Başında ağ olan 9 harfli 39 kelime var. Ağ ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ağ olan kelimeler listesine ya da sonu ağ ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ağ bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AĞILANMAK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız zehirlenmek
-
[nesnesiz]
Bakınız zehirlenmek
- AĞIRLIKLI
-
-
[sıfat]
Ağırlığı olan
-
Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan
-
Çoğunluğu oluşturan
-
[sıfat]
Ağırlığı olan
- AĞAÇDELEN
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Yuva yapmak için ağaçları oyan böcek
-
[isim, hayvan bilimi]
Yuva yapmak için ağaçları oyan böcek
- AĞIRBAŞLI
-
-
[sıfat, mecaz]
Davranışları ölçülü, olgun (kimse); ağır, vakarlı, vakur, ciddi, hoppa karşıtı
- "Büyüdükçe sabırlı, ağırbaşlı bir insan oldu."
-
[mecaz]
Değeri çok olan; ağır
- "Taşralarda ağırbaşlı kitaplar okumaya kalkışan öğrencileri, arkadaşları sarakaya alır."
-
Gösterişli olan
-
[sıfat, mecaz]
Davranışları ölçülü, olgun (kimse); ağır, vakarlı, vakur, ciddi, hoppa karşıtı
- AĞAÇLAMAK
-
-
[-i]
Bakınız ağaçlandırmak
- "... geniş ana yollarını ağaçlamak, her gün on binlerce aracın ve yayanın geçtiği o ana yolları yeşil gölgeli yüce ağaçlarla bezemek ..."
-
[-i]
Bakınız ağaçlandırmak
- AĞRISIZCA
-
-
[zarf]
Ağrısız bir biçimde
-
[zarf]
Ağrısız bir biçimde
- AĞILLANMA
-
-
[isim]
Ağıllanmak işi
-
[isim]
Ağıllanmak işi
- AĞAÇKAKAN
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Ağaçkakangillerden, gagasıyla ağaçları oyabilen ve ağaç kurtlarını yiyerek beslenen, uzun gagalı kuş (Picus)
- "Gecikmiş tek tük iri kıyım ağaçkakanlar ağaçları çekiçliyordu."
-
[isim, hayvan bilimi]
Ağaçkakangillerden, gagasıyla ağaçları oyabilen ve ağaç kurtlarını yiyerek beslenen, uzun gagalı kuş (Picus)
- AĞIRCANLI
-
-
[sıfat, mecaz]
Çok yavaş iş yapan, çevik olmayan; ağırkanlı
-
Varlığı sıkıntı veren
-
Bakınız tembel
-
[ağızlardan]
Doğurması yakın, doğurmak üzere olan (kadın)
-
[sıfat, mecaz]
Çok yavaş iş yapan, çevik olmayan; ağırkanlı
- AĞAÇLILIK
-
-
[isim]
Ağaçlı olma durumu
-
[isim]
Ağaçlı olma durumu
- AĞAÇLIKLI
-
-
[sıfat]
Ağacı bol olan (yer)
- "Burası şehrin en iyi semtlerinden birinde ve ağaçlıklı, sakin bir sokakta idi."
-
[sıfat]
Ağacı bol olan (yer)
- AĞIRKANLI
-
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız ağırcanlı
-
[isim, ruh bilimi]
Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi
- "Kim bilir nasıl birini göreceğimi sanıyordum; karşımdaki tıknaz, oturduğu yeri dolduran, ağırkanlı, ne düşündüğünü belli etmiyor hissini veren biriyle karşılaşınca şaşırdım."
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız ağırcanlı
- AĞLAMAKLI
-
-
[sıfat]
Ağlar gibi olan, neredeyse ağlayacak durumda olan; ağlamalı, ağlamsı
- "Çoğu ağlamaklı bu türlü şarkıları aslında sevmediklerini anlamışlar."
-
[sıfat]
Ağlar gibi olan, neredeyse ağlayacak durumda olan; ağlamalı, ağlamsı
- AĞIRSAMAK
-
-
[-i]
Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak
-
Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek
-
Bir işi ağır bulmak
-
Bakınız yüksünmek
-
[-i]
Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak
- AĞITÇILIK
-
-
[isim]
Ağıtçının yaptığı iş; ağlayıcılık, saguculuk, mersiyehanlık
- "Ağıtçılık artık yok olmak üzeredir, varlığını ise köylerde ve ücra, yalıtılmış alanlarda sürdürmektedir."
-
[isim]
Ağıtçının yaptığı iş; ağlayıcılık, saguculuk, mersiyehanlık
- AĞDALILIK
-
-
[isim]
Bir maddenin ağdalı, koyu kıvamlı olma durumu; viskozite
-
[isim]
Bir maddenin ağdalı, koyu kıvamlı olma durumu; viskozite
- AĞIZLIKÇI
-
-
[isim]
Ağızlık yapan veya satan kimse
-
[isim]
Ağızlık yapan veya satan kimse
- AĞIRLATMA
-
-
[isim]
Ağırlatmak işi
-
[isim]
Ağırlatmak işi
- AĞRILILIK
-
-
[isim]
Ağrılı olma durumu
-
[isim]
Ağrılı olma durumu
- AĞAÇLANMA
-
-
[isim]
Ağaçlanmak işi
-
[isim]
Ağaçlanmak işi