Sonunda az olan 8 harfli 33 kelime var. AZ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde az olan kelimeler listesine ya da başında az olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BULUNMAZ
-
-
[sıfat]
Bakınız eşsiz
- "Konuşmamız boyunca bunun benim için bulunmaz fırsat olduğunu yineleyip durdu."
-
[sıfat]
Bakınız eşsiz
- İSTİKRAZ
-
Kelime Kökeni: Arapça istiḳrāż
-
[isim, eskimiş, ekonomi]
Bakınız borçlanma
-
[isim, eskimiş, ekonomi]
Bakınız borçlanma
- PİSBOĞAZ
-
-
[sıfat]
Eline geçeni zamansız ve ayırt etmeden yiyen (kimse)
- "Demek ki küçük kız son derece pisboğaz olmasına rağmen bu paraları yemeyip biriktirmiş."
-
[sıfat]
Eline geçeni zamansız ve ayırt etmeden yiyen (kimse)
- DARBOĞAZ
-
-
[isim, ekonomi]
Piyasalarda üretimin, kredilerin, döviz imkânlarının, sürümün, ham madde arzının ve malzeme stoklarının gereksinim düzeyi altına düştüğü sıkıntılı durum
- "Acı reçeteleri uygulamakla beraber ekonomik darboğazdan kurtulamayan ülkelerde artan feryatlar yeni bir ekonomik düzen kurulması konusundaki arayışları ve girişimleri gündeme getirmiştir."
-
[mecaz]
Toplumun, çözümlenmesinde güçlüklerle karşılaştığı bunalımlı durum
-
[isim, ekonomi]
Piyasalarda üretimin, kredilerin, döviz imkânlarının, sürümün, ham madde arzının ve malzeme stoklarının gereksinim düzeyi altına düştüğü sıkıntılı durum
- TUTULMAZ
-
-
[sıfat]
Yakalanmaz, ele avuca gelmez
-
[sıfat]
Yakalanmaz, ele avuca gelmez
- KUMARBAZ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳimār + Farsça -bāz
-
[sıfat]
Kumara düşkün, sürekli kumar oynayan; kumarcı, bitirimci
- "Gömücüler de kumarbazlarınkine benzer bir tür haz dışında pek bir şey bulamıyorlardı toprakta."
-
[sıfat]
Kumara düşkün, sürekli kumar oynayan; kumarcı, bitirimci
- BEYNAMAZ
-
Kelime Kökeni: Farsça bīnamāz
-
[sıfat, din bilimi]
Namaz kılmayan (kimse)
- "Hep sizin yüzünüzden. İki cami arasında kalmış beynamaz gibiyiz..."
-
[sıfat, din bilimi]
Namaz kılmayan (kimse)
- FRAMBUAZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca framboise
-
[isim]
Bakınız ahududu
-
[isim]
Bakınız ahududu
- SONUŞMAZ
-
-
[isim, matematik]
Sonsuza giden bir eğrinin çeşitli noktalarının gittikçe yaklaştığı başka bir eğri veya doğru; asimptot
-
[isim, matematik]
Sonsuza giden bir eğrinin çeşitli noktalarının gittikçe yaklaştığı başka bir eğri veya doğru; asimptot
- HİPOSTAZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca hypostase
-
[isim, felsefe]
Bazı felsefe ve din kuramlarının dayandığı temellerden her biri; uknum
- "Hristiyanlık inanışına göre Tanrı kavramında üç hipostaz vardır: Baba, oğul ve Kutsal Ruh."
-
[isim, felsefe]
Bazı felsefe ve din kuramlarının dayandığı temellerden her biri; uknum
- TİRENDAZ
-
Kelime Kökeni: Farsça tīrendāz
-
[sıfat, eskimiş]
Ok atan
-
[mecaz]
Becerikli, elinden iş gelir
- "Tirendaz bir ev hanımı."
-
[mecaz]
Bakınız özenli
- "İki birader, tirendaz surette giyinirler, gümüş başlı bastonlarına dayana dayana gezerlerdi."
-
[sıfat, eskimiş]
Ok atan
- HOKKABAZ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥuḳḳa + Farsça -bāz
-
[isim]
El çabukluğu ile birtakım şaşırtıcı olaylar yapmayı meslek edinen kimse
- "Bu arsada zaman zaman at cambazları, hokkabazlar, palyaçolar hünerlerini gösterirler."
-
[sıfat, mecaz]
Başkalarını aldatarak yalan dolanla iş gören
- "O ne hokkabaz heriftir."
-
[isim]
El çabukluğu ile birtakım şaşırtıcı olaylar yapmayı meslek edinen kimse
- ALDIRMAZ
-
- MADRABAZ
-
Kelime Kökeni: Farsça madarabāz
-
[isim]
Hayvan, balık, sebze, meyve vb. yiyecekleri yerinden getirerek toptan satan kimse
-
[mecaz]
Hile yapan kimse
- "Hiçbir hareketi tanımıyor, sadece mahir bir madrabaz edasıyla çıkarına bakıyor."
-
[isim]
Hayvan, balık, sebze, meyve vb. yiyecekleri yerinden getirerek toptan satan kimse
- HAYALBAZ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫayāl + Farsça -bāz
-
[isim, eskimiş]
Bakınız Karagözcü
-
[isim, eskimiş]
Bakınız Karagözcü
- BEMBEYAZ
-
-
[sıfat]
Çok beyaz; apak, ak pak
- "Kendisini son kez gördüğümde babamın saçları nasıl beyazsa ilk kez gördüğümde de bembeyazdı."
-
[zarf]
Pırıl pırıl, apaçık bir biçimde
- "Eski püskü bir bisikletin üzerinde bembeyaz gülümsüyordu, mahallenin bıçkın delikanlısı!"
-
[sıfat]
Çok beyaz; apak, ak pak
- BAŞPAPAZ
-
Kelime Kökeni: Türkçe baş + Yunanca
-
[isim]
Papazların başı olan din adamı
-
[isim]
Papazların başı olan din adamı
- DÜZENBAZ
-
Kelime Kökeni: Türkçe düzen + Farsça -bāz
-
[sıfat]
Yalan dolanla iş gören, çıkarı için hile yapan; entrikacı, dessas, dubaracı, kampanacı
-
[sıfat]
Yalan dolanla iş gören, çıkarı için hile yapan; entrikacı, dessas, dubaracı, kampanacı
- TAŞINMAZ
-
-
[sıfat]
Taşınamayan
-
[isim, hukuk]
Ev, tarla vb. taşınamayan mülk; gayrimenkul
-
[sıfat]
Taşınamayan
- BOŞBOĞAZ
-
-
[sıfat]
Saklanması gereken şeyleri söyleyiveren, sır saklayamayan
- "O kadar boşboğaz çocuk arasında da vakayı bir sır olarak saklamak güçtü."
-
[sıfat]
Saklanması gereken şeyleri söyleyiveren, sır saklayamayan