Başında ağ olan 8 harfli 26 kelime var. Ağ ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ağ olan kelimeler listesine ya da sonu ağ ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ağ bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AĞLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Ağlama işi yapılmak
- "Atatürk'ün arkasından çok ağlandı."
-
[nesnesiz]
Ağlama işi yapılmak
- AĞDIRMAK
-
-
[-i]
Ağmasına sebep olmak
- "Gazilerin gürz ve bozdoğan vuruşları cenk meydanının tozunu gökyüzüne ağdırdı."
-
Yük veya terazide denge bozularak bir yanı yukarı gelmek
-
[-i]
Ağmasına sebep olmak
- AĞIRELLİ
-
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız eli ağır
- "Bu tarlada en kötü elli, en ağırelli bir insan bile otuz kırk kilo toplayabilirdi."
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız eli ağır
- AĞILAMAK
-
-
[-i]
Bakınız zehirlemek
-
Bir şeye zehir katmak
-
[-i]
Bakınız zehirlemek
- AĞLATMAK
-
-
[-i]
Ağlamasına yol açmak
- "Meşrutiyet onun için ölümdür; o zulmetmeden, öldürtmeden, ağlatmadan, kan ve gözyaşı döktürmeden yaşayamaz, ölür."
-
[-i]
Ağlamasına yol açmak
- AĞIRLAMA
-
-
[isim]
Ağırlamak işi; izaz, izzetüikram
- "Kusursuz bir düzenle kurulmuş geleneksel iftar sofrası, yabancı konukları karşılamaya ve ağırlamaya hazırdı."
-
Gelin veya güveyi karşılanırken çalınan kıvrak bir hava
-
[isim]
Ağırlamak işi; izaz, izzetüikram
- AĞIRSAMA
-
-
[isim]
Ağırsamak işi
- "Bu ağırsamaları anlamakla beraber aldırmayan Hilmi, eteğinden ayrılmıyor, peşi sıra yürümekten vazgeçmiyordu."
-
[isim]
Ağırsamak işi
- AĞRITMAK
-
-
[-i]
Ağrımasına yol açmak
- "Evvela o sizi o kadar yoran, gözlerinizi ağrıtan kitaplar kalkacak."
-
[-i]
Ağrımasına yol açmak
- AĞLAŞMAK
-
-
[nesnesiz, -le]
Birlikte ağlamak
- "İhtiyarlar, analar, çocuklar ağlaşıyor / Gökten geniş bir yürek matemimi taşıyor"
-
[nesnesiz, -le]
Birlikte ağlamak
- AĞLAKLIK
-
-
[isim]
Ağlak olma durumu
-
[isim]
Ağlak olma durumu
- AĞZINDAN
-
-
birisinden dinleyerek
- "Bu şiiri Âşık Veysel'in ağzından yazdım."
-
adına
-
birisinden dinleyerek
- AĞACIMSI
-
-
[sıfat]
Bakınız ağaçsı
- "… önünü görebilmek için gözlerinin karanlığa alışmasını beklediği sırada koridorun karşı duvarında ağacımsı şekiller belirmişti."
-
[sıfat]
Bakınız ağaçsı
- AĞZIAÇIK
-
-
[isim]
Afyonkarahisar, Emirdağ ve çevresine özgü olan, ince açılarak araları yağlanmış ve üst üste konulmuş yufkaların dikdörtgen parçalara ayrılıp içine mercimek, haşlanmış patates, kıyma vb. harç konulduktan sonra kenarları katlanıp ortası açık bırakılarak pişirilen bir tür börek; ağzıaçık börek
-
[isim]
Afyonkarahisar, Emirdağ ve çevresine özgü olan, ince açılarak araları yağlanmış ve üst üste konulmuş yufkaların dikdörtgen parçalara ayrılıp içine mercimek, haşlanmış patates, kıyma vb. harç konulduktan sonra kenarları katlanıp ortası açık bırakılarak pişirilen bir tür börek; ağzıaçık börek
- AĞIRAYAK
-
-
[sıfat, mecaz]
Doğurması yakın (kadın)
- "Zemin katı koridorundan geçerken başka ağırayak kadınlara dikkat ettim."
-
[sıfat, mecaz]
Doğurması yakın (kadın)
- AĞALANMA
-
-
[isim]
Ağalanmak durumu
-
[isim]
Ağalanmak durumu
- AĞILANMA
-
-
[isim]
Bakınız zehirlenme
-
[isim]
Bakınız zehirlenme
- AĞILAŞMA
-
-
[isim]
Ağılaşmak durumu
-
[isim]
Ağılaşmak durumu
- AĞARTMAK
-
-
[-i]
Bakınız beyazlatmak
- "O zaman da denizde sakal ağartmış olanların çoğu bu işte bir bit yeniği var diye işkillenmişler."
-
Bakınız beyazlaştırmak
-
Kuyumculukta gümüşü temizlemek
-
[-i]
Bakınız beyazlatmak
- AĞITLAMA
-
-
[isim]
Ölmüşleri anmak için düzenlenen törende okunan övgü
- "Cem törenlerinde ağıtlama türünde söylenen deyişin oldukça içli ve etkileyici bir ezgisi vardır."
-
[isim]
Ölmüşleri anmak için düzenlenen törende okunan övgü
- AĞAÇÖREN
-
-
[isim]
Aksaray iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Aksaray iline bağlı ilçelerden biri