Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek
- "Eşyayı beklemek. Tutukluları beklemek."
-
Ummak
- "Nikâhtan bu kadar keramet bekleme!" (Peyami Safa)
-
Karşılaşma ihtimali bulunmak
- "Sabri gittikten sonra Basire, ondan gebe kalmış olmaktan korkarak bekledi." (Memduh Şevket Esendal)
-
Aramak, istemek
- "Bu tecrübeli deniz kurdunun muhakkak bir beklediği var." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
-
Oyalanmak
-
[nsz]
Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak
- BELİRTİK
-
-
[sıfat]
Açık, belli, sarih
-
[sıfat]
Açık, belli, sarih
- BESTEKAR
- ...
- BERKEMAL
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
Mükemmel, pek iyi
- "Kendisine olan itimat ve sevgimiz berkemaldir." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
-
Mükemmel, pek iyi
- BESTELİK
-
-
[isim]
Beste olma durumu
- "Notaların içinden yalnız do'ları yahut re'leri sevip diğerlerini atarsak bestenin besteliği kalır mı?" (Samiha Ayverdi)
-
[isim]
Beste olma durumu
- BENZEŞME
-
-
[isim]
Benzeşmek işi
-
Kelime içinde, yan yana düşen iki sesten birinci sesin ikincisinin etkisiyle değişmesi, dönüşme, asimilasyon: yurt-daş > yurttaş, çarşanba > çarşamba, o + bir > öbür gibi
-
[isim]
Benzeşmek işi
- BEZİRGAN
- ...
- BENGİLİK
-
-
[isim]
Zamanla ilgisi, başlangıcı ve sonu olmayan varlık
-
Ölmezlik, ebedîlik
-
Sonsuz ve ölçülmez zaman
-
[isim]
Zamanla ilgisi, başlangıcı ve sonu olmayan varlık
- BELENMEK
-
-
[-e]
Kundaklanmak
- "Çocuk olsam beleklere belensem." (Âşık Veysel)
-
Bulanmak, bulaşmak, örtülmek
- "Ben yere yığılıp kafam kanlara belenince..." (Refik Erduran)
-
[-e]
Kundaklanmak