Başında bar olan 6 harfli 18 kelime var. Bar ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde bar olan kelimeler listesine ya da sonu bar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında bar bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Bar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
BAR, RAB
2 Harfli Kelimeler
AB, AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BARSAM
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Yüzgeçleri dikenli ve zehirli bir tür çarpan balığı (Trachinus vipera)
-
[isim, hayvan bilimi]
Yüzgeçleri dikenli ve zehirli bir tür çarpan balığı (Trachinus vipera)
- BARDAN
-
-
[sıfat]
Çok beyaz
-
[sıfat]
Çok beyaz
- BARDAK
-
-
[isim]
Su vb. şeyleri içmek için kullanılan, genellikle camdan yapılan kap
- "Elim titredi, bardağı dudağımda güç tuttum."
-
[sıfat]
Bu kabın alacağı miktarda olan
- "Mustafa elinde iki bardak çayla içeri giriyor."
-
[ağızlardan]
Toprak testi
-
[isim]
Su vb. şeyleri içmek için kullanılan, genellikle camdan yapılan kap
- BARGAM
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Levreğe benzer bir balık
-
[isim, hayvan bilimi]
Levreğe benzer bir balık
- BARGAH
-
Kelime Kökeni: Farsça bārgāh
-
[isim, eskimiş]
İçerisine izin alınarak girilebilen makam
-
Padişah çadırı, padişah sarayı veya yüksek divan
- "Hiç kimse Nuşirevan’ın bargâhına kendisine haksızlık yapıldı iddiasıyla gelmedi ve kimse kimseye zulmetmedi."
-
[isim, eskimiş]
İçerisine izin alınarak girilebilen makam
- BARAKA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca baracca
-
[isim]
Tahta, çinko vb. hafif şeylerden yapılmış, temelsiz, eğreti yapı
- "Tren şehre girerken yerlilerin teneke barakaları görünür."
-
[isim]
Tahta, çinko vb. hafif şeylerden yapılmış, temelsiz, eğreti yapı
- BARATA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca barretta
-
[isim]
Bilim doktorları ile kardinallerin giydikleri dört köşe külah veya başlık
-
[tarih]
Osmanlı sarayında genellikle bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydikleri, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık
-
[isim]
Bilim doktorları ile kardinallerin giydikleri dört köşe külah veya başlık
- BARBUT
-
-
[isim]
Ortaya konan para için iki kişi veya iki grup arasında, atılan bazı zarların kazanması, bazı zarların kaybetmesi temeline dayalı olarak oynanan bir tür kumar
- "Ellerinde birer tomar para, nereden çıkardıklarını görmediğim bir mukavva parçasının üzerinde barbut oynamaya başladılar."
-
[isim]
Ortaya konan para için iki kişi veya iki grup arasında, atılan bazı zarların kazanması, bazı zarların kaybetmesi temeline dayalı olarak oynanan bir tür kumar
- BARBUN
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız barbunya (I)
- "Deniz üstündeki Koço Lokantası’nı bulup orada güzel bir barbun yedim."
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız barbunya (I)
- BARLAM
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
İnce pullu, sırtı açık kahverengi, yanları ve karnı beyaz, ortalama 30-40 santimetre boyunda, Marmara ve Ege deniziyle Akdeniz'de bol bulunan bir tür balık (Merluccius merluccius)
- "Morina balığı, kömür balığı ve barlam balığı gibi dipte yaşayan balıklar, yağsız balık türlerindendir."
-
[isim]
İnce pullu, sırtı açık kahverengi, yanları ve karnı beyaz, ortalama 30-40 santimetre boyunda, Marmara ve Ege deniziyle Akdeniz'de bol bulunan bir tür balık (Merluccius merluccius)
- BARUDİ
-
Kelime Kökeni: Farsça bārūd + Arapça -i
-
[isim, eskimiş]
Bakınız barut rengi
- "Esmerliği peçesinin altından dahi hissedilmekte idi, bilmem ki barudi mi demeliyim."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız barut rengi
- BARYUM
-
Kelime Kökeni: Fransızca baryum
-
[isim, kimya]
Atom sayısı 56, yoğunluğu 3,78 olan, doğada en çok baryum sülfat ve baryum karbonat olarak bulunan, havada çabuk oksitlenen, gümüş renginde, katı ve basit bir element (simgesi Ba)
-
[isim, kimya]
Atom sayısı 56, yoğunluğu 3,78 olan, doğada en çok baryum sülfat ve baryum karbonat olarak bulunan, havada çabuk oksitlenen, gümüş renginde, katı ve basit bir element (simgesi Ba)
- BARÇAK
-
-
[isim]
Kılıç kabzasının siperi; balçak
-
[isim]
Kılıç kabzasının siperi; balçak
- BARBAR
-
Kelime Kökeni: Fransızca barbare
-
[sıfat]
Uygarlaşmamış (kavim, topluluk)
- "Barbar akınlarından beri bu yollarda gördüğüm en asil atlısın."
-
İlkel olan (şey)
- "Bu vaziyeti haber alan köylüler türlü barbar aletlerle şehir ahalisini korumak üzere kasabaya yürümüşlerdi."
-
[mecaz]
Kaba ve kırıcı olan
-
[sıfat]
Uygarlaşmamış (kavim, topluluk)
- BARKAN
-
-
[isim, coğrafya]
Hilal biçiminde kumul
-
[tarih]
Palankadan küçük, tahkimli yer
-
[isim, coğrafya]
Hilal biçiminde kumul
- BARTIN
-
-
[isim]
Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
-
[isim]
Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
- BARKOD
-
Kelime Kökeni: İngilizce barcode
-
[isim]
Malın değişik özelliklerini ve fiyatını belirten, elektronik aygıtların okuyabileceği biçimde düzenlenmiş etiket; çizgi im
-
[isim]
Malın değişik özelliklerini ve fiyatını belirten, elektronik aygıtların okuyabileceği biçimde düzenlenmiş etiket; çizgi im
- BARMEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca barman
-
[isim]
Barda içki hazırlayıp sunan kimse
- "Onu bara girdiğinden beri dikkatle süzen barmen bir süre bekledikten sonra gülümseyerek yaklaştı…"
-
[isim]
Barda içki hazırlayıp sunan kimse