Sonunda az olan 7 harfli 21 kelime var. AZ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde az olan kelimeler listesine ya da başında az olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İŞVEBAZ

Kelime Kökeni: Farsça işve + bāz

  1. [isim] Bakınız cilveli
    • "Hoş yaratmış Allah, pek şirindir billah / İşvebazdır vallah, çapkınlardan kolla" (Yesari Asım Arsoy)
İTTİHAZ

Kelime Kökeni: Arapça ittiḫāẕ

  1. [isim, eskimiş] Sayma, tutma, ... olarak görme
  2. Bakınız alma
ARDUVAZ

Kelime Kökeni: Fransızca ardoise

  1. [isim, mineraloji] Bakınız kayağan taş
ÇENEBAZ

Kelime Kökeni: Farsça çānebāz

  1. [sıfat] Çok konuşan; çenesi kuvvetli, çeneli
    • "Bu, otuz yaşlarında çenebaz ve oynak bir duldu." (Reşat Nuri Güntekin)
İMTİYAZ

Kelime Kökeni: Arapça imtiyāz

  1. [isim] Bakınız ayrıcalık
    • "Hem bu sayede sen artık yüzüme bakmak imtiyazını kazanan biricik erkeksin." (Nâzım Hikmet)
  2. [hukuk] Fabrika kurmak, maden işletmek vb. için bir kişi veya kuruluşa devlet tarafından verilen özel izin
  3. [tarih] Bakınız gedik
İNKIRAZ

Kelime Kökeni: Arapça inḳirāż

  1. [isim, eskimiş] Bir soy veya topluluğun bireylerinden hiçbiri kalmayacak şekilde tükenmesi, son bulması
    • "Taksim, hicret ve inkırazla harp arasında bırakıldık." (Falih Rıfkı Atay)
İHTİZAZ

Kelime Kökeni: Arapça ihtizāz

  1. [isim, eskimiş] Bakınız titreşme
  2. [fizik] Bakınız titreşim
TURKUAZ

Kelime Kökeni: Fransızca turquoise

  1. [isim] Mavi, yeşil ve beyazın karışımından ortaya çıkan renk; turkuaz mavisi, turkuaz yeşili, firuze
  2. [sıfat] Bu renkte olan
  3. Bu renkte değerli bir taş
  4. Bu taşın rengi
AKIŞMAZ

  1. [sıfat, fizik] Dış etkenlerin tesiriyle akışmazlığı değişmeyen, durağan
AŞINMAZ

  1. [sıfat] Kolaylıkla yıpranmayan, aşınmayan
UTANMAZ

  1. [sıfat] Utanması olmayan; arlanmaz, pek yüzlü, sıkılmaz, pişkin, yüzsüz
    • "Utanmazlık siyasetinin veya utanmaz siyasinin önünde sonunda foyası meydana çıkar." (Burhan Felek)
BİYOGAZ

Kelime Kökeni: Fransızca biogaz

  1. [isim] Bakınız gübre gazı
YARAMAZ

  1. [sıfat] Uygun ve yararlı olmayan, bir işe yaramayan
  2. Söz dinlemeyen, uslu durmayan, yasaklanan şeyleri yapmakta ayak direyen, haşarı (çocuk), uslu karşıtı
    • "Annesine bakabilmek için akşama kadar elliye yakın yaramazın kahrını çekiyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Çapkın olan
ÇINAYAZ

  1. [isim] Açık, mehtaplı, çok soğuk hava
    • "Çınayazda kalmış bir serçe yavrusu gibi titrek, bir çocuk kadar masumdu." (Hasan Erbay)
HİLEBAZ

Kelime Kökeni: Arapça ḥīle + Farsça -bāz

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız hileci
    • "Sözünü henüz bitirmişti ki hilebaz Çakuni tek kelime ile cevap verdi: Kazandık." (Cemil Meriç)
İNKIBAZ

Kelime Kökeni: Arapça inḳibāż

  1. [isim, eskimiş] Büzülüp toplanma
  2. Bakınız keder
  3. Bakınız kabız
ATEŞBAZ

Kelime Kökeni: Farsça āteşbāz

  1. [isim] Ateşle hüner gösteren oyuncu
    • "Bu arada bir ateşbaz, ağzından alevler çıkarmaktaydı." (Aziz Nesin)
  2. [tarih] Osmanlılarda şenlikler için donanma fişeklerini hazırlayan kimse
DİYABAZ

Kelime Kökeni: Fransızca diabase

  1. [isim, jeoloji] Feldspatlardan bir plajiyoklaz ile ojitten oluşmuş yeşil renkli bir kütle
OYUNBAZ

Kelime Kökeni: Türkçe oyun + Farsça -bāz

  1. [sıfat] Oynamayı seven
  2. [mecaz] Düzenci, hileci
    • "O zavallı Çolak'ın nasıl bir oyunbaz olduğunu şimdi biliyordu." (Tarık Buğra)
TANIMAZ

  1. [sıfat] Tanımayan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü