Sonunda az olan 6 harfli 34 kelime var. AZ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde az olan kelimeler listesine ya da başında az olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GAMMAZ

Kelime Kökeni: Arapça ġammāz

  1. [sıfat] Bakınız ispiyoncu
KUŞBAZ

Kelime Kökeni: Türkçe kuş + Farsça -bāz

  1. [isim] Süs kuşları yetiştiren kuş meraklısı kimse
  2. [tarih] Padişahların doğan, şahin gibi av kuşlarını yetiştiren görevli
BURNAZ

  1. [sıfat, ağızlardan] İri ve uzun burunlu
    • "Lügat kitaplarına göre burnaz sözü büyük burunlu manasına gelirmiş, ben işitmedim." (Sermet Sami Uysal)
PERVAZ

Kelime Kökeni: Farsça pervāz

  1. [isim] Kapı, pencere vb. yerlerin kenarlarına geçirilen ensiz parça
    • "Pencerenin pervazına oturup tekrar gökyüzüne baktım." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Giysilerin yaka, kol, etek vb. yerlerine veya kumaştan yapılmış diğer eşyaların kenarlarına geçirilmiş, dar, uzun parça
  3. Cilt kapağının iç tarafına konulan deri parçası
OTOGAZ

Kelime Kökeni: İngilizce autogas

  1. [isim] Taşıtlarda yakıt olarak kullanılan sıvılaştırılmış petrol gazı
    • "1967’de Belgrat’ta hava kirliliğini önlemek için taksiler otogaz kullanmaya mecbur edilmiş." (Hasan Aksay)
ŞEHNAZ

Kelime Kökeni: Farsça şehnāz

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde bir makam adı
TIKNAZ

  1. [sıfat] Şişmanca, toplu, kısa ve kalın yapılı; tıkız
    • "O yuvarlak ve dazlak kafalı, top sakallı, tıknaz bir adamdı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
LAKTAZ

Kelime Kökeni: Fransızca lactase

  1. [isim, kimya] Süt şekerini üzüm şekerine çeviren bir bağırsak enzimi
YILMAZ

  1. [sıfat] Bir işten gözü korkup vazgeçmeyen, yılmayan
DOYMAZ

  1. [sıfat] Açgözlü
    • "Hani vatandaşlarımız da güç, ele avuca sığmaz, kanmaz, doymaz insanlar olsa bari!" (Falih Rıfkı Atay)
TIRKAZ

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız kapı mandalı
  2. Bakınız sürgü
KOFÇAZ

  1. [isim] Kırklareli iline bağlı ilçelerden biri
KURNAZ

Kelime Kökeni: Farsça ḳurnās

  1. [sıfat] Kolay kanmayan, başkalarını kandırmasını ve ufak tefek oyunlarla amacına erişmesini beceren; hin, hinoğlu
    • "Kurnaz Ünal, böyle vakitsiz gelişinden pirelendiğini anlamıştı." (Orhan Kemal)
FEYYAZ

Kelime Kökeni: Arapça feyyāż

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız gür
BEZZAZ

Kelime Kökeni: Arapça bezzāz

  1. [isim, eskimiş] Bakınız manifaturacı
ÇAPRAZ

Kelime Kökeni: Farsça çep + rāst

  1. [sıfat] Eğik olarak birbiriyle kesişen
  2. İki taraflı, karşılıklı
    • "Çapraz ateş."
  3. [zarf] Eğik bir biçimde
    • "Boynuna çapraz astığı tüfeğini yokladı." (Samim Kocagöz)
  4. [isim] Karşı tarafın yanı
    • "Oturuşunu değiştirdi, çaprazındaki masayı değil de hemen sağındakini görecek şekilde yan döndü." (Elif Şafak)
  5. [isim] Bir tür olta iğnesi
  6. [isim, ağızlardan] Kopça, düğme
  7. [isim, spor] Güreşte rakibin koltuk altından kol geçirip sarma oyunu
AMİLAZ

Kelime Kökeni: Fransızca amylase

  1. [isim, kimya] Nişastayı parçalayarak şekere çeviren bir enzim
YANMAZ

  1. [sıfat] Isıya karşı dayanıklı olan, yanmayan
POYRAZ

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Kuzeydoğudan esen soğuk rüzgâr; kuzey rüzgârı, şimal rüzgârı
    • "Vapur, Kız Kulesi açıklarından geçiyor, poyraz solumuzdan çarpıyordu." (Ömer Seyfettin)
  2. Kuzeydoğu 45 derecelik yön
    • "Adaların çok berrak, denizin koyu renk olması, kıyıda bağlı olan kayıkların, teknelerin burunlarının bize doğru bakması, rüzgârın poyrazdan estiğini gösterirdi." (Vivet Çavlı)
ŞAHBAZ

Kelime Kökeni: Farsça şāhbāz

  1. [isim, hayvan bilimi] İri bir tür akdoğan
  2. [sıfat, mecaz] Çevik ve becerikli
  3. [sıfat] Yiğit, kahraman, mert (kimse)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü