Sonunda az olan 3 harfli 14 kelime var. AZ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde az olan kelimeler listesine ya da başında az olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- LAZ
-
-
[isim]
Güney Kafkasya’da yaşayan bir halk veya bu halktan olan kimse
-
[isim]
Güney Kafkasya’da yaşayan bir halk veya bu halktan olan kimse
- GAZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca gaze
-
[isim]
Gazze’de dokunan ince ve çok seyrek keten bez
-
[isim]
Gazze’de dokunan ince ve çok seyrek keten bez
- NAZ
-
Kelime Kökeni: Farsça nāz
-
[isim]
Kendini beğendirmek amacıyla yapılan davranış
-
İsteksiz gibi görünerek yalvartmak amacıyla yapılan davranış
- "Çok naz âşık usandırır."
-
Şımarıkça davranış
-
[isim]
Kendini beğendirmek amacıyla yapılan davranış
- KAZ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Perde ayaklılardan, genellikle beyaz veya boz renkli, uzun boyunlu,, suda ve karada yaşayan, uçan, yabani veya evcil kuş (Anser)
- "Kazı yıkayıp temizlemişler, sonra da parçalayıp tencereye koymuşlar."
-
[sıfat, mecaz]
Budala olan (kimse)
-
[isim, hayvan bilimi]
Perde ayaklılardan, genellikle beyaz veya boz renkli, uzun boyunlu,, suda ve karada yaşayan, uçan, yabani veya evcil kuş (Anser)
- ŞAZ
-
Kelime Kökeni: Arapça şāẕẕ
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız kural dışı
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız kural dışı
- SAZ
-
-
[isim]
Genellikle su kıyılarında, bataklık yerlerde yetişen ince, açık sarı renkli kamış
- "Köyün saz kaplı, karanlık çökmüş damlarına seslendi."
-
[sıfat]
Bu kamıştan yapılmış
-
[isim]
Genellikle su kıyılarında, bataklık yerlerde yetişen ince, açık sarı renkli kamış
- BAZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca base
-
[sıfat]
Bakınız temel
- "Baz fiyat."
-
[isim, kimya]
Bir asitle birleştiğinde bir tuz oluşturan madde
-
[sıfat]
Bakınız temel
- FAZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca phase
-
[isim, fizik]
Elektrik geriliminde evre; safha
-
[isim, fizik]
Elektrik geriliminde evre; safha
- YAZ
-
-
[isim]
Kuzey yarım kürede 21 Haziran 23 Eylül, güney yarım kürede 21 Aralık 21 Mart tarihleri arasındaki zaman dilimi, ilkbaharla sonbahar arasındaki sıcak mevsim
- "Çok sıcak bir yaz gecesiydi."
-
[isim]
Kuzey yarım kürede 21 Haziran 23 Eylül, güney yarım kürede 21 Aralık 21 Mart tarihleri arasındaki zaman dilimi, ilkbaharla sonbahar arasındaki sıcak mevsim
- DAZ
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız dazlak
-
Çıplak olan (toprak)
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız dazlak
- RAZ
-
Kelime Kökeni: Farsça rāz
-
[isim]
Bakınız sır (II)
- "Lakin onunki ancak iyi bir kalbin duyduğu bir nevi tasvip edilme, beğenilme, bir muhabbet havası duyma, bir raz âlemine girip orada başkalarıyla dertleşme, bağdaşma ihtiyacıydı."
-
[isim]
Bakınız sır (II)
- VAZ
-
Kelime Kökeni: Arapça vażʿ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız konma
-
[isim, eskimiş]
Bakınız konma
- HAZ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥaẓẓ
-
[isim]
Bir şeyin insanda uyandırdığı hoşlanma duygusu
- "Dört sene evvel kaybettiği karısı Emine Hanım'ın vefatıyla bütün sevgisini, ümidini, hazzını, şefkatini oğluna vermişti."
-
[felsefe]
Bir şeyden duyusal veya manevi sevinç duyma
-
[müzik]
Bakınız ezgi
-
[ruh bilimi]
Sürdürülmesi istenen ılımlı ve doygunluk veren coşku
- "Ömrünün en öfkeli veya buhranlı anlarında bile yaşamak hazzının parıltısı gözlerinden eksik olmazdı."
-
[isim]
Bir şeyin insanda uyandırdığı hoşlanma duygusu
- CAZ
-
Kelime Kökeni: İngilizce jazz
-
[isim]
Başlangıçta Kuzey Amerika zencilerine aitken sonraları bütün dünyada benimsenen bir müzik türü
- "Onlar alaturka dinlemek istiyor, siz caz dinlemek istiyormuşsunuz."
-
Bu müziği çalan orkestra
- "Bunun lüks bir lokantası olacak hatta ileride bir caz bile temin edilecekti."
-
[isim]
Başlangıçta Kuzey Amerika zencilerine aitken sonraları bütün dünyada benimsenen bir müzik türü