Başında be olan 7 harfli 117 kelime var. Be ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde be olan kelimeler listesine ya da sonu be ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında be bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BELASIZ
-
-
[sıfat]
Bela içermeyen
-
[sıfat]
Bela içermeyen
- BESİNLİ
-
-
[sıfat]
Besini olan, gıdalı
-
[sıfat]
Besini olan, gıdalı
- BERTMEK
-
-
[nsz]
Bertilmek
-
[nsz]
Bertilmek
- BENZEME
-
-
[isim]
Benzemek işi
-
[isim]
Benzemek işi
- BELGİLİ
-
-
[sıfat]
Belgiye dayanan, belirli olan
-
[sıfat]
Belgiye dayanan, belirli olan
- BELİRGİ
-
-
[isim]
Bulgu
-
[isim]
Bulgu
- BEDASIL
- ...
- BELİRİŞ
-
-
[isim]
Belirme işi veya biçimi
-
[isim]
Belirme işi veya biçimi
- BEGONYA
-
-
[isim]
Begonyagillerden, dekoratif yaprakları ve renkli çiçekleri olan, pek çok çeşidi bulunan sıcak ülke bitkisi (Begonia)
-
[isim]
Begonyagillerden, dekoratif yaprakları ve renkli çiçekleri olan, pek çok çeşidi bulunan sıcak ülke bitkisi (Begonia)
- BESTECİ
-
-
[isim]
Beste yapan kimse, bestekâr, kompozitör
- "Başarılı örnekleri, pek çok Türk bestecisinin gözünü açtı." (Haldun Taner)
-
[isim]
Beste yapan kimse, bestekâr, kompozitör
- BELEMİR
-
-
[isim]
Mavikantaron
-
[isim]
Mavikantaron
- BEYHUDE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Yararsız, anlamsız
- "Beyhude münakaşalar olacağını anladı." (Peyami Safa)
-
[zarf]
Boşuna
- "Beyhude kendini öldürteceksin." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Yararsız, anlamsız
- BEDENLİ
- ...
- BETONSU
-
-
[sıfat]
Betonu andıran, betona benzeyen, beton gibi
-
[sıfat]
Betonu andıran, betona benzeyen, beton gibi
- BEZEKLİ
-
-
[sıfat]
Bezeği olan, süslü, süslenmiş
-
[sıfat]
Bezeği olan, süslü, süslenmiş
- BETONLU
- ...
- BEVLİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Üroloji
-
[isim]
Üroloji
- BENMARİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir kabı kaynar suya oturtmak yolu ile içindekini ısıtma veya eritme yöntemi
-
[isim]
Bir kabı kaynar suya oturtmak yolu ile içindekini ısıtma veya eritme yöntemi
- BEZEYİŞ
-
-
[isim]
Bezeme işi veya biçimi
-
[isim]
Bezeme işi veya biçimi
- BEREKET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz, feyezan
- "Çocuk gönlüm kaygılardan azade / Yüzlerde nur, ekinlerde bereket." (Orhan Veli Kanık)
- "Bereket versin ki genç boksör, dayağa ezelden idmanlıydı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Yağmur
- "Bereket yağıyor."
- "Bereket versin, gece bu kır yolu tenha idi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[zarf]
İyi ki, neyse ki, iyi bir rastlantı sonucunda
- "Bereket, o sıralarda henüz bu sözü bilmiyordum." (Erhan Bener)
-
[isim]
Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz, feyezan