Sonunda az olan 6 harfli 34 kelime var. AZ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde az olan kelimeler listesine ya da başında az olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GAMMAZ
-
Kelime Kökeni: Arapça ġammāz
-
[sıfat]
Bakınız ispiyoncu
-
[sıfat]
Bakınız ispiyoncu
- KUŞBAZ
-
Kelime Kökeni: Türkçe kuş + Farsça -bāz
-
[isim]
Süs kuşları yetiştiren kuş meraklısı kimse
-
[tarih]
Padişahların doğan, şahin gibi av kuşlarını yetiştiren görevli
-
[isim]
Süs kuşları yetiştiren kuş meraklısı kimse
- BURNAZ
-
-
[sıfat, ağızlardan]
İri ve uzun burunlu
- "Lügat kitaplarına göre burnaz sözü büyük burunlu manasına gelirmiş, ben işitmedim."
-
[sıfat, ağızlardan]
İri ve uzun burunlu
- PERVAZ
-
Kelime Kökeni: Farsça pervāz
-
[isim]
Kapı, pencere vb. yerlerin kenarlarına geçirilen ensiz parça
- "Pencerenin pervazına oturup tekrar gökyüzüne baktım."
-
Giysilerin yaka, kol, etek vb. yerlerine veya kumaştan yapılmış diğer eşyaların kenarlarına geçirilmiş, dar, uzun parça
-
Cilt kapağının iç tarafına konulan deri parçası
-
[isim]
Kapı, pencere vb. yerlerin kenarlarına geçirilen ensiz parça
- OTOGAZ
-
Kelime Kökeni: İngilizce autogas
-
[isim]
Taşıtlarda yakıt olarak kullanılan sıvılaştırılmış petrol gazı
- "1967’de Belgrat’ta hava kirliliğini önlemek için taksiler otogaz kullanmaya mecbur edilmiş."
-
[isim]
Taşıtlarda yakıt olarak kullanılan sıvılaştırılmış petrol gazı
- ŞEHNAZ
-
Kelime Kökeni: Farsça şehnāz
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde bir makam adı
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde bir makam adı
- TIKNAZ
-
-
[sıfat]
Şişmanca, toplu, kısa ve kalın yapılı; tıkız
- "O yuvarlak ve dazlak kafalı, top sakallı, tıknaz bir adamdı."
-
[sıfat]
Şişmanca, toplu, kısa ve kalın yapılı; tıkız
- LAKTAZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca lactase
-
[isim, kimya]
Süt şekerini üzüm şekerine çeviren bir bağırsak enzimi
-
[isim, kimya]
Süt şekerini üzüm şekerine çeviren bir bağırsak enzimi
- YILMAZ
-
-
[sıfat]
Bir işten gözü korkup vazgeçmeyen, yılmayan
-
[sıfat]
Bir işten gözü korkup vazgeçmeyen, yılmayan
- DOYMAZ
-
-
[sıfat]
Açgözlü
- "Hani vatandaşlarımız da güç, ele avuca sığmaz, kanmaz, doymaz insanlar olsa bari!"
-
[sıfat]
Açgözlü
- TIRKAZ
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kapı mandalı
-
Bakınız sürgü
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kapı mandalı
- KOFÇAZ
-
-
[isim]
Kırklareli iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kırklareli iline bağlı ilçelerden biri
- KURNAZ
-
Kelime Kökeni: Farsça ḳurnās
-
[sıfat]
Kolay kanmayan, başkalarını kandırmasını ve ufak tefek oyunlarla amacına erişmesini beceren; hin, hinoğlu
- "Kurnaz Ünal, böyle vakitsiz gelişinden pirelendiğini anlamıştı."
-
[sıfat]
Kolay kanmayan, başkalarını kandırmasını ve ufak tefek oyunlarla amacına erişmesini beceren; hin, hinoğlu
- FEYYAZ
-
Kelime Kökeni: Arapça feyyāż
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız gür
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız gür
- BEZZAZ
-
Kelime Kökeni: Arapça bezzāz
-
[isim, eskimiş]
Bakınız manifaturacı
-
[isim, eskimiş]
Bakınız manifaturacı
- ÇAPRAZ
-
Kelime Kökeni: Farsça çep + rāst
-
[sıfat]
Eğik olarak birbiriyle kesişen
-
İki taraflı, karşılıklı
- "Çapraz ateş."
-
[zarf]
Eğik bir biçimde
- "Boynuna çapraz astığı tüfeğini yokladı."
-
[isim]
Karşı tarafın yanı
- "Oturuşunu değiştirdi, çaprazındaki masayı değil de hemen sağındakini görecek şekilde yan döndü."
-
[isim]
Bir tür olta iğnesi
-
[isim, ağızlardan]
Kopça, düğme
-
[isim, spor]
Güreşte rakibin koltuk altından kol geçirip sarma oyunu
-
[sıfat]
Eğik olarak birbiriyle kesişen
- AMİLAZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca amylase
-
[isim, kimya]
Nişastayı parçalayarak şekere çeviren bir enzim
-
[isim, kimya]
Nişastayı parçalayarak şekere çeviren bir enzim
- YANMAZ
-
-
[sıfat]
Isıya karşı dayanıklı olan, yanmayan
-
[sıfat]
Isıya karşı dayanıklı olan, yanmayan
- POYRAZ
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Kuzeydoğudan esen soğuk rüzgâr; kuzey rüzgârı, şimal rüzgârı
- "Vapur, Kız Kulesi açıklarından geçiyor, poyraz solumuzdan çarpıyordu."
-
Kuzeydoğu 45 derecelik yön
- "Adaların çok berrak, denizin koyu renk olması, kıyıda bağlı olan kayıkların, teknelerin burunlarının bize doğru bakması, rüzgârın poyrazdan estiğini gösterirdi."
-
[isim]
Kuzeydoğudan esen soğuk rüzgâr; kuzey rüzgârı, şimal rüzgârı
- ŞAHBAZ
-
Kelime Kökeni: Farsça şāhbāz
-
[isim, hayvan bilimi]
İri bir tür akdoğan
-
[sıfat, mecaz]
Çevik ve becerikli
-
[sıfat]
Yiğit, kahraman, mert (kimse)
-
[isim, hayvan bilimi]
İri bir tür akdoğan