Başında be olan 10 harfli 112 kelime var. Be ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde be olan kelimeler listesine ya da sonu be ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında be bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BELİRTİSİZ
-
-
[sıfat]
Belirtisi olmayan
-
Belirtilmemiş olan
-
[sıfat]
Belirtisi olmayan
- BEYİNSİZCE
- ...
- BELGELİKÇİ
-
-
[isim]
Belgelik görevlisi veya uzmanı, arşivci
-
[isim]
Belgelik görevlisi veya uzmanı, arşivci
- BESMELESİZ
-
-
[zarf]
Besmele çekmeden
- "Eczacı Bey, sen bugün besmelesiz çıkmışsın herhâlde evden, tersliğin üstünde." (Burhan Felek)
-
[isim]
Çocuklar için "piç" anlamında kullanılan bir sövgü sözü
-
[zarf]
Besmele çekmeden
- BESTELEYİŞ
- ...
- BEYHUDELİK
-
-
[isim]
Beyhude olma durumu
- "Elde edildiği ileri sürülen siyasi başarının beyhudeliği meydana çıkmış olur." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Beyhude olma durumu
- BENİMSEYİŞ
-
-
[isim]
Benimseme işi veya durumu
-
[isim]
Benimseme işi veya durumu
- BEKLETİLME
-
-
[isim]
Bekletilmek işi veya durumu
-
[isim]
Bekletilmek işi veya durumu
- BESTELEMEK
-
-
[-i]
Beste yapmak
- "Üstat hemen rasttan bestelediği bir şarkıyı mırıldanmaya başladı." (Aka Gündüz)
-
[-i]
Beste yapmak
- BEZEKLEMEK
-
-
[-i]
Süslemek
-
[-i]
Süslemek
- BELGEGEÇER
-
-
[isim]
Yazılı, bilgi ve belgelerin telefon sistemi vasıtasıyla bir yerden bir yere iletilmesini anında sağlayan araç, belgeç, faks
-
[isim]
Yazılı, bilgi ve belgelerin telefon sistemi vasıtasıyla bir yerden bir yere iletilmesini anında sağlayan araç, belgeç, faks
- BEŞİKÇİLİK
- ...
- BEYAZLAYIŞ
- ...
- BELASIZLIK
- ...
- BERDELACUZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Halk takvimine göre 9-18 Mart arasında görülen kocakarı soğuğu
-
[isim]
Halk takvimine göre 9-18 Mart arasında görülen kocakarı soğuğu
- BENİMSEMEK
-
-
[-i]
Bir şeyi kendine mal etmek, sahip çıkmak, kabullenmek, tesahup etmek
- "Ağzın kulaklarına vardı, işi âdeta benimsedin." (Refik Halit Karay)
-
Bir şeye, birine bağlanmak, ısınmak
- "Karım içinde büyüdüğü bu evi bütün psikolojik derinliğiyle benimsemişti." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
-
[-i]
Bir şeyi kendine mal etmek, sahip çıkmak, kabullenmek, tesahup etmek
- BERGAMOTLU
- ...
- BEYAZLANMA
-
-
[isim]
Beyaz duruma gelme, ağarma
-
[isim]
Beyaz duruma gelme, ağarma
- BENZETİLME
-
-
[isim]
Benzetilmek işi
- "Sala Bey de anasına benzetilmeye razı olmadı." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Benzetilmek işi
- BERABERLİK
-
-
[isim]
Birlikte olma durumu
- "Onların beraberliği tam elli yıl sürmüştür." (Haldun Taner)
-
Baş başa kalma durumu
-
Başa baş kalma durumu
-
[isim]
Birlikte olma durumu