Başında bar olan 5 harfli 19 kelime var. Bar ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde bar olan kelimeler listesine ya da sonu bar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında bar bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Bar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B R

3 Harfli Kelimeler

BAR, RAB

2 Harfli Kelimeler

AB, AR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BARLI

  1. [sıfat, ağızlardan] Üstü barlanmış olan
BAROK

Kelime Kökeni: Fransızca baroque

  1. [isim] MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu
    • "Barok; dağınık, yüklü, şişkin biçimlerin aşırı ölçüde yığılmasıyla kendini gösterir."
  2. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı
    • "Mamafih, bütün şiirimde şekil bakımından bir çeşit barok hâlâ hükmünü sürdürüyordu." (Nâzım Hikmet)
BARAN

Kelime Kökeni: Farsça bārān

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yağmur
BARON

Kelime Kökeni: Fransızca baron

  1. [isim] Batı ülkelerinde vikont ile şövalye arasında soyluluk ünvanı
    • "Tombul yanaklarıyla Türk'ten çok bir Alman baronunu andırır." (Salâh Birsel)
BAREM

Kelime Kökeni: Fransızca barème

  1. [isim] Devlet memurlarının maaşlarının derece ve tutarlarını düzenleyen sistem ve çizelge
    • "Bunların tek derdi barem basamaklarını aşarak bu mertebeye fırlayıvermekten ibarettir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Bir sınıflama ve dereceleme yapabilmek için belirlenmiş olan ölçü sistemi
    • "Moda Burnu’nda denize nazır bir katı var, yakında emekli olacak, biliyorsunuz onların maaşları bilmem kaçıncı baremden ödeniyor." (Füruzan)
BARAK

  1. [isim, ağızlardan] Tüylü, kıllı çuha
  2. Bir cins tüylü av köpeği
BARAJ

Kelime Kökeni: Fransızca barrage

  1. [isim] Suyu toplama, sulama ve elektrik üretme amacıyla akarsu üzerine yapılan bent
    • "Ülkemizde en büyük inşaat yatırımlarından biri olan barajların depreme dayanıklı olarak projelendirilmesi hem güvenlik açısından hem de ekonomik açıdan önemlidir." (Deniz Helvacı)
  2. [spor] Futbol veya hentbolda serbest atışı yapacak oyuncunun önünde karşı takım oyuncularının yan yana dizilip oluşturdukları set
  3. [mecaz] Herhangi bir alanda başarıyı tespit etmek için gerekli olan şart
BARKA

Kelime Kökeni: İtalyanca barca

  1. [isim] Büyük sandal
BARUT

Kelime Kökeni: Farsça bārūd

  1. [isim] Ateşli silahla bir merminin atılmasına veya herhangi bir aracın fırlatılmasına yarayan, patlayıcı madde
    • "Dev boylu fetih askerleri, kollarının sert derilerine iğnelerle yazdırır, barutla ovdurur, dövme yaparlardı." (Yahya Kemal Beyatlı)
BARET

Kelime Kökeni: Fransızca barrette

  1. [isim] İşçilerin başlarına giydikleri, metal veya plastikten yapılmış koruyucu başlık
    • "Madenciler madene inmeden hemen önce baret ve ışıklarını kimlik kartlarını bırakarak almaktadır." (Ece Ünür)
  2. Küçük takke, papaz takkesi
  3. Bir süs iğnesi türü
    • "İlk başta her ders için ay sonunda o dersin birincisine bir baret verilirdi." (Saadet Özen)
BARAS

Kelime Kökeni: Arapça beraṣ

  1. [isim, tıp] Bakınız alaca hastalığı
BARBA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] İhtiyar Rum meyhanecisi
    • "Barba, şuradan bize yarım okka rakı doldur." (Mahmut Yesari)
BARÇA

Kelime Kökeni: İtalyanca barza

  1. [isim, eskimiş, denizcilik] Orta Çağ'da kullanılan kürekli ve yelkenli taşıma gemisi
  2. Kalyon türünden küçük savaş gemisi
    • "Bir barçaya altı bin altınlık kadar eşya ve zapt olunan Karun Kalesi askerinden yetmiş esir koydular, bilhassa ganimet olmak üzere..." (Burhan Bozgeyik)
  3. Irmakta balık tutmak için yapılmış küçük, dört köşe yelkenli tekne
BARIŞ

  1. [isim] Barışmak işi
    • "Biz baba kız biliyorduk ki bu gibi kaçışlar, bir barışla biter." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum; sulh, hazar
    • "Atatürk'ün insan haklarına ve dünya barışına ne kadar saygılı bir lider olduğunu ifade etti." (Haldun Taner)
  3. Böyle bir antlaşmadan sonra insanlık tarihindeki süreç
    • "Barış içinde yaşamak."
  4. Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam
BARDA

  1. [isim] Dam ustalarının kullandığı, başının bir ucu çember parçası biçiminde eğri, öbür ucu keskin çekiç
  2. Fıçıcı keseri
BARİZ

Kelime Kökeni: Arapça bāriz

  1. [sıfat] Bakınız belirgin
    • "Halk arasında da keder ve sevinç diye iki bariz heyecan olduğuna inanmıştı." (Peyami Safa)
BARİT

Kelime Kökeni: Fransızca baryte

  1. [isim, kimya] Renksiz veya beyaz, sarı, gri renklerde olabilen, sondaz, dolgu vb. alanlarda kullanılan bir mineral; baritin, baryum sülfat Ba(OH)2
BARDO

Kelime Kökeni: Fransızca bardot

  1. [isim, hayvan bilimi] Aygır ile dişi eşek çiftleşmesinden üretilen hayvan
    • "Emin’in bardosu Veli Çavuş’un demir kırının önünde gidiyor, Emin bu durumdan duyduğu gururla ısındığını sanıyor ve bıyıklarının buzlarını önemsemiyordu." (Ali Rıza Kars)
BARCI

  1. [isim] Bar işleten kimse
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü