Başında bağı olan 12 harfli 12 kelime var. Bağı ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde bağı olan kelimeler listesine ya da sonu bağı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında bağı bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Bağı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A B I Ğ
4 Harfli Kelimeler
BAĞI
3 Harfli Kelimeler
AĞI, BAĞ
2 Harfli Kelimeler
AB, AĞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAĞIŞLAMAMAK
-
-
karşısındakinin yanlışından, kusurundan doğacak fırsatları kaçırmamak, acımadan değerlendirmek
-
karşısındakinin yanlışından, kusurundan doğacak fırsatları kaçırmamak, acımadan değerlendirmek
- BAĞIRTABİLME
-
-
[isim]
Bağırtabilmek işi
-
[isim]
Bağırtabilmek işi
- BAĞIRTTIRMAK
-
-
[-i]
Bağırtma işini yaptırmak
- "Yakın uzak köylerden davet etmediği kalmamıştı. Hatta kasabada tellal bağırttırmış, güreş ve yarış yapılacağını duyurtmuş, ödüller vadetmişti."
-
[-i]
Bağırtma işini yaptırmak
- BAĞIŞLATILMA
-
-
[isim]
Bağışlatılmak işi
-
[isim]
Bağışlatılmak işi
- BAĞIŞLAMASIZ
-
-
[sıfat]
Bağışlaması olmayan
- "İlk flörtünün onu yüzüstü bırakarak başka bir kızla çıktığı zamanlardandı yüzündeki bağışlamasız hüzün."
-
[sıfat]
Bağışlaması olmayan
- BAĞIŞIKLAMAK
-
-
[-i]
Bağışık duruma getirmek
-
[-i]
Bağışık duruma getirmek
- BAĞINTILILIK
-
-
[isim]
Bağıntılı olma durumu
- "Bu açıdan bölge konuya, seçilen kriterlere, ölçeğe, zamana ve bölgeyi tanımlama gayesine göre bağıntılılık barındırmaktadır."
-
[felsefe]
Gerçek ve salt bilginin mümkün olmadığını, bilginin gerçekliğinin ve değerinin başka bilgilere göre bağlantılı olarak ifade edilebileceğini benimseyen görüş; bağıllık, bağıntıcılık, görecelik, görececilik, görecilik, görelilik, görecelilik, izafilik, izafiye, izafiyet, rölativite, rölativizm
-
[fizik]
Klasik fiziğin zaman, mekân, hareket gibi yalnız başlarına gerçek olarak var kabul ettiği unsurların birbirinden bağımsız olarak açıklanamayacağını benimseyen görüş; rölativite, rölativizm
-
[isim]
Bağıntılı olma durumu
- BAĞINTICILIK
-
-
[isim, felsefe]
Bakınız bağıntılılık
-
[isim, felsefe]
Bakınız bağıntılılık
- BAĞIRIVERMEK
-
-
[-e, nesnesiz]
Ansızın, birdenbire bağırmak
- "Aileyi ilgilendiren bir konu tartışılırken amcasına bütün ömründe ilk ve son defa bağırıvermişti."
-
[-e, nesnesiz]
Ansızın, birdenbire bağırmak
- BAĞIRTKANLIK
-
-
[isim]
Bağırtkan olma durumu
- "Kalbin yanında bir de şekeri çıktı. Siniri, bağırtkanlığı da bu yüzdenmiş."
-
[isim]
Bağırtkan olma durumu
- BAĞIRABİLMEK
-
-
[-e, nesnesiz]
Bağırma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Yetişin kardeşler, diye bağırabildi ve devam eden tekmelerle kendini kaybetti."
-
Bağırma becerisi bulunmak
-
[-e, nesnesiz]
Bağırma ihtimali veya imkânı bulunmak
- BAĞIMLILAŞMA
-
-
[isim]
Bağımlılaşmak işi
- "Söz konusu endüstrilerin daha hızlı bir biçimde büyümesi bağımlılaşma süreci için daha elverişli bir ortam yarattı."
-
[isim]
Bağımlılaşmak işi