Sonunda az olan 6 harfli 34 kelime var. AZ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde az olan kelimeler listesine ya da başında az olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

OLAMAZ

  1. [sıfat] Olmasını önleyecek derecede güçlü engelleri bulunan, olanaksız, gayrimümkün
    • "Havada uçmak, eskiden insan için olamaz sanılırdı."
  2. [ünlem] Hayret, şaşırma bildirmek için kullanılan bir söz

FEYYAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Çok verimli, gür

TIKNAZ

  1. [sıfat] Şişmanca, toplu, kısa ve kalın yapılı, tıkız
    • "O yuvarlak ve dazlak kafalı, tıknaz bir adamdı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

ÇIKMAZ

  1. [isim] Sonu kapalı, çıkış yeri olmayan, hiçbir yere ulaşamayan yol, sokak
    • "Bu apartmanın olduğu çıkmazda bir garaj, bir eski ahır, üç esrarlı ve daima kapalı depodan başka bir şey yoktur." (Halide Edip Adıvar)
    • "Kıbrıs sorunu, şu ya da bu siyasal oyunla, yeniden çıkmaza girecektir." (Talât Halman)
  2. [sıfat] Çözüme ulaşmayan, çözüm yolu olmayan

ÇAPRAZ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Eğik olarak birbiriyle kesişen
    • "Mitralyözler onu çapraza almış, kızıl iğneleriyle gövdesini delik deşik ediyorlardı." (Atilla İlhan)
  2. İki taraflı, karşılıklı
    • "Çapraz ateş."
  3. [zarf] Eğik bir biçimde
    • "Boynuna çapraz astığı tüfeğini yokladı." (Samim Kocagöz)
  4. [isim] Bir tür olta iğnesi
  5. [isim] Kopça, düğme
  6. [isim] Güreşte rakibin koltuk altından kol geçirip sarma oyunu

ŞAHBAZ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] İri bir tür akdoğan
  2. [sıfat] Çevik ve becerikli
  3. [sıfat] Yiğit, kahraman, mert (kimse)

DİLBAZ

Kelime Kökeni : Türkçe

  1. [sıfat] Güzel söz söyleyen, konuşkan
  2. Konuşmasıyla kandıran
    • "Benli küheylan çok yaman, çok dilbaz, çok dessas bir karı." (Osman Cemal Kaygılı)

KAMKAZ

  1. [isim] Kesme özelliğini yitirmiş, körleşmiş, keskin olmayan bıçak, orak vb. araç

MÜMTAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Seçkin

KURNAZ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Kolay kanmayan, başkalarını kandırmasını ve ufak tefek oyunlarla amacına erişmesini beceren, açıkgöz
    • "Nedim kurnaz, benden iki gün evvel izin aldı." (Aka Gündüz)

LAKTAZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Süt şekerini üzüm şekerine çeviren bir bağırsak enzimi

TOMBAZ

  1. [isim] Irmaklarda işleyen, altı düz kayık
  2. Üzerinde köprü kurulan, altı düz kayık biçiminde duba

KILBAZ

Kelime Kökeni : Türkçe

  1. Dalkavuk

BAĞNAZ

  1. [sıfat] Bir düşünceye, bir inanışa aşırı ölçüde bağlanıp ondan başka bir düşünce ve inanışı kabul etmeyen, mutaassıp, fanatik

YANMAZ
...
KOFÇAZ
...
CAMBAZ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Yerde ve tel, at, bisiklet, ip vb. üzerinde dengeye dayanan, tehlikeli, heyecan verici gösteriler yapan kimse, akrobat
    • "Önüne getirilen ata bir cambaz çevikliğiyle atladı." (Ömer Seyfettin)
  2. At alıp satan veya yetiştiren kimse
    • "Bitişik komşumuz cambaz İbrahim -bizde at alıp satanlara cambaz derler- hacca gitti, geldi." (Memduh Şevket Esendal)
  3. Usta, becerikli kimse
    • "Söz cambazı."
  4. Osmanlı Devleti'nde atlı olan ve savaşlarda padişahın önünde düşmana karşı ilk saldırıya geçen birlik
  5. [sıfat] Kurnaz, hileci, hilekâr
    • "O cambaz adamdır, güvenilmez."

DOYMAZ

  1. [sıfat] Açgözlü
    • "Hani vatandaşlarımız da güç, ele avuca sığmaz, kanmaz, doymaz insanlar olsa bari!" (Falih Rıfkı Atay)

ŞAŞMAZ

  1. [sıfat] Değişmez ve yanılmaz nitelikte olan
    • "O, gerçekte ne anlatıyorsa o anlattıklarının şaşmaz bir gözlemcisi." (Tarık Dursun K)

PERVAZ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Kapı, pencere vb. yerlerin kenarlarına geçirilen ensiz parça
    • "Pencerenin pervazına oturup tekrar gökyüzüne baktım." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Giysilerin yaka, kol, etek vb. yerlerine veya kumaştan yapılmış diğer eşyaların kenarlarına geçirilmiş, dar, uzun parça
  3. Cilt kapağının iç tarafına konulan deri parçası
  4. Uçuş

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü