Başında bağı olan 7 harfli 9 kelime var. Bağı ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde bağı olan kelimeler listesine ya da sonu bağı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında bağı bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Bağı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B I Ğ

4 Harfli Kelimeler

BAĞI

3 Harfli Kelimeler

AĞI, BAĞ

2 Harfli Kelimeler

AB, AĞ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAĞIMLI

  1. [sıfat] Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan; tabi (I)
    • "Ekonomide bağımlı, politikada bağımlı, elbet düşüncede de bağımlı olacak." (Yaşar Kemal)
  2. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan
  3. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün; müptela
BAĞITLI

  1. [sıfat] Sözleşme ile bağlanmış olan
BAĞITÇI

  1. [sıfat] Bir işi karşılıklı olarak kararlaştırıp üstlerine alan taraflardan her biri, sözleşme yapan; âkit
    • "Atatürk’ün büyük önem verdiği Balkan Antlaşması’na öteki bağıtçı devletler de aynı önem ve hevesle bağlanmışlardır." (Mahmut Goloğlu)
BAĞIRMA

  1. [isim] Bağırmak işi
    • "Gücünün yettiği kadar bağırmaya başladı." (Cevdet Kudret)
BAĞIRIŞ

  1. [isim] Bağırmak işi
    • "Arada sırada bağırışların arasında küfürler savruluyordu." (Halikarnas Balıkçısı)
BAĞINTI

  1. [isim] Bir nesne veya olayı bir başkası ile ilgili kılan bağ; bağlılaşım
    • "Şairin şiirinde iç bağıntı vardır demek, şiire giren unsurlar, bir şiir mantığına göre birbirini tutar şekilde bağlanmışlardır demektir." (Memet Fuat)
  2. [biyoloji] Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık; korelasyon
  3. [jeoloji] İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü; deneştirme, korelasyon
  4. [felsefe] Ancak bir arada düşünülebilen varlıklar arasındaki ilişki; görelik, izafet
  5. [felsefe] İki veya daha fazla değişken arasındaki ilişki
  6. [felsefe] Ancak bağlı bulunduğu temel kavramlarla birlikte düşünülebilen varlığın bu temel kavramla olan ilişkisinin niteliği; görelik, izafet
  7. [matematik] İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik
    • "Bir dairenin “r” yarı çapı ile alanı arasında şöyle bir bağıntı vardır: S=? x r²."
  8. [felsefe, mantık] Bakınız ulam
BAĞIŞIK

  1. [sıfat] Herhangi bir ödevin veya yükümlülüğün dışında kalan
    • "Görev yaptıkları sıradaki sözlü açıklama ve davranışlar bakımından yargısal kovuşturmalardan bağışık olacaklardır." (İsmail Soysal)
  2. [tıp] Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla direnç kazanmış olan; immün
    • "Çiçek aşısı, çiçek hastalığına karşı insanı bağışık kılar."
BAĞIRTI

  1. [isim] Bağırırken çıkarılan sesin adı
    • "Bu sırada avluda çocukların bağırtısı duyuldu." (Sevinç Çokum)
BAĞIŞÇI

  1. [isim] Bağış yapan kimse
    • "Bir başka deyişle bu bağışçıların yapmış oldukları yardımlar bağış alan ülkelerin ihtiyaçlarına uygun şekilde dağıtılmaktadır." (Erman Akıllı)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü