Başında bağı olan 9 harfli 9 kelime var. Bağı ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde bağı olan kelimeler listesine ya da sonu bağı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında bağı bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Bağı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A B I Ğ
4 Harfli Kelimeler
BAĞI
3 Harfli Kelimeler
AĞI, BAĞ
2 Harfli Kelimeler
AB, AĞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAĞINTICI
-
-
[sıfat, felsefe]
Bağıntılılık yanlısı olan; görececi, göreci, rölativist
-
[sıfat, felsefe]
Bağıntılılık yanlısı olan; görececi, göreci, rölativist
- BAĞINTILI
-
-
[sıfat]
Başka bir şeyle ilgisi olan, bağıntısı bulunan
- "Bu durum da eğitim sorununun ekonomik ve sosyal gelişmeyle sıkı sıkıya bağıntılı olduğunu göstermektedir."
-
Kesin olmayıp kişiden kişiye, zamandan zamana, yerden yere değişebilen; bağıl, görece, göreceli, göreli, izafi, nispi, rölatif
-
Geçerliliği koşullara bağlı olan; görece, göreceli, göreli
-
[felsefe]
Bağlı olduğu nesne veya olay ile ilgili olarak değişen; bağıl, görece, göreceli, göreli, izafi, rölatif
-
[felsefe]
Bir şeye göre olan, varlığı başka bir şeyin varlığına bağlı olan; bağıl, görece, göreceli, göreli, izafi, nispi, rölatif
-
[isim, biyoloji]
Organizmanın değişik yapı ve organları arasındaki uyum ve bağlantı; bağlılaşım
-
[sıfat]
Başka bir şeyle ilgisi olan, bağıntısı bulunan
- BAĞITLAMA
-
-
[isim]
Bağıtlamak işi
- "Yine sendika hakkı tanınmış ama sendikalara toplu sözleşme bağıtlama hakkı verilmediği gibi toplu iş uyuşmazlıklarının barışçı yöntemlerle çözülmesi konusunda da hiçbir rol tanınmamıştır."
-
[isim]
Bağıtlamak işi
- BAĞIMLAMA
-
-
[isim]
Bağımlamak işi
-
[isim]
Bağımlamak işi
- BAĞIRTLAK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Orta büyüklükte, eti sevilen bir cins göçebe ördek; bozkır tavuğu (Querquedula)
- "Kahramanmaraş, Narlı, Elbistan, Afşin ve Göksun ovalarında oldukça bol miktarda toy ve bağırtlak bulunur."
-
[isim, hayvan bilimi]
Orta büyüklükte, eti sevilen bir cins göçebe ördek; bozkır tavuğu (Querquedula)
- BAĞIŞLAMA
-
-
[isim]
Bağışlamak işi; affetme, affeyleme, bahşetme, mağfiret, gufran
- "Hoşgörü ve bağışlamadır o insanı günahtan arındıran duygu."
-
[isim]
Bağışlamak işi; affetme, affeyleme, bahşetme, mağfiret, gufran
- BAĞICILIK
-
-
[isim]
Bakınız göz bağıcılık
-
[isim]
Bakınız göz bağıcılık
- BAĞIRTMAK
-
-
[-i]
Bağırmasına yol açmak
- "Yusuf kendi şerbet tasını onun çuvalına koydurtup giderlerken durun içinizde hırsız var diye bağırttı, arattı."
-
[-i]
Bağırmasına yol açmak
- BAĞIRTKAN
-
-
[sıfat]
Çok bağırıp çağıran (kimse)
- "Ak sakallı, uzun boylu, bağırtkan bir ihtiyardı."
-
[sıfat]
Çok bağırıp çağıran (kimse)