Başında ağ olan 8 harfli 26 kelime var. Ağ ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ağ olan kelimeler listesine ya da sonu ağ ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ağ bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AĞLANMAK

  1. [nesnesiz] Ağlama işi yapılmak
    • "Atatürk'ün arkasından çok ağlandı."
AĞDIRMAK

  1. [-i] Ağmasına sebep olmak
    • "Gazilerin gürz ve bozdoğan vuruşları cenk meydanının tozunu gökyüzüne ağdırdı." (Ahmet Şimşirgil)
  2. Yük veya terazide denge bozularak bir yanı yukarı gelmek
AĞIRELLİ

  1. [sıfat, mecaz] Bakınız eli ağır
    • "Bu tarlada en kötü elli, en ağırelli bir insan bile otuz kırk kilo toplayabilirdi." (Yaşar Kemal)
AĞILAMAK

  1. [-i] Bakınız zehirlemek
  2. Bir şeye zehir katmak
AĞLATMAK

  1. [-i] Ağlamasına yol açmak
    • "Meşrutiyet onun için ölümdür; o zulmetmeden, öldürtmeden, ağlatmadan, kan ve gözyaşı döktürmeden yaşayamaz, ölür." (Ömer Seyfettin)
AĞIRLAMA

  1. [isim] Ağırlamak işi; izaz, izzetüikram
    • "Kusursuz bir düzenle kurulmuş geleneksel iftar sofrası, yabancı konukları karşılamaya ve ağırlamaya hazırdı." (Attilâ İlhan)
  2. Gelin veya güveyi karşılanırken çalınan kıvrak bir hava
AĞIRSAMA

  1. [isim] Ağırsamak işi
    • "Bu ağırsamaları anlamakla beraber aldırmayan Hilmi, eteğinden ayrılmıyor, peşi sıra yürümekten vazgeçmiyordu." (Refik Halit Karay)
AĞRITMAK

  1. [-i] Ağrımasına yol açmak
    • "Evvela o sizi o kadar yoran, gözlerinizi ağrıtan kitaplar kalkacak." (Ömer Seyfettin)
AĞLAŞMAK

  1. [nesnesiz, -le] Birlikte ağlamak
    • "İhtiyarlar, analar, çocuklar ağlaşıyor / Gökten geniş bir yürek matemimi taşıyor" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
AĞLAKLIK

  1. [isim] Ağlak olma durumu
AĞZINDAN

  1. birisinden dinleyerek
    • "Bu şiiri Âşık Veysel'in ağzından yazdım."
  2. adına
AĞACIMSI

  1. [sıfat] Bakınız ağaçsı
    • "… önünü görebilmek için gözlerinin karanlığa alışmasını beklediği sırada koridorun karşı duvarında ağacımsı şekiller belirmişti." (Lâtife Tekin)
AĞZIAÇIK

  1. [isim] Afyonkarahisar, Emirdağ ve çevresine özgü olan, ince açılarak araları yağlanmış ve üst üste konulmuş yufkaların dikdörtgen parçalara ayrılıp içine mercimek, haşlanmış patates, kıyma vb. harç konulduktan sonra kenarları katlanıp ortası açık bırakılarak pişirilen bir tür börek; ağzıaçık börek
AĞIRAYAK

  1. [sıfat, mecaz] Doğurması yakın (kadın)
    • "Zemin katı koridorundan geçerken başka ağırayak kadınlara dikkat ettim." (Cengiz Dağcı)
AĞALANMA

  1. [isim] Ağalanmak durumu
AĞILANMA

  1. [isim] Bakınız zehirlenme
AĞILAŞMA

  1. [isim] Ağılaşmak durumu
AĞARTMAK

  1. [-i] Bakınız beyazlatmak
    • "O zaman da denizde sakal ağartmış olanların çoğu bu işte bir bit yeniği var diye işkillenmişler." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. Bakınız beyazlaştırmak
  3. Kuyumculukta gümüşü temizlemek
AĞITLAMA

  1. [isim] Ölmüşleri anmak için düzenlenen törende okunan övgü
    • "Cem törenlerinde ağıtlama türünde söylenen deyişin oldukça içli ve etkileyici bir ezgisi vardır." (Haydar A. Avcı)
AĞAÇÖREN

  1. [isim] Aksaray iline bağlı ilçelerden biri
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü