Başında olan 7 harfli 39 kelime var. Ağ ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ağ olan kelimeler listesine ya da sonu ağ ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ağ bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AĞLAMSI

  1. [sıfat] Ağlayacak gibi, ağlamalı
    • "Sesi karıncalandı, ağlamsı bir hâl aldı." (Yahya Kemal)

AĞILAMA

  1. [isim] Zehirleme

AĞLAŞMA

  1. [isim] Ağlaşmak işi

AĞIZLIK

  1. [isim] Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç
    • "Kiraz, bilir miydi ki günün birinde tütün diye bir ot çıkacak ve insanlar bunu içmek için dallarını kesip kesip ağızlık yapacak?" (Refik Halit Karay)
  2. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer
  3. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılan kapak
  4. Kuyu bileziği
  5. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç
  6. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes
  7. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer
  8. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm
  9. Bir şeyin başladığı yer
  10. Huni

AĞLASUN
...
AĞARTMA

  1. [isim] Ağartmak işi

AĞDIRMA

  1. [isim] Ağdırmak işi

AĞAÇÇIK

  1. [isim] Taflan gibi dalları dibinden başlayarak çatallanan küçük ağaç

AĞITSAL

  1. [sıfat] Ağıtla ilgili, ağıt özelliği taşıyan

AĞNAMCI

  1. [isim] Sayım vergisi toplayan kimse
    • "Öşürcüler, ağnamcılar, tahsildarlar, zaptiyeler köylerde kuzu gibi namuslu namuslu dolaşırlarmış." (Ömer Seyfettin)

AĞIRŞAK

  1. [isim] Yün, iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça
  2. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I)
    • "Kandil ağırşağı. Emzik ağırşağı. Diz ağırşağı."

AĞUSTOS

Kelime Kökeni : Latince

  1. [isim] Yılın otuz bir gün süren, sekizinci ayı

AĞDALIK

  1. [isim] Pekmez yapmaktan başka işe yaramayan üzüm

AĞARMAK

  1. [nsz] Beyazlaşmak
    • "Sakalı ağardı fakat gönlü kocamadı." (Nabizade Nazım)
  2. Rengi solmak
  3. Şafak sökmek
    • "Bir gün ortalık ağarmadan Kadıköy'den vapura bindim." (Nurullah ataç)

AĞRIYIŞ

  1. [isim] Ağrıma işi veya biçimi

AĞIZDAN

  1. [zarf] Sözlü olarak
    • "Siyasi malumatları hep ağızdan kapma, kulak dolgunluğu şeylerdir." (Ömer Seyfettin)

AĞIZOTU

  1. [isim] Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde

AĞLANTI

  1. [isim] Hafif hafif ağlama
    • "Şehrin dar sokaklarında günlerce ağlantı, inilti işitiliyor." (Memduh Şevket Esendal)

AĞIZSIZ

  1. [sıfat] Ağzı olmayan
  2. Yumuşak huylu, sessiz

AĞLATIŞ

  1. [isim] Ağlatma işi veya biçimi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü